Geçtiğimiz yıl Genç ve Güzel (Jeune&Jolie) filmiyle adından sıkça söz ettiren yönetmen François Ozon’un son filmi Yeni Kız Arkadaşım (Une Nouvelle Amie – The New Girlfriend), 34. İstanbul Film Festivali kapsamında izleyiciyle buluştu. Yazdığı hikayeleri beyazperdeye sıra dışı aktarımıyla kendi tarzını oturtmuş yönetmenlerden biri olan Ozon, bu defa polisiye ve gerilim romanı yazarı Ruth Rendell’ın aynı adlı öyküsünden serbestçe uyarladığı bir filmle izleyici karşısına çıktı.

Yedi yaşından beri hiç ayrılmadığı, en yakın arkadaşı Laura’yı ölümcül bir hastalık sebebiyle kaybeden Claire; Laura’ya, kocası David ve minik bebeği Lucie’ye göz kulak olacağına dair söz vermiştir. Fakat, bu zamansız ölümü bir türlü kabullenmek istemeyen Claire, David ve Lucie’yle bir araya gelmekten  kaçınmaktadır. Gerilimi inceden hissettiren ve bir o kadar da etkileyici açılış sekansının ardından Laura’dan dinlediğimiz veda konuşması, izleyicinin aklına ilk şüphe tohumlarını serpiyor. Klasikleşen Ozon tarzında ilerleyen film, her an bir hamle yapıp beklenmedik bir absürtlüğe kapı açacakmış gibi ilerliyor ve beklenen anla izleyicisini buluşturmak için pek yavaş davranmıyor. 

Claire ve David’in bastırılmış duyguları, ortak kilit noktanın çözülmesiyle, yani Laura’nın ortadan kalkmasıyla su yüzüne çıkıyor. Buna rağmen David’in başlarda sadece kadın kıyafetleri giyme tutkusu, onun cinsel yönelimleri hakkında izleyiciyi ters köşeye yatırıyor. Claire ise aslında belki de yıllardır Laura’ya karşı hissettiği gizli duygularını David’in kadın görünümlü erkekliği üzerinden sorguluyor. David’in alter egosu olarak yaratılan Virginia figürü, Claire’e yeni bir “en iyi kız arkadaş” alternatifi sunarken, aynı zamanda Claire’in de alter egosu olarak yorumlanabilir. Kendi cinsel kimlikleriyle tanışan bu iki karakter arasında bir tercih yapacak olursak; daha pasif bir protagonist (ana karakter) diyebileceğimiz Claire, hikayenin asıl kahramanı. 

Tüm bu olan bitene rağmen Ozon’un eşcinsellik konusunu fazla suya sabuna dokunmadan, liberal bir bakışla ele alması negatif bir eleştiri olarak değerlendirilebilir. Gizli eşcinsellik, transseksüellik ve biseksüellik temaları üzerinden ilerleyen konu, yüzeysel yaklaşımlarla zaman zaman havada kalıyor. David’in kadın giysileri giymesinin altında yatan sosyolojik ya da psikolojik sebeplerin izleyici tarafından yorumlanmasına izin verilmiyor ve bu, yer yer hortlayan bir tutku olarak lanse ediliyor. Özellikle de David’in kendini keşfediş süreci işlenmiyor.

Genel gidişat açısından Almodovar’ın Annem Hakkında Her Şey (Todo sobre mi madre) filmini akıllara getiren Yeni Kız Arkadaşım, iyi bir yönetmenin orta halli bir filmi olarak değerlendirilebilir. Türler arası geçiş denemelerine bu filmde de devam eden François Ozon, yeni bir şeyler söylemektense aynı hikayeyi kendi tarzında yorumlayarak, kariyerinin en iyi işlerinden biri olan Evde (Dans La Maison) kadar sağlam olmasa da, bu defa Ricky kadar eğlenceli ve izlemesi zevkli bir masal anlatıyor. 

Geçtiğimiz yıl Genç ve Güzel (Jeune&Jolie) filmiyle adından sıkça söz ettiren yönetmen François Ozon’un son filmi Yeni Kız Arkadaşım (Une Nouvelle Amie - The New Girlfriend), 34. İstanbul Film Festivali kapsamında izleyiciyle buluştu. Yazdığı hikayeleri beyazperdeye sıra dışı aktarımıyla kendi tarzını oturtmuş yönetmenlerden biri olan Ozon, bu defa polisiye ve gerilim romanı yazarı Ruth Rendell’ın aynı adlı öyküsünden serbestçe uyarladığı bir filmle izleyici karşısına çıktı. Yedi yaşından beri hiç ayrılmadığı, en yakın arkadaşı Laura’yı ölümcül bir hastalık sebebiyle kaybeden Claire; Laura’ya, kocası David ve minik bebeği Lucie’ye göz kulak olacağına dair söz vermiştir. Fakat, bu zamansız ölümü bir türlü kabullenmek istemeyen Claire, David ve Lucie’yle bir araya gelmekten  kaçınmaktadır. Gerilimi inceden hissettiren ve bir o kadar da etkileyici açılış sekansının ardından Laura’dan dinlediğimiz veda konuşması, izleyicinin aklına ilk şüphe tohumlarını serpiyor. Klasikleşen Ozon tarzında ilerleyen film, her an bir hamle yapıp beklenmedik bir absürtlüğe kapı açacakmış gibi ilerliyor ve beklenen anla izleyicisini buluşturmak için pek yavaş davranmıyor.  Claire ve David’in bastırılmış duyguları, ortak kilit noktanın çözülmesiyle, yani Laura’nın ortadan kalkmasıyla su yüzüne çıkıyor. Buna rağmen David’in başlarda sadece kadın kıyafetleri giyme tutkusu, onun cinsel yönelimleri hakkında izleyiciyi ters köşeye yatırıyor. Claire ise aslında belki de yıllardır Laura’ya karşı hissettiği gizli duygularını David’in kadın görünümlü erkekliği üzerinden sorguluyor. David’in alter egosu olarak yaratılan Virginia figürü, Claire’e yeni bir “en iyi kız arkadaş” alternatifi sunarken, aynı zamanda Claire’in de alter egosu olarak yorumlanabilir. Kendi cinsel kimlikleriyle tanışan bu iki karakter arasında bir tercih yapacak olursak; daha pasif bir protagonist (ana karakter) diyebileceğimiz Claire, hikayenin asıl kahramanı.  Tüm bu olan bitene rağmen Ozon’un eşcinsellik konusunu fazla suya sabuna dokunmadan, liberal bir bakışla ele alması negatif bir eleştiri olarak değerlendirilebilir. Gizli eşcinsellik, transseksüellik ve biseksüellik temaları üzerinden ilerleyen konu, yüzeysel yaklaşımlarla zaman zaman havada kalıyor. David’in kadın giysileri giymesinin altında yatan sosyolojik ya da psikolojik sebeplerin izleyici tarafından yorumlanmasına izin verilmiyor ve bu, yer yer hortlayan bir tutku olarak lanse ediliyor. Özellikle de David’in kendini keşfediş süreci işlenmiyor. Genel gidişat açısından Almodovar’ın Annem Hakkında Her Şey (Todo sobre mi madre) filmini akıllara getiren Yeni Kız Arkadaşım, iyi bir yönetmenin orta halli bir filmi olarak değerlendirilebilir. Türler arası geçiş denemelerine bu filmde de devam eden François Ozon, yeni bir şeyler söylemektense aynı hikayeyi kendi tarzında yorumlayarak, kariyerinin en iyi işlerinden biri olan Evde (Dans La Maison) kadar sağlam olmasa da, bu defa Ricky kadar eğlenceli ve izlemesi zevkli bir masal anlatıyor. 

Yazar Puanı

Puan - 67%

67%

François Ozon, yeni bir şeyler söylemektense aynı hikayeyi kendi tarzında yorumlayarak, kariyerinin en iyi işlerinden biri olan Evde (Dans La Maison) kadar sağlam olmasa da, bu defa Ricky kadar eğlenceli ve izlemesi zevkli bir masal anlatıyor.

Kullanıcı Puanları: 4.25 ( 3 votes)
67
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi