Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl, bizlere kutlu olsun! Öncelikle bütün film aşıklarının yeni yılı kutlu olsun! Herkese iyi seneler. Fakat artık yeni yılı kutlamamız sadece bir ritüele dönüştü çünkü artık aslında kutlu olmuyor. Öncedenmiş o yeni yılı karşılamamız ve heyecanımız. Öncedendi heyecanımız çünkü çocuktuk önceden. Rüyalarımızda girerdik yeni yıla. Bulutların üzerinde gezinirken rüyalar aleminde geri sayardık saniyeleri ve yeni yıla gökkuşağının ışığında girerdik. Artık o ışık yapma küçük ampüller oldu renkli renkli, bulutlarımız ise gelecek yıl bu yıl gibi kötü olmasın umutlarımız oldu. Her yıl geçip gidiyor, her yeni yıl bir önceki gibi ansızın elimizden kayıyor.

Yılın ilk günü uyanmak çok garip değil mi? Aslında sadece yine bir gün. Güneş doğdu, güneş batacak. Bizim anlamlar yüklememizden habersiz olan gezegen rutinini tamamlayacak. Fakat bizim anlamlarımız o kadar derinleşti ki artık bu derinlikte ışıksız kaldı. Yeni yıl umutlarımız yerini bu yılın getireceklerine olan korkulara bıraktı. Ya da bir yılın daha geçmiş olması bizi masumiyetten çekip aldı. Evet yeni yıl heyecan dolu, umut dolu. Beklenen sevgilinin geri gelecek olması gibi büyük bir heyecanı barındırıyor bazen. Bazen sonsuz olasılıklarla dolu bilinmez 365 günün heyecanını taşıyor yeni yıl. Bazen de sadece yeni bir başlangıç için söz oluyor. Ama tüm bu iyi yanlarının yanında yetişkin dünyasının getirdiği yüklerle geliyor yeni yıl. İşte bu yükler için size üç gün sürecek bir filmler derlemesi hazırladım: karşınızda yeni yıl üçlemesi! Bu yeni yıl üçlemesi yeni yılın ilk üç günü size eşlik edecek. Yılın ilk günü yeni yılın neler getireceğinin korkusuyla, elinizde akşamdan kalmalığı üzerinizden alacak kahveniz ile dışarıdaki kardan sizi koruyacak battaniyenizin altında izlemeniz için ilk liste sizi bekliyor; depresyon filmleri! Gelin çocukluğumuzun toz pembeliğini ve eve tek başına kalıp hayatının macerasını yaşayan çocuk tatlılığını bir kenara bırakalım. Bir yıl daha geçti gitti. Bu yıl da gelip gidecek. Siz bu kış günü boşverin zoraki mutlu olmayı ve bu listeden bir film açarak içinizdeki depresyonu film ile dışarı atın, bu deşarj olma yoluyla ayağınızı yere sağlam basın!

Yeni Yıl Üçlemesi – 10 Depresyon Filmi!

Grave of the Fireflies (1988)

grave - of - the - fireflies - filmloverss

Isao Takahata’nın yazıp yönettiği 1988 yapımı anime izleyiciyi çocuksu bir dünyaya ama bir o kadar da yetişkinlerin dünyasına ve bu dünyanın acıları içerisine alan bir film. Akiyuki Nosaka’nın yazdığı İkinci Dünya Savaşı’nda ölmüş olan kız kardeşine bir özür mektubu niteliği taşıyan otobiyografik romandan uyarlama bir yapım Grave of the Fireflies. Sinema tarihine en içe dokunan animasyon olarak geçen film, savaş karşıtı çoğu kurgusal veya gerçek olaya dayanan filmi geçerek en içten ve güçlü filmler arasında yerini aldı. Eğer siz de yılın ilk gününü gerçekle yüzleşerek geçirmek isterseniz,bu filmi izleyerek gerçek dünyadan animasyonun kucağına kaçarak gerçekle burun buruna gelebilirsiniz!

Leaving Las Vegas (1995)

leaving - las - vegas - filmloverss

Yeni yıla giriyor oluşumuz, eski yılın tarihin tozlu sayfalarına yolculuk edecek oluşu sorunlarımızı, dertlerimizi geride bırakıyor mu? Mike Figgis tarafından yönetilen Leaving Las Vegas’a bakacak olursak, hayır! Sorunlar durduğu yerde duruyor. Tıpkı Ben’in alkol problemi gibi. Ben karısı ve çocuğu tarafından terk edilse de hatta hayata karşı artık terkedilmişlik üzerine yapışmış olsa da o hayatta alkol ile bir terk ediş yaşayamamaktadır. Tüm bu terk etme ve edememe uçurumları içerisinde Ben bir seks işçisi olan Sara ile tanışır. Gelin yılın ilk günü başka bir benlik içerisinde başka depresyon nedenlerine sahip olalım.

Taste of Cherry (1997)

taste - of - cherry - filmloverss

Abbas Kiarostami’nin yazıp yönettiği İran filmi intihar etmeyi planlayan orta yaşlı Mr. Badii’nin minimalist hikayesine odaklanıyor. İntihar etmeyi planlayan ve bu planı için yardıma ihtiyaç duyan Mr. Badii; intiharında yardım edebilecek, kendisi öldükten sonra onu gömecek bir yardımcı arıyor. Bu arayışın içsel bir yolculuk ile birleştiği filmde Badii önce Kürt bir asker ve daha sonra da Afgan bir ilahiyat öğrencisi ile konuşuyor. Fakat bu insanlar Badii’nin teklifini kabul etmiyorlar. En son Türk bir taksidermist ile yolu kesişen Badii, bu kişi ile anlaşıyor ve bu karakter Badii’nin isteğini kabul ediyor. İntihar eşiği, bunun nedeni ve buna yardımcı olma girişimi yılın ilk günü için sizce de ilginç bir seçim değil mi?

The Virgin Suicides (1999)

The - Virgin - Suicides - filmloverss

Sofia Coppola’nın unutulmaz müzikleri, renkleri ve büyüsü ile akıllara kazınmış olan filmi, Masumiyetin İntiharı. Film bir adamın kırk yıl öncesinden bir hikayeyi anlatmasıdır aslında fakat bu hikaye her zaman gizemini korumuş olan Lisbon kızları hakkındadır. Lisbon kızları anlatıcı ve diğer yakın arkadaşları ile aynı mahallede yaşayan beş kız kardeştir. Bu beş kız kardeş gençliklerinin verdiği melankoli ile büyülü bir güzellik tarafından çevrilmişlerdir ve bu genç komşularının dikkatini çekmişlerdir. Fakat bu ilginin en büyük kaynağı ise en küçük kardeş Cecilia’nın (Hanna Hall) intiharı ile baş göstermiştir. Bu intihar sonrasında masumiyet ve yaşam bir yarışa girer, realitede karşılaştığımız gibi!

Dancer in the Dark (2000)

dancer - in - the - dark - filmloverss

Björk’ü izlerken hıçkırmak, tam da yeni yıl günü kapalı hava teması için biçilmiş kaftan. Selma Jezkova genetik bir hastalığı yüzünden her gün kör olmaya yaklaşana ve oğlu ile bir karavanda hayatta kalmaya çabalayan bir kadındır. Fakat hastalığının genetik olduğu gerçeği ve oğlunun da bir gün kendisi gibi karanlığa doğru bir yolculuğa çıkarak, renklerden sonsuza kadar koparılacağını bilmesi Selma’ya hayatının tek amacını sunar. Bulabildiği kadar para bulup biriktirerek oğlunu ameliyat ettirmeye çabalayacaktır. Gelin ilk günün karanlığında karanlık ile dans etmeye ve bu dansta düşmemeye çabalayalım.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi