Kırmızı Fener ve Kahraman gibi oldukça bilinen filmleri çekmiş olan Çinli yönetmen Yimou Zhang’ın son filmi Yuvaya Dönüş (Coming Home) naif ve hissiyat temeli üzerine kurulmuş bir film, ama yapılan bazı hatalar kalitesini aşağı çekmiş. Ama belli belirsiz siyasi bir tavrın takınılıyor oluşu da özellikle Çin gibi baskıcı hükümetin olduğu bir ülkede gerçekten takdir edilesi bir cesaret örneği.

Film Geling Yan isimli yazarın aynı adlı kitabında uyarlanmış. Genelde uyarlama filmlerde alışık olduğumuz bol ve derinlikli karakterlerle yan hikayeler ilginç bir şekilde bu filmde yok. Zaten hikaye yıllar süren esaretten (Askere alınma durumu) kaçan Lu’nun bir kaza sonrasında onu hatırlamayan karısına kendisini kabul ettirme çabası üzerine kurulu. Evet tüm hikaye bu ve öyle pek bir yan hikaye falan da oluşmuyor. Peki yönetmen 109 dakikalık süreyi nasıl tamamlıyor? İşte işin bu kısmı biraz ilginç.

Filmde normalde birkaç saniye sürmesi beklenen geçiş sahneleri çok ama çok uzun tutulmuş. Mesela buluşma yerini gidilme olayı var; önce uzun uzun yürüyorlar, her bir karakter en az dört kere yürürken gösteriliyor, sonra biri uzaklara bakıyor diğeri de bakıyor, esas adam yine bakıyor diğeri de bakıyor, en nihayetinde adam bir adım atar gibi olup yeniden bakmaya başlıyor ve tüm seremoni tekrarlanıyor. Haliyle “hadi bu buluşma sahnesi gelsin artık” diye yalvarmaya başlıyorsunuz. İşte film bunun gibi biraz yürüyüp bakışma sonra yeniden bakışma gibi uzun ve sonu bir yere varmayan sahnelerle gerçekten de çok anlamsız bir şekle bürünüyor.

Yuvaya Dönüş filmini bu saçma duruma rağmen kurtaran bazı yaklaşımlar da var çok şükür ki. Hikaye Çin tarihinde kültür devrimi denen bir dönem ve hemen sonrasında geçiyor. Başarılı sanat yönetimiyle birlikte bu tarihi doku oldukça iyi yansıtılmış. Ayrıca uzun bir dönemi kapsadığı için ayrı bir değer kazanan makyaj konusunda da ortaya çıkan sonuç oldukça iyi. Zaten film teknik olarak belli bir standartın üstünde, o açıdan getirilen eleştiriler filmi kötü yapmaktan ziyade daha iyi olmadığını belirtmeye dönüşüyor.

Sert ve acımasız bir dönemde geçmesine rağmen film özellikle şiddetten uzak duruyor. Hatta ve hatta bu acımasız atmosfere rağmen sıradan insanların ve Lu’nun karısına karşı takındıkları saf hümanist tutum bir anlamda ironi dahi oluşturuyor diyebiliriz. Ama belki de hikaye biraz fazla naiflik üzerine kurulmuş. Ne doğru dürüst bir olay oluyor ne de o uzun bakışmalar bir yere varıyor, evet finalde yarattığı etki güzel ama o bölüme gelene kadar gerçekten sıkıldığım bölümler oldu açıkçası. Muhtemelen yönetmen de bunun farkında ki sürekli olarak bir gizem unsuru yaratmaya çalışmış. Ama bu çabası anlamsız bakışmalı uzun sahnelerle bir yere varmayan bir şekilde ortaya çıkınca başarısızlık da kaçınılmaz olmuş.

Hikayede değerlendirilebilecek bazı alt metinlerin olması film için en değerli özelliklerden biri. Birey toplum ilişkisinden bir hümanizm söylemi var ve özellikle çarpıcı finalini göz önüne aldığımızda sevgi kavramının, insanoğlunun kültürel tarihi boyunca tanımladığından ve sınırladığından çok daha geniş ve derinlere işleyen bir yapısı olduğunu da sade bir anlatımla belirtiyor.

Nihayetinde Yuvaya Dönüş filmi için bazı hatalara rağmen kaliteli ve dokunaklı bir yapım diyebiliriz. Ama yer yer sıkıcılaşması keyifli bir seyir sunma şansını yok etmiş maalesef. Yılların yönetmeni olan Yimou Zhang’ın filmografisinde değerlendirdiğimizde ise hafif siyasi kimliği ve hümanist tavrıyla öne çıkmasına rağmen diğer filmlerin yanında biraz sönük kalıyor.

Kırmızı Fener ve Kahraman gibi oldukça bilinen filmleri çekmiş olan Çinli yönetmen Yimou Zhang’ın son filmi Yuvaya Dönüş (Coming Home) naif ve hissiyat temeli üzerine kurulmuş bir film, ama yapılan bazı hatalar kalitesini aşağı çekmiş. Ama belli belirsiz siyasi bir tavrın takınılıyor oluşu da özellikle Çin gibi baskıcı hükümetin olduğu bir ülkede gerçekten takdir edilesi bir cesaret örneği. Film Geling Yan isimli yazarın aynı adlı kitabında uyarlanmış. Genelde uyarlama filmlerde alışık olduğumuz bol ve derinlikli karakterlerle yan hikayeler ilginç bir şekilde bu filmde yok. Zaten hikaye yıllar süren esaretten (Askere alınma durumu) kaçan Lu’nun bir kaza sonrasında onu hatırlamayan karısına kendisini kabul ettirme çabası üzerine kurulu. Evet tüm hikaye bu ve öyle pek bir yan hikaye falan da oluşmuyor. Peki yönetmen 109 dakikalık süreyi nasıl tamamlıyor? İşte işin bu kısmı biraz ilginç. Filmde normalde birkaç saniye sürmesi beklenen geçiş sahneleri çok ama çok uzun tutulmuş. Mesela buluşma yerini gidilme olayı var; önce uzun uzun yürüyorlar, her bir karakter en az dört kere yürürken gösteriliyor, sonra biri uzaklara bakıyor diğeri de bakıyor, esas adam yine bakıyor diğeri de bakıyor, en nihayetinde adam bir adım atar gibi olup yeniden bakmaya başlıyor ve tüm seremoni tekrarlanıyor. Haliyle “hadi bu buluşma sahnesi gelsin artık” diye yalvarmaya başlıyorsunuz. İşte film bunun gibi biraz yürüyüp bakışma sonra yeniden bakışma gibi uzun ve sonu bir yere varmayan sahnelerle gerçekten de çok anlamsız bir şekle bürünüyor. Yuvaya Dönüş filmini bu saçma duruma rağmen kurtaran bazı yaklaşımlar da var çok şükür ki. Hikaye Çin tarihinde kültür devrimi denen bir dönem ve hemen sonrasında geçiyor. Başarılı sanat yönetimiyle birlikte bu tarihi doku oldukça iyi yansıtılmış. Ayrıca uzun bir dönemi kapsadığı için ayrı bir değer kazanan makyaj konusunda da ortaya çıkan sonuç oldukça iyi. Zaten film teknik olarak belli bir standartın üstünde, o açıdan getirilen eleştiriler filmi kötü yapmaktan ziyade daha iyi olmadığını belirtmeye dönüşüyor. Sert ve acımasız bir dönemde geçmesine rağmen film özellikle şiddetten uzak duruyor. Hatta ve hatta bu acımasız atmosfere rağmen sıradan insanların ve Lu’nun karısına karşı takındıkları saf hümanist tutum bir anlamda ironi dahi oluşturuyor diyebiliriz. Ama belki de hikaye biraz fazla naiflik üzerine kurulmuş. Ne doğru dürüst bir olay oluyor ne de o uzun bakışmalar bir yere varıyor, evet finalde yarattığı etki güzel ama o bölüme gelene kadar gerçekten sıkıldığım bölümler oldu açıkçası. Muhtemelen yönetmen de bunun farkında ki sürekli olarak bir gizem unsuru yaratmaya çalışmış. Ama bu çabası anlamsız bakışmalı uzun sahnelerle bir yere varmayan bir şekilde ortaya çıkınca başarısızlık da kaçınılmaz olmuş. Hikayede değerlendirilebilecek bazı alt metinlerin olması film için en değerli özelliklerden biri. Birey toplum ilişkisinden bir hümanizm söylemi var ve özellikle çarpıcı finalini göz önüne aldığımızda sevgi kavramının, insanoğlunun kültürel tarihi boyunca tanımladığından ve sınırladığından çok daha geniş ve derinlere işleyen bir yapısı olduğunu da sade bir anlatımla belirtiyor. Nihayetinde Yuvaya Dönüş filmi için bazı hatalara rağmen kaliteli ve dokunaklı bir yapım diyebiliriz. Ama yer yer sıkıcılaşması keyifli bir seyir sunma şansını yok etmiş maalesef. Yılların yönetmeni olan Yimou Zhang’ın filmografisinde değerlendirdiğimizde ise hafif siyasi kimliği ve hümanist tavrıyla öne çıkmasına rağmen…
Puan

Yuvaya Dönüş filmi için bazı hatalara rağmen kaliteli ve dokunaklı bir yapım diyebiliriz. Ama yer yer sıkıcılaşması keyifli bir seyir sunma şansını yok etmiş maalesef.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
68
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi