Türkiye şartlarında film çekmenin çok kolay olduğu söylenemez. TAFF ve BKM gibi yapım firmalarının arkasında durduğu ana akım filmleri hariç tutacak olursak, isim yapmış ve kendi izleyici kitlesini oluşturmuş birkaç sinemacı dışında fon veya yapımcı bulmak, film çekmek, çekilen bu filmleri tekelleşen sinema zincirlerinden arta kalan sinema salonlarında vizyona sokmak veya en basitinden vizyon tarihi geldiğinde düzgün bir dağıtım ağına katılarak uzun süre emek verdiğiniz filminizi geniş kitlelere ulaştırmak pek mümkün değil. Son yıllarda özellikle yerli festivallerde ödül alan veya Başka Sinema dağıtımıyla vizyona giren kaliteli yapımların arkasında İstanbul Film Festivali kapsamında düzenlenen Köprüde Buluşmalar olduğunu görüyoruz. Köprüde Buluşmalar’ın yanı sıra Türkiye’nin bir diğer en büyük festivali !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin düzenlediği Sundance Lab Türkiyeli genç yönetmenlere büyük fırsatlar yaratıyor. Türkiye’deki Sinema sektörünün önde gelen isimleri bu konuyla yakından ilgili olsa da, birçok genç sinemacı bu imkanlar hakkında kulaktan dolma bilgilere sahip. Bu sebeple bu konularla ilgili elimizden geldiğince bilgi verebileceğimiz, film geliştirme atölyeleriyle ilgili birinci ağızdan yetkililere ve bu imkanları tecrübe etmiş isimlere mikrofon uzatacağımız bir yazı dizisi başlatmak istedik. Hem İstanbul Film Festivali’nin Köprüde Buluşmalar’ı hem !F İstanbul’un Sundance Lab’i hem de diğer atölyeler hakkında detaylı bilgi vermeye çalışacağamız bu yazı dizimize başvuruları kısa süre önce açılan ve 22 Şubat’a kadar başvuru almaya devam edecek olan Köprüde Buluşmalar’ın Work in Progress ayağından başlamak istedik. Umuyorum ki, konu ve konularla ilgili kafalarda bulunan soru işaretlerini elimizden geldiğince cevaplandırabiliriz.

Bu yıl 36. İstanbul Film Festivali kapsamında 12. kez düzenlenecek olan Köprüde Buluşmalar’ın Work in Progress atölyesi 13-14 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek ve başvuru için açıklanan son gün 22 Şubat. Her sene duyurulan bu tarihler dikkat çekiyor ancak işlevselliği tartışılır; bu sebeple gelin nedir bu Work in Progress atölyesi, kısaca onu açıklamaya çalışalım.

Work in Progress Nedir?

Work in Progress’i kısaca açıklayacak olursak, post prodüksiyon aşamasındaki uzun metraj film ya da belgesellerin yönetmen ve yapımcılarının sektörün önde gelen uluslararası dağıtımcılarına fon ve market temsilcilerine sunulduğu ve kendilerini tanıtma imkanı yakaladıkları bir bölüm diyebiliriz. IKSV’nin sitesinde bulunan bilgilere göre başvuru için istenen belgeler şu şekilde;

  • Logline
  • Sinopsis (her biri en fazla 300 kelime) – Türkçe ve İngilizce
  • Yönetmen görüşü (her biri en fazla 300 kelime) – Türkçe ve İngilizce
  • Yapımcı görüşü (her biri en fazla 300 kelime) – Türkçe ve İngilizce
  • İzleyici hedefleri ve etki
  • Yönetmen ve yapımcının biyografisi (her biri en fazla 150 kelime) ve filmografisi- Türkçe ve İngilizce
  • Köprüde Buluşmalar’dan beklentiniz nedir?
  • Yapım şirketi filmografi (her biri en fazla 150 kelime) Türkçe ve İngilizce
  • Filmin kaba/offline kurgusu veya filmin hikayesi hakkında fikir veren en az 15 dakikalık kurgu – Online link ve İngilizce altyazılı olarak (parola ile)
  • Yönetmenin daha önce gerçekleştirdiği filmler (varsa İngilizce altyazılı) – Online link olarak (parola ile)

Yukarıda paylaştığımız koşulları yerine getirerek başvuru yapan filmler arasından 5 proje seçiliyor. Bu 5 projeden 10 ve ek olarak en az 50 dakikalık olmak üzere, kaba kurgularını Köprüde Buluşmalar’a göndermeleri bekleniyor. Yönetmen ve yapımcılar Mart ayında, Köprüde Buluşmalar danışmanı Tobias Pausinger ve yöneticisi Gülin Üstün ile birebir toplantı yapıyor. Nisan ayında ise seçilen filmlerin yönetmen ve yapımcıları pazarlama, sosyal medya, kitle fonlama yöntemleri ve sunum teknikleri üzerine eğitim alıyorlar ve sunum provası yapıyorlar. Bu sayede sunum teknikleri konusunda ayrıntılı bir eğitim almış olan katılımcılar, hem sunumun olmazsa olmaz noktalarını öğreniyor hem de uluslararası dağıtımcılar ile bir araya gelerek isimlerini ilk ağızdan duyurabiliyorlar.

Hangi filmler Work in Progress’e katıldı?

Şimdiye kadar yaptığımız görüşmelerden yola çıkacak olursak aşağıda bahsedeceğim para ödüllerinden ziyade bu isimlerle bir araya gelmek Work in Progress’in en önemli ayağı olarak gözüküyor. Bu isimlerin sadece bu film için verdiği katkılar değil, yönetmenlik kariyeri süresince çok daha doğru kişilerle irtibat halinde olmalarına yardımcı olduğu neredeyse tüm yönetmenlerin hem fikir olduğu bir konu. Örnek verecek olursak ülkemizin bu sene Oscar aday adayı olarak belirlediği Kalandar Soğuğu’ndan, işçi cinayetlerini konu alıyor olmasının yanı sıra, oldukça başarılı bir ilk film olarak dikkat çeken Babamın Kanatları’na ve yine Mavi Bisiklet, Sivas ile Ana Yurdu gibi birçok başarılı yapım Working Progress’e katılmış filmler. Köprüde Buluşmalar’ın yaptığı bu seçimler ve filmlerin başarılı olması bir title görevi görüyor bile denebilir. Hatta biraz iddialı olacak lakin bir filmin Köprüde Buluşmalar’a katılmış olması onun başarısını deyim yerindeyse kanıtlıyor diyebiliriz.

Work in Progress’in sunduğu imkanlar neler?

Köprüde Buluşmalar yetkilileriyle görüştüğümüzde öğrendiğimiz ve kendilerinin de internet siteleri üzerinden açıkladığı üzere bu yıl geçtiğimiz yıllardan farklı olarak post prodüksiyon ödülünü Color Up verecek. Bu ödül projenin renk düzenleme ve online kurgu işlenmelerini kapsaması açısından önemli gözüküyor. Ayrıca yine bu sene de verilecek olan Başka Sinema ödülü de katılımcılara avantaj sağlıyor. Bu ödülle filmin tamamlanmasının ardından kazanan yapıma Başka Sinema salonlarında sanal baskı bedelinden muaf gösterim hakkı tanınıyor. Küçük bir detay olarak gözükse de vizyon aşamasında yardımı olacağı kuşku götürmez bir gerçek.

Post prodüksiyon ödülü ise geçtiğimiz yıllarda Digiflame tarafından veriliyormuş. Ancak bu yıl Digiflame post prodüksiyon ödülünü Komşular bölümünde veriyor. Kısaca lafı açılmışken Komşular bölümünden bahsedecek olursak Köprüde Buluşmalar’ın 2005 yılından beri düzenlediği bir bölüm. Film Geliştirme Atölyesi’nin bir alt başlığı olarak düşünülebilecek olan bu bölümde, uluslararası platformda ülkelerin film merkezleri ya da bilinen yapımcıları aracılığıyla projeler davet ediliyor. Buradaki amaç benzer kültürel yapılardan, ortak dertlerden ve benzer çözüm arayışlarından faydalanarak yeni uluslararası iş birliklerine önayak olmak ve komşu ülkelerden sinemacılarla ilişkileri başlatıp geliştirmek.

Work in Progress’e katılan Ceylan Özçelik konuğumuz olacak!

Köprüde Buluşmaların düzenlediği bir başka atölye olan Film Geliştirme Atölyesi hakkında da önümüzdeki haftalarda daha detaylı bilgi veriyor olacağız. Akıllarda soru bırakmamak adına çok kısa özet geçecek olursak Film Geliştirme Atölyesi’ne henüz senaryo aşamasındaki projeler dahil olabiliyor. Yani, Work in Progress’e göre daha yolun başında olan sinemacılar için önemli. Hatırlatmakta fayda var, Film Geliştirme Atölyesi’nin bu seneki sonuçları 30 Ocak’ta açıklanacak.

Yazımızı noktalarken önümüzdeki hafta, geçtiğimiz yıl düzenlenen Work in Progress kapsamında büyük ödülü kazanan ve hem ulusal hem de uluslararası sularda ses getireceğine inandığımız Kaygı filminin yönetmeni Ceylan Özçelik ve yapımcısı Armağan Lale ile özellikle Work in Progress üzerine yaptığımız, kendilerinin önerilerini dinlediğimiz söyleşimizi sizlerle paylaşıyor olacağız.

Yazı dizimiz devam ederken, bu konuyla ilgili olarak kafanıza takılan her ne var ise bizlerle iletişime geçebilir, sizler için yetkililerden gerekli cevapları almak için çaba göstereceğimize emin olabilirsiniz. İyi pazarlar.

Work in Progress başvuruları için buraya tıklayarak bilgi alabilir, başvuralarınızı en altta bulunan linkten yapabilirsiniz. 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi