Son zamanlarda oldukça farklı distopik gelecek hikayelerini beyazperdeye yansıtan Amerikan bağımsız sineması bu kez yine başarılı bir örnekle karşımıza geliyor. Aynı zamanda filmin senaryosunu da yazan yönetmen Jake Paltrow’un ikinci uzun metraj filmi olan Young Ones (Issız Toprak) alternatif bir gelecekte yaşanan kuraklığın ardından çıkan su savaşları sonucu parçalanmış bir toplumun hikayesini anlatıyor.

Yıllar boyunca sürmekte olan kuraklık, büyük su savaşlarına sebep olmuştur. Hayatta kalanlar bir şekilde yaşamlarına devam etmenin yolunu ararken, haydutlara karşı da varlıklarını korumaya çalışırlar. Ernest Holm (Michael Shannon), oğlu Jerome (Kodi Smit-McPhee) ve kızı Mary (Elle Fanning) ile küçük kulübelerinde yaşarken aynı zamanda evin geçimini sağlamaya çalışmaktadır. Kanunun olmadığı zamanlarda hem güvenliklerini sağlamak hem de hayatlarını devam ettirmek zorundadırlar.

Issız Toprak için festival kitapçığında yazdığı gibi çağdaş bir Western trajedisi demek hiç yanlış olmaz. Öncelikle gerek atmosferi, gerekse sinema dili olarak Western sinemasına çok yakın. Çağdaşlığı ise bilim-kurgusal tarafından geliyor. Jake Paltrow son yılların güncel fikri üstüne inşa ettiği bilim-kurgu evrenini becerikli bir şekilde işlemiş. Hikayesini üç kısma bölerek bir düzene oturtmuş ve karakterlerini de bu kısımlar arasında paylaştırmış diye biliriz. Yönetmenimiz ilk olarak baba-oğul ilişkisine odaklandıktan sonra toplumun genel haline bir bakış atıyor. Ardından toplum içindeki sosyal ve ticari ilişkilere bir yorum getiriyor. İhanetle ve entrikayla yüzleştikten sonra bir intikam hikayesine evrilttiği filmi, gerçekten oldukça iyi işlenmiş bir toplumsal trajedi sunuyor.

Filmin yalnızca toplumsal değil, politik açıdan da söyleyecek sözleri var. Bölünmüş bir toplumun hikayesini anlatırken bir yanda suya erişebilmek için her gün yeni bir arayışa giren taşra insanı varken, diğer yanda normal hayatını sürdüren ve devletin garantisi altında bulunan şehirliler mevcut. Rüşvetin ve haksızlığın gündelik hayatın vazgeçilmezi olduğu taşrada ise hakettikleri suya erişebilmek için insanların çokça fedakarlıkta bulunmak zorunda olmaları, kuşkusuz yönetmenin parmak basmayı istediği bir nokta. Paltrow, böyle bir evreni yaratırken detaylara da ağırlıkla önem vermiş. Özellikle filmin kurgusu sırasında ortaya çıkabilecek mantık hatalarına izin vermemiş. Olay örgüsünü oldukça anlaşılır ve doğrusal tutmasının yanı sıra, filmin akışı içerisinde yarattığı gizemleri tek tek çözerken bu doğrusallığı bozması da sürükleyiciliği açısından filmi birkaç adım öne götürmüş.

Bu hikayeyi duygusal olarak yükselten anne figürü ise ince bir dokunuş olarak filmde yer alıyor. Nispeten hikayenin dışında sayılabilecek bir karakter olarak filmin duygu yükünü sırtlanmış ve eksik olması durumunda birçok sıkıntı yaratabilecek bir boşluğu doldurmuş diyebiliriz.

Oyuncularının ortalama performansı genel olarak film içerisinde dengeli dağılmış. Hiçbir oyuncu çok etkileyici bir oyunculuk sergilezken, kötü de değil. Michael Shannon’un tarzına tam oturan Ernest karakteri, Shannon’un ekstra bir çaba sarf etmeden rolünün altından kolayca kalkmasına olanak sağlamış.

Issız Toprak, bu yıl içerinsinde çekilen Amerikan bağımsızları arasında arka planda kalmış gibi dursa da, yılın sürpriz filmlerinden bir tanesi. Anlamlı ve sorumluluk sahibi hikayesini gayet olgun bir üslupla işleyen yönetmen Jake Paltrow, iki farklı evreni bir araya getirirken başarılı bir iş çıkarmış.

Son zamanlarda oldukça farklı distopik gelecek hikayelerini beyazperdeye yansıtan Amerikan bağımsız sineması bu kez yine başarılı bir örnekle karşımıza geliyor. Aynı zamanda filmin senaryosunu da yazan yönetmen Jake Paltrow’un ikinci uzun metraj filmi olan Young Ones (Issız Toprak) alternatif bir gelecekte yaşanan kuraklığın ardından çıkan su savaşları sonucu parçalanmış bir toplumun hikayesini anlatıyor. Yıllar boyunca sürmekte olan kuraklık, büyük su savaşlarına sebep olmuştur. Hayatta kalanlar bir şekilde yaşamlarına devam etmenin yolunu ararken, haydutlara karşı da varlıklarını korumaya çalışırlar. Ernest Holm (Michael Shannon), oğlu Jerome (Kodi Smit-McPhee) ve kızı Mary (Elle Fanning) ile küçük kulübelerinde yaşarken aynı zamanda evin geçimini sağlamaya çalışmaktadır. Kanunun olmadığı zamanlarda hem güvenliklerini sağlamak hem de hayatlarını devam ettirmek zorundadırlar. Issız Toprak için festival kitapçığında yazdığı gibi çağdaş bir Western trajedisi demek hiç yanlış olmaz. Öncelikle gerek atmosferi, gerekse sinema dili olarak Western sinemasına çok yakın. Çağdaşlığı ise bilim-kurgusal tarafından geliyor. Jake Paltrow son yılların güncel fikri üstüne inşa ettiği bilim-kurgu evrenini becerikli bir şekilde işlemiş. Hikayesini üç kısma bölerek bir düzene oturtmuş ve karakterlerini de bu kısımlar arasında paylaştırmış diye biliriz. Yönetmenimiz ilk olarak baba-oğul ilişkisine odaklandıktan sonra toplumun genel haline bir bakış atıyor. Ardından toplum içindeki sosyal ve ticari ilişkilere bir yorum getiriyor. İhanetle ve entrikayla yüzleştikten sonra bir intikam hikayesine evrilttiği filmi, gerçekten oldukça iyi işlenmiş bir toplumsal trajedi sunuyor. Filmin yalnızca toplumsal değil, politik açıdan da söyleyecek sözleri var. Bölünmüş bir toplumun hikayesini anlatırken bir yanda suya erişebilmek için her gün yeni bir arayışa giren taşra insanı varken, diğer yanda normal hayatını sürdüren ve devletin garantisi altında bulunan şehirliler mevcut. Rüşvetin ve haksızlığın gündelik hayatın vazgeçilmezi olduğu taşrada ise hakettikleri suya erişebilmek için insanların çokça fedakarlıkta bulunmak zorunda olmaları, kuşkusuz yönetmenin parmak basmayı istediği bir nokta. Paltrow, böyle bir evreni yaratırken detaylara da ağırlıkla önem vermiş. Özellikle filmin kurgusu sırasında ortaya çıkabilecek mantık hatalarına izin vermemiş. Olay örgüsünü oldukça anlaşılır ve doğrusal tutmasının yanı sıra, filmin akışı içerisinde yarattığı gizemleri tek tek çözerken bu doğrusallığı bozması da sürükleyiciliği açısından filmi birkaç adım öne götürmüş. Bu hikayeyi duygusal olarak yükselten anne figürü ise ince bir dokunuş olarak filmde yer alıyor. Nispeten hikayenin dışında sayılabilecek bir karakter olarak filmin duygu yükünü sırtlanmış ve eksik olması durumunda birçok sıkıntı yaratabilecek bir boşluğu doldurmuş diyebiliriz. Oyuncularının ortalama performansı genel olarak film içerisinde dengeli dağılmış. Hiçbir oyuncu çok etkileyici bir oyunculuk sergilezken, kötü de değil. Michael Shannon’un tarzına tam oturan Ernest karakteri, Shannon’un ekstra bir çaba sarf etmeden rolünün altından kolayca kalkmasına olanak sağlamış. Issız Toprak, bu yıl içerinsinde çekilen Amerikan bağımsızları arasında arka planda kalmış gibi dursa da, yılın sürpriz filmlerinden bir tanesi. Anlamlı ve sorumluluk sahibi hikayesini gayet olgun bir üslupla işleyen yönetmen Jake Paltrow, iki farklı evreni bir araya getirirken başarılı bir iş çıkarmış.

Yazar Puanı

Puan - 78%

78%

Anlamlı ve sorumluluk sahibi hikayesini gayet olgun bir üslupla işleyen yönetmen Jake Paltrow, iki farklı evreni bir araya getirirken başarılı bir iş çıkarmış.

Kullanıcı Puanları: 2.9 ( 1 votes)
78
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi