Yerli yönetmenler bizleri şaşırtmaya devam ediyor. “Bir film, film olmaktan ne kadar uzak olabilir?” sorusunun cevabını, Evren Erdem’in senaryosunu yazmaya çalışıp yönetmiş demeye dilimin varmadığı Yola Çıkmak filminde alıyoruz.

Samet bir barda korumalık yapan, arada suça da karışan bir adamdır. Babasının kendilerini terk etmesinden sonra o da ailesine sırt çevirmiş ve yanlarından ayrılmıştır. Samet’in kardeşi Emre, yaşlılığından ötürü kendisini bakmakla yükümlü hissettiği için aralarında hiç bir paylaşım kalmamasına rağmen annesiyle yaşamaktadır. Samet bir gün babasının izini bulduğunu söyler ve kardeşi Emre’yi de yanına alarak yola çıkar. Filmin diğer bölümünü oluşturan hikayede ise monotonlaşan ilişkisinden ötürü kendine heyecan arayan bir ev kadınının, çocuğunun okulunda güvenlik görevlisi olan genç bir adamla yaşadığı kaçamakların kendisine nasıl sonuçlar doğurduğu anlatılmaktadır.

Film yapmak için sıfır imkanla yola çıkıp da ortaya harika sonuçlar çıkartan sinemacıları düşündükçe Kültür Bakanlığı’ndan ciddi destekler alıp nasıl bu kadar kötü bir film çıkartılır anlamak mümkün değil. Senaryo anlamında zaten hiç bir şey vermeyen, birbirinden tamamen kopuk iki hikayeyi çok saçma bir şekilde birbirine temas ettiren film, teknik anlamda hiçbir şeye sahip değil. Tost makinasıyla çekilse daha kaliteli görüntü kalitesine sahip olabilecek film, netlik düzeyinde de rastgele ilerliyor. Sinemadan nasıl uzak eller tarafından yapıldıysa filmde renk düzenlemesine dair hiç bir şey yok, çekilen görüntü olduğu gibi filme yerleştirilmiş. Çekerken ayarlamalarınızı çok güzel yaparsınız ve sonra oynamaya gerek duymazsınız, saygı duyarım. Fakat ışık kullanımından yoksun, karanlık, görüntünün olamadığı planlarla; araba sahnelerinde arabanın içindeki iç aydınlanmadan faydalandığınız çekimlerle kayıtlar üzerinde oynamıyorsanız, sinemayı ya sevmiyorsunuzdur ya da bilmiyorsunuzdur. İç mekan çekimlerinin tamamında sürekli gelen bir TV sesi var ki, farklı sesler bulmaya bile üşenilmiş ve aynı sesler farklı mekan ve zamanlarda tekrar tekrar kullanılmış. Seyirciyi salak yerine koymaya çalıştığınız takdirde salak durumuna düşen maalesef siz oluyorsunuz. Gözlere ve kirpiklere fetişi olduğunu düşündüğüm yönetmen bunlara sürekli yakın çekim girerken, belki oradan birilerini yakalarım diyerek seksten ve çıplaklıktan medet ummuş fakat orada da rahatsız edici olmaktan kurtulamamış. Diyalog olarak niteleyemeyeceğim art arda söylenmiş cümlelerde felsefe parçalamaya çalışması ise filmi bir kenara bırakıp Twitter’a, Facebook’a bakma isteği uyandırıyor insanda. Nereden tutarsak tutalım elimizde kalıyor diyeceğim ama zaten tutulacak bir tarafı yok filmin.

Yola Çıkmak, keşke hiç yola çıkmasaymış da uslu uslu evinde otursaymış. Aldığı desteklerin nereye gittiğinin araştırılması gerektiğine inandığım; sanata, sinemaya, seyirciye hakaret edercesine yapılmış bir film. 

Yerli yönetmenler bizleri şaşırtmaya devam ediyor. "Bir film, film olmaktan ne kadar uzak olabilir?" sorusunun cevabını, Evren Erdem’in senaryosunu yazmaya çalışıp yönetmiş demeye dilimin varmadığı Yola Çıkmak filminde alıyoruz. Samet bir barda korumalık yapan, arada suça da karışan bir adamdır. Babasının kendilerini terk etmesinden sonra o da ailesine sırt çevirmiş ve yanlarından ayrılmıştır. Samet’in kardeşi Emre, yaşlılığından ötürü kendisini bakmakla yükümlü hissettiği için aralarında hiç bir paylaşım kalmamasına rağmen annesiyle yaşamaktadır. Samet bir gün babasının izini bulduğunu söyler ve kardeşi Emre’yi de yanına alarak yola çıkar. Filmin diğer bölümünü oluşturan hikayede ise monotonlaşan ilişkisinden ötürü kendine heyecan arayan bir ev kadınının, çocuğunun okulunda güvenlik görevlisi olan genç bir adamla yaşadığı kaçamakların kendisine nasıl sonuçlar doğurduğu anlatılmaktadır. Film yapmak için sıfır imkanla yola çıkıp da ortaya harika sonuçlar çıkartan sinemacıları düşündükçe Kültür Bakanlığı’ndan ciddi destekler alıp nasıl bu kadar kötü bir film çıkartılır anlamak mümkün değil. Senaryo anlamında zaten hiç bir şey vermeyen, birbirinden tamamen kopuk iki hikayeyi çok saçma bir şekilde birbirine temas ettiren film, teknik anlamda hiçbir şeye sahip değil. Tost makinasıyla çekilse daha kaliteli görüntü kalitesine sahip olabilecek film, netlik düzeyinde de rastgele ilerliyor. Sinemadan nasıl uzak eller tarafından yapıldıysa filmde renk düzenlemesine dair hiç bir şey yok, çekilen görüntü olduğu gibi filme yerleştirilmiş. Çekerken ayarlamalarınızı çok güzel yaparsınız ve sonra oynamaya gerek duymazsınız, saygı duyarım. Fakat ışık kullanımından yoksun, karanlık, görüntünün olamadığı planlarla; araba sahnelerinde arabanın içindeki iç aydınlanmadan faydalandığınız çekimlerle kayıtlar üzerinde oynamıyorsanız, sinemayı ya sevmiyorsunuzdur ya da bilmiyorsunuzdur. İç mekan çekimlerinin tamamında sürekli gelen bir TV sesi var ki, farklı sesler bulmaya bile üşenilmiş ve aynı sesler farklı mekan ve zamanlarda tekrar tekrar kullanılmış. Seyirciyi salak yerine koymaya çalıştığınız takdirde salak durumuna düşen maalesef siz oluyorsunuz. Gözlere ve kirpiklere fetişi olduğunu düşündüğüm yönetmen bunlara sürekli yakın çekim girerken, belki oradan birilerini yakalarım diyerek seksten ve çıplaklıktan medet ummuş fakat orada da rahatsız edici olmaktan kurtulamamış. Diyalog olarak niteleyemeyeceğim art arda söylenmiş cümlelerde felsefe parçalamaya çalışması ise filmi bir kenara bırakıp Twitter'a, Facebook'a bakma isteği uyandırıyor insanda. Nereden tutarsak tutalım elimizde kalıyor diyeceğim ama zaten tutulacak bir tarafı yok filmin. Yola Çıkmak, keşke hiç yola çıkmasaymış da uslu uslu evinde otursaymış. Aldığı desteklerin nereye gittiğinin araştırılması gerektiğine inandığım; sanata, sinemaya, seyirciye hakaret edercesine yapılmış bir film. 

Yazar Puanı

Puan - 0%

0%

Yola Çıkmak, keşke hiç yola çıkmasaymış da uslu uslu evinde otursaymış. Aldığı desteklerin nereye gittiğinin araştırılması gerektiğine inandığım; sanata, sinemaya, seyirciye hakaret edercesine yapılmış bir film.

Kullanıcı Puanları: 3.28 ( 3 votes)
0
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi