Avrupa Görsel-İşitsel Gözlemevi’nin yaptığı araştırmaya göre 2015 – 2018 yılları arasında Avrupa yapımı filmlerin sadece yüzde 22’si kadın yönetmenler tarafından çekildi. 

Yıllardır sinema ve televizyon sektöründeki kadın yönetmenlerin ve senaristlerin azlığı, onları sistemin her alanında dezavantajlı bir konuma sürüklüyor.

Avrupa’daki görsel ve işitsel endüstri hakkında bilgi toplayan, derleyen ve dağıtımını sağlayan, film ve televizyondaki kamu politikası alanlarında istatistiksel ve analitiksel çalışmalar yürüten Avrupa Görsel-İşitsel Gözlemevi – European Audiovisual Observatory, sinema ve televizyon sektöründeki kadın yönetmenlerin ve senaristlerin azlığını bir kez daha gözler önüne seren bir araştırma yayınladı.

Bu araştırmaya göre 2015-2018 yılları arasında çekilen Avrupa yapımı filmlerin sadece yüzde 22’si kadın yönetmenler tarafından çekilmiş. Kurgusal dizileri çeken kadın yönetmenler söz konusu olduğunda bu oran yüzde 19’a düşüyor.

Kadın Yönetmenler Gibi Kadın Senaristlerin Oranı da Son Derece Düşük

İşin senaryo kısmına geldiğimizde de durumun pek iç açıcı olmadığını söyleyebiliriz. Kadın senaristler, filmlerin yüzde 25’inin senaryosunu kaleme alırken; dizilerin ise yüzde 34’ünün senaristliğini üstleniyor. Ancak en az bir kadın senaryo yazarı tarafından yazılan filmlerin yüzde 67’si, diğer meslektaşlarıyla birlikte ekipçe yazılan senaryolardan oluşuyor. Ve ortaya çıkan her üç işten ikisinde; bir kadın senarist, meslektaşı erkek olan bir başka senaristle birlikte çalışıyor.

Belgesel türünde ise kadın yönetmenler ve senaristlerin sektördeki konumu, senaryo veya yönetmenlik alanlarına göre daha parlak. Araştırma, kadın yönetmen ve senaristlerin belgesel janrında daha fazla şans bulabildiğini ve bu alanda daha fazla iş ortaya koyduğunu gözler önüne seriyor.

Bununla beraber gözlemevinin önceki yıllarda yaptığı araştırmalar, kadın yönetmen sayısındaki artışın çok küçük bir oranda olduğunu de ortaya çıkardı. Mesela gözlemevinin 2019 yılında yaptığı araştırmada Avrupa filmlerinin yüzde 21’i kadın yönetmenlerin imzasını taşırken, bu sene bu oran oran sadece yüzde 1’lik artış gösterdi.

Bu araştırma, sinema ve televizyon sektörünün her köşesinde ayrımcı uygulamaların hâlâ yaygın olduğunu ve bu durumun devam ettiğini bizlere gösteriyor. Bu verilere göre kayda değer adımlar atılmadığı takdirde kadınlar açısından sinema ve televizyon sektörünün geleceği ne yazık ki pek parlak gözükmüyor. Ancak son yıllarda Times Up ve MeToo hareketleri, bu durumun önüne geçmek için elinden geleni yapıyor. Gelecek yıllarda sektördeki her türlü ayrımcılığın, fırsat eşitsizliğinin önüne geçilmesini umut ediyoruz.

Kaynak: Variety

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information