Batı siyasî okumalarının doğu üzerindeki tahakkümü gibi, akıl da akılsızlık üzerinde tahakküm kurmuştur.
Michel Foucault – Deliliğin Tarihi                                                                                                                            

Edward Said’in deyimiyle oryantalizm, Batı’nın Doğu’yu kendi perspektifinden algılayış ve kurgulayış biçimidir ve bu algılayış esasen olumsuz bir anlama sahiptir. Batı’nın Doğu üzerinde hakimiyet kurma amacının bir tür göstergesi olan oryantalist bakışa göre Doğu, medeniyet getirilmesi gereken, geri kalmış, mistik, pis ve eğitilmesi gereken ‘öteki’dir. Bir tür Amerikan Rüyası pazarlama mantığında ilerleyen, klasik anlatı sinemasının tüm gerekliliklerini itinayla bir araya getiren Disney filmi Yetenek Avcısı (Million Dollar Arm), tam da bu Batı oryantalizminin son dönem örneklerinden biri olarak, bu hafta ülkemizde vizyona giriyor.

Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan Yetenek Avcısı’nın yönetmenlik koltuğunda Craig Gillespie otururken, yapımın senaryosu Thomas McCarthy’ye ait. Filmin başrolünde Jon Hamm yer alırken Suraj Sharma, Madhur Mittal, Alan Arkin, Bill Paxton gibi oyuncular da Hamm’a önemli rollerde eşlik ediyor. Filmin hikayesi ise kısaca şöyle özetlenebilir: Jeff Bernstein –kısaca JB- başarılı ve yetenekli bir sporcu menajeridir, fakat son zamanlarda en iyi sporcularını başka menajerlere kaptırmıştır. Ciddi bir krizin eşiğinde olan JB bu duruma çözüm yolu ararken, televizyonda Hindistan’da en popüler sporlardan biri olan kriket maçına rastlar. Bunun üzerine tüm bu kriz durumunu atlatabilmek için, Hindistan’da, kol gücü kuvvetli gençler arasından seçilecek yetenekleri, Amerikan Beyzbol Ligi’ne yetiştirmek üzere ‘Million Dollar Arm’ isimli bir reality show düzenlerler. Rinku Singh ve Dinesh Patel isimli iki yetenekli genç ve beyzbol antrenörü olmak isteyen Amit ile Los Angeles’a geri dönen JB’nin ise bilmediği bir gerçek vardır: iki genç de daha önce ellerine kriket sopası almamıştır.

Tipik bir ‘Doğu gençlerine vaat edilen Amerikan Rüyası’’nı anlatan film, bir çok sahnede bu oryantalist bakış açısını fazlasıyla gözler önüne sermiştir. Sefalet içinde yaşadığına inandırıldığımız Hintli gençlere, zenginliği ve mutluluğu getiren Amerikalı JB tam anlamıyla oryantalist Batılı temsili sunarken, filmde geçen ‘korna’ diyalogları, pis koktuğu sürekli tekrar edilen Hindistan sokakları, göze parmak Amerika-Hindistan şehir görüntüleri ve hatta iki farklı müzik kültürü yansımaları, aynı bakış açısının örnekleri olarak verilebilir.

Serbest piyasa ekonomisi mantığını başarılı bir biçimde hayatına adapte edebilmiş, ünlü bir menajerin hayat hikayesine odaklanan Yetenek Avcısı, Batı’nın oryantalist söylemine bir yenisini eklerken; ne biz izleyicileri ters köşeye yatırma macerasına çıkıyor ne de bilinen üzerine yeni bir şeyler söylüyor. Kültür endüstrisinin yeni kopyalarından biri olarak iyi bir gişe elde edeceğini düşündüğümüz Yetenek Avcısı’nın, Amerikan Rüyası hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacağı ise kesin!

“Batı siyasî okumalarının doğu üzerindeki tahakkümü gibi, akıl da akılsızlık üzerinde tahakküm kurmuştur.” Michel Foucault – Deliliğin Tarihi                                                                                                                             Edward Said’in deyimiyle oryantalizm, Batı’nın Doğu’yu kendi perspektifinden algılayış ve kurgulayış biçimidir ve bu algılayış esasen olumsuz bir anlama sahiptir. Batı’nın Doğu üzerinde hakimiyet kurma amacının bir tür göstergesi olan oryantalist bakışa göre Doğu, medeniyet getirilmesi gereken, geri kalmış, mistik, pis ve eğitilmesi gereken ‘öteki’dir. Bir tür Amerikan Rüyası pazarlama mantığında ilerleyen, klasik anlatı sinemasının tüm gerekliliklerini itinayla bir araya getiren Disney filmi Yetenek Avcısı (Million Dollar Arm), tam da bu Batı oryantalizminin son dönem örneklerinden biri olarak, bu hafta ülkemizde vizyona giriyor. Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan Yetenek Avcısı’nın yönetmenlik koltuğunda Craig Gillespie otururken, yapımın senaryosu Thomas McCarthy’ye ait. Filmin başrolünde Jon Hamm yer alırken Suraj Sharma, Madhur Mittal, Alan Arkin, Bill Paxton gibi oyuncular da Hamm’a önemli rollerde eşlik ediyor. Filmin hikayesi ise kısaca şöyle özetlenebilir: Jeff Bernstein –kısaca JB- başarılı ve yetenekli bir sporcu menajeridir, fakat son zamanlarda en iyi sporcularını başka menajerlere kaptırmıştır. Ciddi bir krizin eşiğinde olan JB bu duruma çözüm yolu ararken, televizyonda Hindistan’da en popüler sporlardan biri olan kriket maçına rastlar. Bunun üzerine tüm bu kriz durumunu atlatabilmek için, Hindistan’da, kol gücü kuvvetli gençler arasından seçilecek yetenekleri, Amerikan Beyzbol Ligi’ne yetiştirmek üzere ‘Million Dollar Arm’ isimli bir reality show düzenlerler. Rinku Singh ve Dinesh Patel isimli iki yetenekli genç ve beyzbol antrenörü olmak isteyen Amit ile Los Angeles’a geri dönen JB’nin ise bilmediği bir gerçek vardır: iki genç de daha önce ellerine kriket sopası almamıştır. Tipik bir ‘Doğu gençlerine vaat edilen Amerikan Rüyası’’nı anlatan film, bir çok sahnede bu oryantalist bakış açısını fazlasıyla gözler önüne sermiştir. Sefalet içinde yaşadığına inandırıldığımız Hintli gençlere, zenginliği ve mutluluğu getiren Amerikalı JB tam anlamıyla oryantalist Batılı temsili sunarken, filmde geçen ‘korna’ diyalogları, pis koktuğu sürekli tekrar edilen Hindistan sokakları, göze parmak Amerika-Hindistan şehir görüntüleri ve hatta iki farklı müzik kültürü yansımaları, aynı bakış açısının örnekleri olarak verilebilir. Serbest piyasa ekonomisi mantığını başarılı bir biçimde hayatına adapte edebilmiş, ünlü bir menajerin hayat hikayesine odaklanan Yetenek Avcısı, Batı’nın oryantalist söylemine bir yenisini eklerken; ne biz izleyicileri ters köşeye yatırma macerasına çıkıyor ne de bilinen üzerine yeni bir şeyler söylüyor. Kültür endüstrisinin yeni kopyalarından biri olarak iyi bir gişe elde edeceğini düşündüğümüz Yetenek Avcısı’nın, Amerikan Rüyası hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacağı ise kesin!

Yazar Puanı

Puan - 43%

43%

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
43
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi