18. Filmekimi programında yer alacak filmler netlik kazanmaya başlıyor. Portrait of a Lady on Fire, The Wild Goose Lake, Little Joe, Matthias et Maxime, And Then We Danced, Dolor y gloria, Liberté, Jeanne, Parasite, Zombi Child, First Love, Bacurau, Monos ve Diego Maradona’nın ardından, 51. Yönetmenlerin 15 Günü seçkisinin açılış filmi olan Deerskin ve Cannes’dan ödülle dönen On a Magical Night’ın da Filmekimi’nin bu yılki seçkisinde yer alacağı açıklandı.

Bu yıl 4-13 Ekim tarihleri arasında 18.’si düzenlenecek olan Filmekimi, her yıl olduğu gibi bu yıl da merakla beklenen birçok filmi sinemaseverler ile buluşturacak. Filmekimi’nin bu yılki ayağı için hazırlıklar sürerken, bu yılın seçkisinde yer alacak filmler de netlik kazanmaya başladı.

Bu yıl Filmekimi’nde yer alacağı açıklanan ilk filmler 72. Cannes Film Festivali’nin dikkat çekici yapımları oldu. 18. Filmekimi’nde yer alacağı açıklanan ilk film Céline Sciamma‘nın Cannes’da büyük beğeni kazanan son filmi Portrait of a Lady on Fire olurken, onu festivalden dikkat çekici yapımlarından The Wild Goose Lake, başrolündeki Emily Beecham’ın En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’ne layık görülmesiyle festivalden ödülle dönen Little Joe, Xavier Dolan imzalı Matthias et Maxime, festivalin en beğenilen filmlerinden And Then We Danced, usta yönetmen Pedro Almodóvar‘ın festivalde beğeniyle karşılanan son filmi Acı ve Zafer – Dolor y gloria, Albert Serra imzalı Liberté, Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış Bölümü’nde Jüri Özel Mansiyonu kazanan Jeanne, Cannes’dan Altın Palmiye ile dönen Parasite, dünya prömiyerini 72. Cannes Film Festivali’nin Yönetmenlerin 15 Günü seçkisinde yapan Zombi Child, Takashi Miike’nin aynı seçkide gösterilen filmi First Love, Cannes’da Jüri Ödülü’nü kazanan Bacurau, prömiyerini yaptığı Sundance Film Festivali’nde övgülere boğulan Alejandro Landes imzalı Monos ve Oscar ödüllü Asif Kapadia’nın yönetmenliğini üstlendiği, efsanevi futbolcu Diego Maradona‘nın hayatına odaklanan aynı adlı belgesel izledi. Filmekimi’nin bu yılki programına eklenen son filmler ise 51. Yönetmenlerin 15 Günü seçkisinin açılış filmi olan Deri Ceket – Le daim ve Cannes’dan ödülle dönen On a Magical Night oldu.

72. Cannes Film Festivali Filmlerinden Le daim ve Chambre 212, 18. Filmekimi’nde!

Deerskin – Le Daim

Rubber, Wrong ve Au poste! gibi filmlerle tanınan Quentin Dupieux‘nün yeni filmi Deri Ceket – Le daim, dünya prömiyerini 72. Cannes Film Festivali’ne paralel olarak düzenlenen 51. Yönetmenlerin 15 Günü seçkisinin açılış filmi olarak yaptı. Sıra dışı bir komedi filmi olarak tanımlanan Le daim’nın başrolünde 2012 yılında The Artist ile Oscar kazanan Jean Dujardin yer alıyor. Dujardin filmde geyik derisinden yapılmış özel tasarım bir ceketi saplantı hâline getiren ve bu ceketi almak için varını yoğunu harcayan, bununla da yetinmeyip suça karışan Georges’i canlandırıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Dujardin’e Adèle Haenel, Albert Delpy ve Pierre Gommé gibi isimler eşlik ediyor.

On a Magical Night – Chambre 212

Geçtiğimiz yıl Beğen, Sev ve Hemen Kaç – Plaire, aimer et courir vite ile Filmekimi’ne konuk olan Christophe Honoré, bu yıl yeni filmi On a Magical Night ile Filmekimi’ne geri dönüyor. Dünya prömiyerini 72. Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde yapan film, Chiara Mastroianni’nin En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görülmesiyle festivalden ödülle dönmeyi başardı. Komedi türündeki film, 20 yıllık evliliğini bitirmeye karar veren Maria’ya odaklanıyor. Evinin karşısındaki otelde 212 numaralı odaya taşınan Maria, buradan eski evini ve eşini kontrol altında tutuyor. Tüm bunları yaparken de doğru kararı verip vermediği sorguluyor.

Diego Maradona

Senna ve Amy belgeselleriyle dikkat çeken Oscar ödüllü Asif Kapadia’nın yönetmenliğini üstlendiği belgesel, futbol tarihin en ikonik figürlerinden Diego Maradona’nın hayatına ışık tutuyor. Futbolcuyla aynı ismi taşıyan bu belgesel, dünyaca ünlü futbolcunun özel yaşamını ve 1980’li yıllarda Napoli takımında profesyonel kariyerinin zirvesine ulaştığı dönemleri gözler önüne serecek. Napoli’de kısa sürede taraftarların sevgisini kazanan Maradona, gerek kulüp gerekse Arjantin milli takımı forması ile gösterdiği performansla futbol tarihinin unutulmaz figürlerinden biri hâline geldi.

İzleyiciyi daha önce hiç görülmemiş arşiv görüntüleriyle buluşturan belgesel, dünya prömiyerini yaptığı 72. Cannes Film Festivali’nde beğeniyle karşılandı.

Bacurau

Kleber Mendonça Filho & Juliano Dornelles ikilisinin yönettiği Bacurau, 72. Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Festivalde olumlu yorumlar alan film; belgesel projesi için Brezilya’da ücra bir köye giden bir yönetmenin, günler geçtikçe köy halkının aslında göründükleri gibi olmadıklarını ve hepsinin karanlık sırlar sakladığını fark etmesiyle yaşanan tuhaf olayları konu alıyor. Filmin  bu yıl En İyi Uluslararası Film kategorisinde iddialı olması bekleniyor.

Monos

Bu yıl Sundance Film Festivali’nin en beğenilen filmleri arasında yer alan Monos, daha sonra gösterildiği 69. Berlin Film Festivali’nde de adından övgüyle söz ettirmeyi başardı.

Monos, 2011 yılında çektiği Porfirio filmiyle sinema dünyasına adım atan Alejandro Landes ‘in sekiz yıl aradan sonra beyazperdeye geri döndüğü film olma özelliğini taşıyor. İzleyiciyi Latin Amerika’da dağlık bir bölgeye davet eden film; Rambo, Smurf, Bigfoot, Wolf ve Boom-Boom gibi lakapları olan gençlerin bulunduğu gerilla grubunun hikâyesini anlatıyor. İnsanları öldürmek için eğitilen bu gençler, yalnız kaldıkları ilk anda özlerine dönüyor, çocuk gibi davranıp hayatlarını yaşıyor ancak şiddete eğilimli tarafları çocukları yoldan çıkarıyor. Savaşın kaosunu ve saçmalığını, ergenliğin eşsiz bakış açısıyla incelemeye çalışan film, konusu itibariyle Sineklerin Tanrısı romanını anımsatıyor.

Zombi Child

Saint Laurent ve Nocturama gibi filmlerle tanınan Bertrand Bonello‘nun son filmi Zombi Child, dünya prömiyerini 72. Cannes Film Festivali’nin Yönetmenlerin 15 Günü bölümünde yaptıktan sonra 18. Filmekimi kapsamında Türkiye’deki sinemaseverler ile buluşacak. Filmin sinopsisi ise şöyle:

1962 yılında Haiti’de bir adam şeker kamışı tarlalarında köle gibi çalıştırılmak için öldükten sonra tekrar diriltilir. 55 yıl sonra Haitili bir genç, arkadaşlarına ailesinin sırrını anlatır, bu sırrın aralarından biri akıl almaz bir şey yapmaya iteceğinden habersizdir.

First Love – Hatsukoi

First Love

72. Cannes Film Festivali’nin Yönetmenlerin 15 Günü seçkisinde yer aldıktan sonra 18. Filmekimi’nde gösterilecek bir diğer film de Takashi Miike imzalı First Love.

Tokyo’daki bir geceye odaklanan film, kamerasını Leo isminde genç bir boksöre çeviriyor. Leo’nun ilk aşkı Monica’ya âşık olmasını izleyeceğimiz film, Monica’nın farkında olmadan uyuşturucu kaçakçılığı planına dâhil olmasıyla farklı bir yöne evrilir. İkili gece boyunca Çin Mafyası tarafından gönderilen yakuzalarla, suikastçılarla ve yozlaşmış bir polisle uğraşmak zorunda kalır.

Parasite – Gisaengchung

Memories of Murder, The Host ve Snowpiercer gibi filmlerle adından övgüyle söz ettiren Güney Koreli yönetmen Bong Joon-ho, bu yıl yeni filmi Parasite ile sinemaseverlerin karşısına çıktı. Dünya prömiyerini yaptığı 72. Cannes Film Festivali’nde beğeniyle karşılanan film, festivalden Altın Palmiye ile dönmeyi başardı.

Joon-Ho’nun her biri eşsiz karakterlere sahip dört kişilik bir ailenin yaşadıkları çalkantılı hayatı derinlemesine inceleyen filmi Altın Palmiye’yi kazanmasının yanı sıra sinema eleştirmenlerini de etkilemeyi başardı ve festivalde bu yılın en beğenilen filmleri arasında yer aldı.

Joan of Arc – Jeanne

72. Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış Bölümü’nde Jüri Özel Mansiyonu’na layık görülen Jeanne; La vie de Jésus, L’humanité ve Camille Claudel, 1915 gibi filmlerle tanınan Fransız yönetmen Bruno Dumont‘nun imzasını taşıyor. 2017 yılında vizyona giren Jeannette, l’enfance de Jeanne d’Arc’ın devam filmi olan Jeanne, Avrupa tarihinin en önemli figürlerinden Jeanne d’Arc’ın hikâyesini anlatmaya devam ediyor. Film, Yüz Yıl Savaşı boyunca halkına liderlik eden genç kahramanın, erkek kıyafetleri giyerek savaştığı ve gaipten sesler duyduğu için engizisyon mahkemesi tarafından yargılanmasını konu alıyor.

İlk filmde Jeanne d’Arc’ın hikâyesini beyazperdeye taşırken elektronik müzikten faydalanan Dumont, bu kez müzik tercihlerinde farklı bir yaklaşım izliyor. Engizisyon mahkemesi tarafından kafirlikle suçlanan ve Kral tarafından yalnız bırakılan Jeanne’in içinde bulunduğu ruh hâlini yansıtmak için elektronik müziğin doğru tercih olmayacağını söyleyen Dumont, bu mistik figürün içinde bulunduğu durumu yansıtmak için bu kez romantik müziği tercih ediyor.

Liberté

72. Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde yer aldıktan sonra 18. Filmekimi kapsamında Türkiye’deki sinemaseverler ile buluşacak bir diğer film de Albert Serra imzalı Liberté. Cannes’dan Jüri Özel Ödülü ile dönen film, izleyicileri Fransız Devrimi’nin adım adım yaklaştığı 1774 yılına götürüyor ve XVI. Louis’nin sarayından kovulduktan sonra Almanya’ya kaçan ve burada bir yandan özgür düşünce felsefelerini yayarken bir yandan da çarpık oyunlarını sürdüren soyluların hikâyesini anlatıyor.

Acı ve Zafer – Dolor y gloria

Mart ayında İspanya’da gösterime girdikten sonra Mayıs ayında 72. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan Pedro Almodóvar imzalı Dolor y gloria, birçok eleştirmen tarafından usta yönetmenin son yıllardaki en iyi işi olarak değerlendirildi.

Başrollerini Antonio Banderas ve Penélope Cruz‘un paylaştığı film, yaşlanmakta olan film yönetmeni Salvador Mallo’nun anılarına ışık tutuyor. Günümüz ile geçmiş arasında mekik dokuyan film; Mallo’nun 60’lı yıllardaki çocukluğunu, ailesiyle Valencia’da bir köye göç etmesini, ilk aşkını, ilk ayrılığını, unutulmazı unutabilmek için yazmasını, sinema ile tanışmasını ve onun film yapmaya devam etmesini sağlayan boşluğu, içindeki bir türlü kapanmayan boşluğu anlatıyor.

Bir yönetmenin hayatına anlam ve umut katan yaratma sürecine ve bu süreci hayatın kendisinden ayırmada çekilen zorluklara dair önemli çıkarımlar yapan Dolor y gloria, Almodóvar’ın hayatından izler taşıyor.

And Then We Danced

Ekibimizden Utku Ögetürk’ün Cannes’daki gösteriminin ardından kaleme aldığı eleştiri yazısında “Whiplash ve Call Me By Your Name’in karışımı” olarak tanımladığı And Then We Danced, kimliğini keşfetme arayışında olan Merab’ın yer yer eğlenceli, yer yer ise hüzünlü hikâyesini konu alıyor. Küçük yaştan beri dans grubunda en iyi olmak ve bu sayede sıkışıp kaldığı hayatından kaçmak isteyen Merab, gruplarına Irakli adında yeni bir dansçının katılmasıyla kendisini hiç beklemediği bir ikilemin içinde buluyor. İlk başta rakibi olarak gördüğü Irakli’ye karşı farklı duygular hissetmeye başlayan Merab, bu duygular aracılığıyla kendini ve bedenini keşfetmeye başlıyor.

Gürcistan asıllı İsveçli yönetmen Levan Akin‘in yazıp yönettiği filmin oyuncu kadrosunda Levan Gelbakhiani, Bachi Valishvili, Ana Javakishvili gibi isimler yer alıyor.

Matthias & Maxime – Matthias et Maxime

Annemi Öldürdüm – J’ai tué ma mère, Laurence Anyways ve Mommy gibi filmlerle tanınan ve son yıllarda Cannes Film Festivali’nin gediklilerinden biri hâline gelen Xavier Dolanbu yıl da son filmi Matthias et Maxime ile festivale konuk oldu.

Dolan’ın aynı zamanda oyuncu kadrosunda da yer aldığı film; yirmili yaşlarının sonlarındaki bir arkadaş grubunun hikâyesini anlatıyor. Çektikleri kısa film için rol gereği öpüşen iki çocukluk arkadaşı, bu yakınlaşmanın etkisiyle kişisel tercihlerini sorgulamaya başlarken, bu sorgulama tüm arkadaş grubunun hayatını etkilemeye başlıyor.

Little Joe

Daha önce Belirli Bir Bakış bölümünde yer alan Lovely Rita, Hotel ve Amour fou filmleriyle Cannes Film Festivali’ne konuk olan Avusturyalı yönetmen Jessica Housner, yeni filmi Little Joe ile bu kez Ana Yarışma bölümünde kendisine yer buldu. Film festivalin en beğenilen yapımları arasına girmeyi başaramadı belki ama, başrolündeki Emily Beecham‘ın En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’ne layık görülmesiyle birlikte Cannes’dan ödülle dönmeyi başardı.

Little Joe, çok nahif bir amaç için geliştirilmiş -insanları mutlu etmek- bir çiçektir. Fakat, insan eli değen her canlıda olduğu gibi, işler beklendiği gibi gitmiyor ve hayat bir şekilde yolunu buluyor. Little Joe, üretim amacının dışına çıkarak, insanlık açısından geri dönüşü olmayacak sonuçlar doğurabilecek bir çiçeğe dönüşüyor. Hausner, yeni filmiyle şu soruyu sormamızı istiyor; “Tek yapabildiği insanları mutlu etmek olan bir çiçek ne kadar tehlikeli olabilir ki?”

Filmin oyuncu kadrosunda Emily Beecham’a Ben Whishaw, Kerry Fox, Kit Connor ve Lindsey Duncan eşlik ediyor.

The Wild Goose Lake – Nan Fang Che Zhan De Ju Hui

İnce Buz, Kara Kömür – Black Coal, Thin Ice filmiyle 2014’te Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı kazanan Diao Yinan‘ın yeni filmi The Wild Goose Lake, Cannes’da ana yarışmada yer alan tek Çin filmi olmasıyla adından söz ettirdi. Polisiye türündeki film, peşine hem rakip çeteler hem de polisin düştüğü bir gangsterin kaçış hikâyesini konu ediniyor. Yönetmenin takipçileri tarafından merakla beklenen film, Türkiye prömiyerini 18. Filmekimi’nde yapacak.

Portrait of a Lady on Fire – Portrait de la jeune fille en feu

18. Filmekimi‘nde yer alacağı açıklanan ilk film, Céline Sciamma‘nın dünya prömiyerini yaptığı 72. Cannes Film Festivali’nde büyük yankı uyandıran yeni filmi Portrait of a Lady on Fire – Portrait de la jeune fille en feu oldu.

72. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan Portrait of a Lady on Fire, festivalin en beğenilen filmleri arasına girmeyi başardı ve festivalden iki ödülle döndü: En İyi Senaryo ve Kuir Palmiye.

My Life as a Zucchini filmiyle 2017 César Ödülleri’nde En İyi Uyarlama Senaryo ödülünü kazanan Sciamma’nın senaryosunu da kaleme aldığı film; 1760 yılında izole bir adada geçiyor ve manastırdan yeni ayrılan Héloïse’in düğün portresini yapması için görevlendirilen Marianne’in hikâyesini anlatıyor. Marianne’in gönülsüzce evlenmek üzere olan Héloïse’in portresini onun haberi olmadan yapması gerekiyor. Marianne de çareyi gündüzleri genç kadını izleyip, akşamları portresini yapmakta buluyor. Héloïse özgür bir kadın olarak son günlerini geçirirken, bu iki kadın arasındaki beklenmedik bir yakınlık ve çekim doğuyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi