Miracle On 34th Street

1947 ve 1994 yıllarında olmak üzere iki kez çekilmiş olan bu film; bir efsane olarak bilinen Noel Baba’nın, New York’ta gerçekten ortaya çıkmasıyla başlıyor. Adının Kris Kringle olduğunu iddia eden bu ilginç adamı herkes hayretle izliyor. Başta çok iyi rol yaptığı düşünülse de; zamanla onun gerçekten Noel Baba olduğuna inanlar ortaya çıkıyor. Bütün şehirde bu konu konuşuluyor. İnananlar ve inanmayanlar arasında ciddi bir tartışma başlıyor. Kris Kringle’a açılan dava sonucu; çoluk çocuk, tüm New York halkı kendine bir taraf seçmek zorunda kalıyor. Bütün bu karmaşanın içinde Susan adında küçük bir çocuk kendine yol çizmekte zorlanıyor. Noel Baba’nın gerçek olmadığını söyleyen annesine mi inanmalı, yoksa çok sevdiği Kris Kringle’a mı?

Siz hangi tarafı seçerseniz seçin, bu filmleri çok seveceksiniz. 1947 yılında çekilen siyah-beyaz filmle,  nostalji yapabilir veya 1994 yılında çekilen renkli filmle, yılbaşı gecenize yılbaşı renklerini katabilirsiniz.

 Bir Noel Şarkısı ( A Christmas Carol)

Charles Dickens’ın 1843 yılında yazdığı kitaptan uyarlanarak; birçok değişik ülkede, çok sayıda film çekildi.  Bazıları kitabı olduğu gibi senaryolaştırdı, bazıları günümüze uyarlayarak hikayeyi biraz değiştirdi. Hepsinin ayrı bir tadı var tabii ama ben şimdi 2009 yılında vizyona giren, başrolünde (ve yan rollerinden de bir kısmında) Jim Carrey’nin rol aldığı, aynı adlı ve aynı konulu filmden bahsedeceğim.

Ebenezer Scrooge, yaşlı ve aksi bir adamdır. Kimseyi sevmez ve kimseden de kendisini sevmesini beklemez. Tek arkadaşı olan Joe da hayatını kaybettikten sonra, iyice yalnız kalmıştır. Düşük maaşla, zor koşullarda çalıştırdığı hizmetçisinden başka, evini ziyaret eden kimse yoktur. Yeni yıl yaklaşmaktadır ve hayır kurumları zor durumda olan insanlar için para toplamak için kapısını çalarlar. Scrooge, onları tersleyerek evinden kovar. Bir gün eski arkadaşı Joe’nu hayaleti, onu uyarmak için geri gelir. İyi bir adam olmasını, fakirlere yardım etmesini söyler ama Scrooge onu dikkate almaz. Ardından yeni yıla kadar 3 farklı hayalet daha kendisini ziyarete gelecektir; geçmişin hayaleti, şimdiki zamanın hayaleti ve geleceğin hayaleti. Bu 3 hayaletin Scrooge’a göstermek istedikleri bir şeyler vardır.

Kitaplardan uyarlanan filmler çoğu zaman, kitapta anlatılan hikayenin keyfini vermezler ama Jim Carrey’nin elinden de hiçbir zaman kötü bir iş çıkmaz. Robert Zemeckis’in yönetmenliğinde hazırlanan bu filmde; ana rollerin çoğunu Jim Carrey canlandırırken, yan rollerde ona Colin Firth ve Gary Oldman eşlik ediyor. Önceki filmleri izlemiş olmak yetmez, bu filmi mutlaka izlemelisiniz.

Şahane Hayat (It’s A Wonderful Life)

Kuşkusuz, “yılbaşı” denince ilk akla gelen filmlerden biridir Şahane Hayat. Bunun en önemli sebebi de her yıl, yılbaşı akşamında en az bir kanalda mutlaka bu filmin gösteriliyor olmasıdır. Her yıl, yılbaşı konulu birkaç film çekiliyor olsa da; Şahane Hayat hiçbir zaman değerini kaybetmeyecek olan bir klasiktir.

Herkesin sabırsızlıkla beklediği yılbaşı gecesi sonunda geldiğinde; George Bailey’nin karısı ve çocukları bu muhteşem gece için son hazırlıklarını yapmaktadırlar. Diğer yandan George, hayatının en korkunç gecesini geçirmektedir. Yaşlı Billy Amca, istemeden George’un sahibi olduğu şirketi önemli ölçüde zarara uğratmıştır ve eğer George gereken parayı bulamazsa hapse girecektir.  Bütün geceyi sinirli ve gergin geçirir. Herkesin şarkılar söyleyip eğlendiği bu gecede; George gittiği her yerdeki insanların keyfini kaçırmaktadır. Geçmişte yaptığı iyiliklerle, gönlünü kazandığı Bedford Falls halkı, bu zorlu döneminde Georgu’u yalnız bırakmayacaktır. Bedford Falls halkının George için ettiği dualara yanıt olarak; onu eski haline döndürmesi için dünyaya bir melek gönderilir.

Yönetmenliğini Frank Capra’nın üstlendiği bu muhteşem yılbaşı klasiğini hala izlemediyseniz; bir çan sesi duyduğunuzda, gülümseyip gökyüzüne bakmıyorsunuz demektir. Bu da yılbaşı ruhuna henüz sahip olmadığınız anlamına gelir ve önemli bir kayıptır. Yılbaşı gecesini evde, kuruyemiş yiyerek geçirenlerdenseniz, 130 dakikanızı bu filme ayırmanızı tavsiye ederim.

Grinç (How the Grinch Stole Christmas)

Jim Carrey’den bahsetmişken; bir de 2000 yapımı Grinç filmi vardı. Grinch adında, yeşil bir yaratık, geçmişte yaşamış olduğu kötü anıları sebebiyle yılbaşından nefret ediyordu. Yılbaşı süsleri konusunda çok titiz davranan Whoville köyü, hazırlıkları abarttıklarını düşünen Cindy Lou’nun ağzını bile açmasına izin vermiyorlardı. Yapılması gereken çok şey ve önlerinde çok az zamanları vardı. Grinch ise köylülerin neşeli seslerini duymaktan nefret ediyordu. Tek istediği; yılbaşını ortadan kaldırmaktı. Süsleri dağıtıp, hediyeleri çalarak yılbaşı ruhunu yok edebileceğini sandı. Fakat Whoville’lilerin neşesini kaçırmak için bundan daha fazlası gerekiyordu.

Daha çok çocuklara hitap eden bir film olmakla beraber; yılbaşı gecesi ailecek izlenilebilir. Hele ki; yılbaşı kutlamalarına Whoville halkı kadar meraklıysanız, bu filmi çok seveceksiniz.

Neşeli Hayat

Noel Baba Türk kültürü değildir derler ama uzun yıllardır yeni yıla sayılı günler kala; dükkanlarda, mağazalarda, alışveriş merkezlerinde, sokaklarda, Noel Baba kostümü giymiş adamlar dolaşıp çocukları eğlendirirler. Kabul etsek de, etmesek de Noel Baba kültürümüzün bir parçası haline gelmiştir.

Yönetmenliğini ve başrol oyunculuğunu Yılmaz Erdoğan’ın üstlendiği bu Türk filminde; maddi imkânları kısıtlı olan bir adamın, yeni yıla kadar bir alışveriş merkezinde Noel Baba olarak çalışarak ailesini geçindirme çabaları anlatılıyor. İşsizlik, dolandırıcılık, töre vb. gibi toplumsal sorunları vurgularken izleyiciye komedi ve dram türlerini bir arada sunuyor.

Evde Tek Başına (Home Alone)

90’lı yıllarda çocuk olup da bu filmi izlemeyen yoktur. Bizim dönemimizde televizyonlarda hiç eksik olmazdı.

Yılbaşı tatilinde yurtdışına çıkmaya hazırlanan kalabalık bir ailenin, 8 yaşındaki oğulları Kevin’i evde unutmalarıyla başlıyor film. Tatil süresince evin boş olacağını bilen bir çift hırsız, evi soymaya hazırlanıyor. Kevin’ın ise evini onlara kaptırmaya hiç niyeti yok. Her yeri bubi tuzaklarıyla doldurup hırsızların gelmesini bekliyor.

Gülmekten yerlere yatacağınız bir aile komedisine hazır olun. Daha önce izlemiş olsanız bile, yılbaşı gecesi, ayrı bir zevkle izleyeceğinize eminim.

 Kutup Ekspresi (The Polar Express)

İnanmakla inanmamak arasında geçen bir hikâye bu. Var olmasını istediği Noel Baba’nın, gerçekten var olduğunu görmek üzere Kuzey Kutbu’na doğru macera dolu bir yolculuğa çıkan bir çocuğun hikayesi… İnanmak, güvenmek, umut etmek, öğrenmek ve öğretmek gibi kazanılması güç olan yeteneklerin kazanılabildiği büyülü bir yolculuk…

Geleceğe Dönüş üçlemesiyle tanıdığımız Robert Zemeckis’in, Chris Van Allsburg’un aynı adlı kitabından uyarlayarak çektiği filmde farklı bir animasyon tekniği kullanılıyor. (Yönetmen aynı tekniği daha sonra “Bir Noel Şarkısı” filminde de kullanıyor.) Gerçek oyuncuların canlandırdığı karakterlerin, sonradan animasyon haline getirildiği bu filmde Tom Hanks, tam altı farklı karakteri oynuyor.

Eğer Noel Baba’ya inanmayacak kadar büyüdüyseniz, artık yılbaşı gecesi Noel Baba’nın kızağından gelen zil seslerini duyamıyorsanız; bu filmi izlemenizde fayda var. Çünkü yeni yılı güzel yapan; var olduğuna inandığımız güzelliklerdir. Biz inanmaktan vazgeçmediğimiz sürece; gelecek tüm yıllar beraberinde güzellikleri getirecektir.

Güzelliklerin yaşamınızdan hiç eksik olmadığı, mutlu bir yıl dilerim.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi