Rıdvan Akar’ın eserinden uyarlanan, Senaryosunu Selin Tunç’un yazdığı, yönetmenliğini Erol Özlevi’nin yaptığı Sürgün, 20 Aralık’ta vizyona giriyor. Filmin başrollerini Saadet Aksoy, Tolgahan Sayışman, Mahir Günşiray ve Ruhsar Öcal paylaşıyor.

Filmde; Büyükadalı, zengin bir Rum ailenin kızı Eleni ile faytoncunun oğlu Sedat’ın, çocukluk yıllarında başlayan imkansız aşkları ve onların gözünden, Bakanlar Kurulunun 16 Mart 1964 tarihli “sürgün” kararıyla yaşanan trajedi ele alınıyor.

O yıllarda Büyükada’ da; Rumlar ve Türkler barış ve kardeşlik içinde yaşarlar. Herkes birbirinin inancına saygı duyarak komşuluk ilişkilerini çok sıcak bir ortamda yürütürler. Adada yaşayan ve Edebiyat Fakültesinde okuyan 5 genç; Eleni-Sedat-Nazlı ve Sotiri yakın arkadaşlardır. Çocukluklarından beri birbirlerine aşık olan Eleni ve Sedat son sınıfta mezun olmalarına kısa bir süre kala evlenmeye karar verirler. Ancak Sedat yoksul bir faytoncunun oğlu, Eleni ise başarılı ve varlıklı bir babanın kızıdır. Sedat’ın faytoncu babasının itirazına rağmen yine de Eleni’ yi istemeye giderler ancak büyük bir hayal kırıklığı yaşanır. Çünkü Eleni’nin babası Stavro, inanç farklılıklarını ve Sedat’ın yoksulluğunu öne sürerek bu aşka şiddetle karşı çıkar. Gençler yıkılmıştır!

Ülkede, Türkiye Yunanistan ilişkilerinin gerginliği herkesi huzursuz eder. Hükümet, Yunan pasaportlu vatandaşlara sürgün kararı çıkartır. Stavro’ da sürgün edilecekler arasındadır ve birkaç gün içinde yanında bir valiz ve az miktarda bir parayla sınır dışı edilir. Uğurlamaya Büyükada’da ki tüm dostlar gelir, birbirlerinden gözyaşları içinde ayrılırlar. Eleni ve annesinin Türk pasaportları olduğu için onlar, Eleni’nin okulu bitene kadar İstanbul’ da kalırlar. Atina’ ya, gitmekle sevdiği adamın yanında kalmak arasında seçim yapmakta zorlanan Eleni çok mutsuzdur. Bu arada Stavro’ nun fabrikası satışa çıkar. Fakat fabrikanın parasını iki kadının tek başına yurt dışına çıkartmaları imkansızdır. Sedat onlara yardım etmeyi teklif eder. Aynı zamanda profesyonel yüzücü olan Sedat, Eleni ve annesiyle beraber sınıra gelir. Fabrikanın satışından sağlanan parayı balıkadam giysilerinin içine saklayarak nehrin karşı yakasına, Stavro’ ya ulaştırır. Ancak dönüşte yakalanır. Casuslukla suçlanır ve hüküm giyer. Cezaevindeyken ona Ada isimli bayan bir avukat yardımcı olur.

Ada, bir yandan Sedat’ ın suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışırken, öte yandan Eleni ile birbirlerine ulaşmalarına da engel olur. Çünkü o da Sedat’ a aşıktır. Bu arada Stavro’da bu aşka karşı çıkmaya devam eder. Eleni Atina’ da, Sedat hapiste, yıllarca birbirlerinden ayrı düşerler. Sedat hapis yıllarında hikayesini yazmaya başlar. Kalemi sağlam olan bu edebiyat fakültesi mezunu gencin “Sürgün” isimli kitabı, cezaevi yıllarında basılır. Kitap; Stavro’nun da eline geçer ama uzun süre kızından saklar. Yıllar sonra kitabı bulan Eleni, tüm gerçeği öğrenir ve tekrar Sedat’ı bulmak ümidiyle Atina’dan İstanbul’a gelir. Ancak kendisini bekleyen acı sürprizden habersizdir.

[youtube video_id=”q1HgR2uZsZw” width=”600″ height=”350″]

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi