Sansürün sansürlenmesi mi olur diye düşünmeyin, burası Türkiye burada artık her şey mümkün.

36. İstanbul Film Festivali kapsamında gösterilen Zer, festivalin en iyi filmlerinden olmasının yanı sıra uğradığı sansür ve bu sansürü beyazperde aracılığıyla ifşa etmesiyle de dikkat çekti ve takdir topladı. T.C. Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü Üst Denetim Kurulu filmdeki iki sahneden rahatsız olmuş ve bu sahnelerin çıkartılmasını istemiş bunun üzerine de Kazım Öz bu iki sahnede ekranın tamamen karartılmasını istemiş ve bu konuda kurul ile anlaşmış. Filmi izlemeyenler için kısaca açıklayalım; filmin iki sahnesinde ekran tamamen kararıyor ve perdede “Bu sahne T.C. Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü Üst Denetim Kurulu tarafından sakıncalı bulunduğu için izleyemiyorsunuz.” uyarısı çıkıyor. Buraya kadar uygulanan sansür bize bu ülkede alıştırılmaya çalışılan bir uygulama fakat, geçtiğimiz hafta sonunda 100’den fazla kopya ile vizyona girmesini beklediğimiz ancak eser işletme belgesilinin önce iptal edilip ardından da yeniden onaylandığını duyduğumuz Zer için durum biraz daha vahim. Kurul önce Kazım Öz’e eser işletme belgesini veriyor, film festivalde gösteriliyor fakat ardından filmin ses getirmesi sonrası bundan rahatsız olup kendi verdiği kararı iptal ediyor.

Sansürün İfşa Edilmesine Dahi Sansür!

kazim-oz-filmloverss

Öz, Evrensel.net‘te yayınlanan, Ayşen Güven imzalı  söyleşisinde bu konuya açıklık getirmiş. 

Öz, “Bu film Kültür Bakanlığı tarafından desteklendi. Çekildi. Çekildikten sonra film Bakanlığa gitti. Bakanlıktan onaylandı. O kısım kapandı. Filmin ticari vizyona girmesi içinde Eser İşletme Belgesine başvurduk, başvurumuz filmin yaklaşık üç buçuk dakikasına sansür uygulandı. Ben de bu sansürlenen sahneyi karartarak deşifre etmek istedim. Referandum sonrasında harekete geçildi Bakanlık tarafından. Kurul yeniden toplanmış, işletme belgesi iptal edilmiş. Bana resmi yazı ile bildirdiler. Karartılan sahneler çıkartılırsa ancak belgeyi alabileceğim söyleniyor. Biz de çıkardık ve vizyona girdik. Sonra bakanlığın bu iptal kararı salonlara iletildiği için salonların birçoğunda gösterilmedi. 100 kopya olarak çıkacaktık. 11 salonda girdik vizyona. Ankara galası bile iptal oldu. Başka bir salona almak durumunda kaldık.” diyor ve ekliyor, “Sadece festival için değil vizyon içinde karartılan sahnelerin kalmasını istedim ama bir kurulun kendi kararını iptal edeceği benim aklımdan geçmemişti. Kurul tarihinde var mı böyle bir şey bilmiyorum. Kurulun karartılan sahneler için toplanması festivaldeki o davranışın gücünü gösterdi. Eser İşletme Belgesi iptal edilmiş bir filmin gösterilmesi halinde salona 50 bin lira tutarında bir ceza veriliyor. Çarpıcı olan şu; bir, Bakanlık yaptığı şeyin neden arkasında durmuyor? Kurulun karartılan sahneleri çıkarma yetkisi var mı? Yok mu? Bence böyle tartışmak lazım. Ben istersem bir filmin yarısını da siyah yapabilirim.” Ayşen Güven’in röportajının tamamını şuradan okuyabilirsiniz.

Sansürün ifşa edilmesine sansür geldiğine ben ilk kez tanık oluyorum. Açıkçası bundan birkaç sene önce de Kültür Bakanlığı’nın uyguladığı politikanın, devletin kendi ideolojilerine yakın sinemacıları desteklemek yönünde olduğu biliniyor, katı bir sansür politikası izlediklerini görüyorduk. Ancak son dönemde gerek destek verdikleri isimler, gerek ise destek vermeyi  reddettikleri isimler arasındaki çizgi çok daha belirgin bir hal almaya başladı. Sansür konusu ise devletin her alanda uyguladığı politikalarıyla aynı doğrultuda devam ediyor; baskı ülkenin her alanında uygulanıyor. Önemli olan, bu baskılara boyun eğmeden hep beraber daha güçlü olmaya, güç kalmaya devam edebilmek. Sinema bizim, sahip çıkmaya devam edeceğiz.

Kaynak: Evrensel.net


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi