Sinema sektörü açısından değerlendirildiğinde, çoğu zaman yüksek bütçelerle çekilen süper kahraman filmleri için harcanan tutarlar, son yıllarda devasa rakamlara ulaştı. Teknik anlamda ciddi derecede başarılı olduğu kabul edilen bu filmlerin sıkıntıları genelde senaryolarında oluyordu. Christopher Nolan’ın Batman’i yeniden dirilttiği Dark Knight (Kara Şövalye) efsanesine, Marvel da, çizgi romanlarda ayrı ayrı veya bir arada yer alan tüm süper kahramanlarının hikayelerini tek bir sinema evreninde toplayarak karşılık verdi. Her ne kadar Marvel bu evrenin tohumlarını ilk olarak 2008 yılında vizyona soktuğu Iron Man ve The Incredible Hulk filmleriyle atmış olsa da, temellerinin Thor ve İlk Yenilmez: Kaptan Amerika (Captain America: The First Avenger) ile atıldığını söyleyebiliriz. Bu evrenden çıkacak filmleri bölümlere (phase) ayıran Marvel’in birinci bölümü Yenilmezler (The Avengers)’in ilk filmi ile son bulmuştu. Yenilmezler’in ardından ikinci bölümü başlatan Marvel, sırasıyla Iron Man 3, Thor: Karanlık Dünya (Thor: The Dark World), Kaptan Amerika: Kış Askeri (Captain America: The Winter Soldier) ve Galaksinin Koruyucuları (Guardins of The Galaxy) ile ikinci bölüme devam ederken özellikle Kaptan Amerika: Kış Askeri ile hikayeleri birbirlerine başarılı bir şekilde bağlamayı başardı. Bu hafta vizyona giren Yenilmezler: Ultron Çağı – Avengers: Age of Ultron  ile sinema evrenini genişletmeye devam eden Marvel, halihazırda 2019 yılına kadar vizyona girecek ve bu evreni tamamlayacak projelerin tamamını da açıkladı.

Kahramanların solo performanslarıyla yer aldığı filmlerden ziyade daha önemli bir konumda bulunan “Avengers”ın son filmi Yenilmezler: Ultron Çağı, ilk filmin bıraktığı yerden devam ediyor – Yine de Kaptan Amerika: Kış Askeri‘ni izlemiş olmak bu film için daha önemli. Loki’nin asasını Hydra’nın elinden kurtaran Yenilmezler, bir süreliğine rahat bir nefes alacaklarını düşünürler fakat, ele geçirdikleri “silah”ın kullanımı konusunda ciddi bir hata yaparlar. Bu hata sonucunda Dünya’ya barış getirmeyi planlayan Yenilmezler, bu hedeflerinin aksine Dünya’yı yok etmek isteyen Ultron’un ortaya çıkmasına sebep olurlar. Bu noktada özellikle Tony Stark’ı (Robert Downey Jr.) hikayenin merkezine koyan film, son derece güçlü bir anti kahraman yaratıyor. Uzun süredir uykuda olan Ultron’un yaratım süreci ve sonrasında sergilediği tavırlar için Tony Stark’ın kötü alter egosu demek mümkün. Zira; film Tony Stark üzerinden ters köşe yapmaya çalışmayı da ihmal etmiyor. Filmin üzerinde durduğu bir diğer önemli konu ise Yenilmezler’in ekip olamaması ve bireysel egolarının oldukça fazla olması. Açıkçası, ilk filmde de üzerinde bir hayli durulan bu konu, her ne kadar Yenilmezler’in çizgi-romanlarında da sıklıkla vurgulanıyor olsa da beyazperdede kamu spotu izlenimi yaratıyor.

Yenilmezler: Ultron Çağı’nın ilk filme göre en büyük avantajı, süresi boyunca ihtişamına yakışır şekilde, seyircisini bir dakika bile sıkmaması. İlk filmle kıyaslayacak olursak, kahramanların bir araya geliş serüvenini anlatmak gibi bir ihtiyaç olmadığından açılış sekansından itibaren aksiyonu neredeyse hiç kesmeyen Josh Whedon, bir kez daha hünerini gösteriyor. Lakin, film bu durumu avantaja çevirse de serinin ikinci filminde ise zayıf diyaloglara yenik düşüyor. Birçok Marvel filminin, kaliteli diyaloglarla bezenmiş mizahı bu filmde ne yazık ki yok.

Seriye yeni katılan Maximoff Kardeşler, namı-diğer Quicksilver (Aaron Taylor-Johnson) ve Scarlet Witch’in (Elizabeth Olsen) filme olumlu bir hava kattığını söylemek gerekiyor. Fakat, Kick-Ass’ten hatırladığımız Aaron Taylor-Johnson, bu ikinci süper kahramanlık deneyiminde sırıtıyor. Diğer oyuncular ise bildiğiniz gibi; bugün hangi filme koysanız filmi alır götürürler. Oyunculukların karakterlere ve hikayeye yansıması konusunda ise genel olarak ahenk sağlanmış. Fakat, Hulk (Mark Ruffolo) ve Black Widow (Scarlett Johansson) arasındaki ilişki son derece bayağı duruyor. 

Yenilmezler: Ultron Çağı’nı seyredip ihtişamına hayran kalmamak mümkün değil. Açıkçası, filmin getirdiği Amerikan propagandasını görmezden gelmeyi başarırsanız iki saat süren bir görsel orgazm yaşamınız mümkün. Ancak, bu kadar süper kahramanı bir araya toplayarak sadece keyifli dakikalar vadeden bir filme de hak ettiğinden fazla anlam yüklemeye gerek yok.

İyi seyirler.

Sinema sektörü açısından değerlendirildiğinde, çoğu zaman yüksek bütçelerle çekilen süper kahraman filmleri için harcanan tutarlar, son yıllarda devasa rakamlara ulaştı. Teknik anlamda ciddi derecede başarılı olduğu kabul edilen bu filmlerin sıkıntıları genelde senaryolarında oluyordu. Christopher Nolan’ın Batman’i yeniden dirilttiği Dark Knight (Kara Şövalye) efsanesine, Marvel da, çizgi romanlarda ayrı ayrı veya bir arada yer alan tüm süper kahramanlarının hikayelerini tek bir sinema evreninde toplayarak karşılık verdi. Her ne kadar Marvel bu evrenin tohumlarını ilk olarak 2008 yılında vizyona soktuğu Iron Man ve The Incredible Hulk filmleriyle atmış olsa da, temellerinin Thor ve İlk Yenilmez: Kaptan Amerika (Captain America: The First Avenger) ile atıldığını söyleyebiliriz. Bu evrenden çıkacak filmleri bölümlere (phase) ayıran Marvel’in birinci bölümü Yenilmezler (The Avengers)’in ilk filmi ile son bulmuştu. Yenilmezler’in ardından ikinci bölümü başlatan Marvel, sırasıyla Iron Man 3, Thor: Karanlık Dünya (Thor: The Dark World), Kaptan Amerika: Kış Askeri (Captain America: The Winter Soldier) ve Galaksinin Koruyucuları (Guardins of The Galaxy) ile ikinci bölüme devam ederken özellikle Kaptan Amerika: Kış Askeri ile hikayeleri birbirlerine başarılı bir şekilde bağlamayı başardı. Bu hafta vizyona giren Yenilmezler: Ultron Çağı - Avengers: Age of Ultron  ile sinema evrenini genişletmeye devam eden Marvel, halihazırda 2019 yılına kadar vizyona girecek ve bu evreni tamamlayacak projelerin tamamını da açıkladı. Kahramanların solo performanslarıyla yer aldığı filmlerden ziyade daha önemli bir konumda bulunan “Avengers”ın son filmi Yenilmezler: Ultron Çağı, ilk filmin bıraktığı yerden devam ediyor – Yine de Kaptan Amerika: Kış Askeri‘ni izlemiş olmak bu film için daha önemli. Loki’nin asasını Hydra’nın elinden kurtaran Yenilmezler, bir süreliğine rahat bir nefes alacaklarını düşünürler fakat, ele geçirdikleri “silah”ın kullanımı konusunda ciddi bir hata yaparlar. Bu hata sonucunda Dünya’ya barış getirmeyi planlayan Yenilmezler, bu hedeflerinin aksine Dünya’yı yok etmek isteyen Ultron’un ortaya çıkmasına sebep olurlar. Bu noktada özellikle Tony Stark’ı (Robert Downey Jr.) hikayenin merkezine koyan film, son derece güçlü bir anti kahraman yaratıyor. Uzun süredir uykuda olan Ultron’un yaratım süreci ve sonrasında sergilediği tavırlar için Tony Stark’ın kötü alter egosu demek mümkün. Zira; film Tony Stark üzerinden ters köşe yapmaya çalışmayı da ihmal etmiyor. Filmin üzerinde durduğu bir diğer önemli konu ise Yenilmezler’in ekip olamaması ve bireysel egolarının oldukça fazla olması. Açıkçası, ilk filmde de üzerinde bir hayli durulan bu konu, her ne kadar Yenilmezler’in çizgi-romanlarında da sıklıkla vurgulanıyor olsa da beyazperdede kamu spotu izlenimi yaratıyor. Yenilmezler: Ultron Çağı’nın ilk filme göre en büyük avantajı, süresi boyunca ihtişamına yakışır şekilde, seyircisini bir dakika bile sıkmaması. İlk filmle kıyaslayacak olursak, kahramanların bir araya geliş serüvenini anlatmak gibi bir ihtiyaç olmadığından açılış sekansından itibaren aksiyonu neredeyse hiç kesmeyen Josh Whedon, bir kez daha hünerini gösteriyor. Lakin, film bu durumu avantaja çevirse de serinin ikinci filminde ise zayıf diyaloglara yenik düşüyor. Birçok Marvel filminin, kaliteli diyaloglarla bezenmiş mizahı bu filmde ne yazık ki yok. Seriye yeni katılan Maximoff Kardeşler, namı-diğer Quicksilver (Aaron Taylor-Johnson) ve Scarlet Witch’in (Elizabeth Olsen) filme olumlu bir hava kattığını söylemek gerekiyor. Fakat, Kick-Ass’ten hatırladığımız Aaron Taylor-Johnson, bu ikinci süper kahramanlık deneyiminde sırıtıyor. Diğer oyuncular ise bildiğiniz gibi; bugün hangi filme koysanız filmi alır götürürler. Oyunculukların karakterlere…

Yazar Puanı

puan - 74%

74%

Yenilmezler: Ultron Çağı’nı seyredip ihtişamına hayran kalmamak mümkün değil. Açıkçası, filmin getirdiği Amerikan propagandasını görmezden gelmeyi başarırsanız iki saat süren bir görsel orgazm yaşamınız mümkün. Ancak, bu kadar süper kahramanı bir araya toplayarak sadece keyifli dakikalar vadeden bir filme de hak ettiğinden fazla anlam yüklemeye gerek yok.

Kullanıcı Puanları: 3.1 ( 17 votes)
74
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi