Yerçekimi

Yerçekimi

Kimi filmler henüz vizyon tarihi bile açıklanmadan büyük beklentilere yol açabiliyor. 2013 senesi için fragmanları yayınlanmaya başlandığından bu yana en büyük beklenti hiç kuşku yok ki Son Umut filmiyle, birçok sinemaseverin hayranlığını kazanan Alfonso Cuaron’un son filmi Yerçekimi (Gravity) üzerinde oluştu. Uzay boşluğunda sıkışan iki astronotun başına gelenler ne kadar dikkat çekici olabilir sorusuna verilen tokat gibi cevapla film, son zamanların en sıra dışı, en etkileyici işlerinden biri olmayı başarıyor.

Her ne kadar sinema seyircisi için Dünya’yı üç boyutlu bir şekilde böylesine net bir şekilde görebilmek tek başına bile mucizevi olsa da filmin konusu da bir o kadar sıra dışı. Amerikan uydularından bir tanesinin rutin kontrollerinin yapıldığı sırada Rus uydularından birinin parçalanması uzay boşluğunda bir felakete sebep oluyor. Bu felaket sonucunda film, Dünya’ya dönebilmek için sınırlı sayıda şansları kalan iki astronotun kurtuluş mücadelesini konu alıyor. Uzayda iki astronotun inanılmaz mücadelesi bugüne kadar beyazperdede neredeyse hiç görmediğimiz bir deneyimi yaşamamıza sebep oluyor. Bu deneyimi yaşarken kullanılan üç boyut teknolojisi için filmin yönetmeni her ne kadar “yalnızca parçaların seyircinin yüzüne yapışması izlenimi vermek için üç boyut teknolojisini tercih etmedik.” dese de bu zamana kadar ki en gerçekçi üç boyut deneyimiyle bu hissi fazlasıyla seyirciye aktarmayı başarıyor. Zaten filmin sinematografisi ve görsel efektleri öyle etkileyici ki filmi seyrederken büyüsüne kapılmamak mümkün değil. Bunda en büyük başarı hiç kuşku yok ki yönetmenin ve bu başarı için son yılların en büyük yönetmenlik işiyle karşı karşıya olduğumuzun da altını çizerek belirtmem gerekiyor. Bilim kurgu hayranları için Son Umut filmiyle hali hazırda çok önemli bir noktada bulunan Cuaron, Yerçekimi ile de yerini iyice sağlamlaştırıyor ve “ne çekse izlerim” diye adlandırdığımız yönetmenler listesine de adını ekletmeyi başarıyor.

GRAVITY

Filmin büyüleyici görüntülerinin yanı sıra senaryosundan bahsetmek gerekirse Cuaron’un bu konuda o kadar da başarılı olmadığını belirtmeliyim. Uzay boşluğundaki süreci bir bebeğin anne karnından doğumuna kadar olan süreçle özdeşleştiren yönetmen – ki filmin en başarılı sahnesinin de Ryan Stone’un uzay mekiğine döndüğünde aldığı cenin pozisyonu olduğunu düşünüyorum – bu konuda ne kadar başarılı olursa olsun, beyazperdede görmekten sıkıldığım mutlak kurtuluşa giden yaşam mücadelesine odaklanarak filmi bilim kurgudan uzaklaştırıp sıradan bir aksiyona çevirerek sevimsiz bir noktaya dönüştürüyor. Açıkçası, bir iki kez filmi bitirme şansına sahip olan yönetmen, belki o noktalarda filmi bitirebilseydi çok daha büyük bir başarı elde etmiş olabilirdi ancak hali hazırda oldukça başarılı bir iş karşımızda olunca böylesine küçük bir iki detayı da görmezden gelmek gerekiyor diye düşünüyorum.

Malum yavaş yavaş Oscar heyecanının başladığı şu günlerde filmin Oscar şansını da değerlenmeden geçemeyeceğim. Özellikle En İyi Yönetmen kategorisi için henüz erken olsa da Cuaron’un yaşattığı bu inanılmaz deneyimin ardından büyük bir şansı olduğunu düşünüyorum. Ancak, benim için asıl sürpriz Sandra Bullock’un performansı oldu. Belki beklentilerin düşük olmasıyla ilgili bir durum ama Bullock’un Kör Nokta’yla kucakladığı Oscar heykelciğine bir kez daha layık görülmesi bu performansından sonra sürpriz olmayacaktır.

Gravity-baby-Bullock

Kısacası alt metni sağlam, ses kurgusu ve müzikleri enfes, sinematografisi ve görsel efektleri en önemlisi de yönetmenliğiyle oldukça iyi bir iş Yerçekimi. Her ne kadar yönetmenin filmografisine baktığımızda Son Umut hali hazırda benim için bir adım daha önde olsa da Yerçekimi senenin tartışmasız en iyi işlerinden biri.

*Yazının sonunda fark ettim ki George Clooney’den hiç bahsetmemişim. Bunu açıklama ihtiyacı duymamın sebebi ise kendisini unutmam değil yazmaya değer iyi ya da kötü bir rolü veya performansı olmaması.

İyi seyirler…

FacebookTwitterGoogle+Share

12 Yorum

  1. Gülname Gümüş 24/10/2013 at 21:30 - Reply

    Merhaba Utku Bey, TRT R-3′te bilimkurgu filmleri ve space music derlemelerini içeren Paralel Evren adında bir program yapmaktayım. 2 Kasım saat 16.00′da TRT R-3′te Gravity müziklerini çalarken sizin film eleştirinize de yer vermek istedim (Adınızı belirterek elbette) İzniniz olur mu? Selamlar…

    • Utku Ögetürk 24/10/2013 at 23:22 - Reply

      Merhaba, konuyla ilgili olarak paylaşmış olduğunuz mail adresinize geri dönüş yaptım. Teşekkürler…

Yorum yazın