Wim Wenders 65. Berlin Film Festivali’nde yeni filmi Every Thing Will Be Fine ve filmde kullandığı 3D teknolojisi hakkında açıklamalarda bulundu.

Berlin Film Festivali’ne birçok kez katılmış olan Wim Wenders için bu yılki festival daha özel bir anlam taşıyor. Zira Alman yönetmen 3D teknolojisiyle çekilmiş yeni filmi Every Thing Will Be Fine ile Onursal Altın Ayı Ödülü’nün sahibi olacak. Ayrıca yönetmenin başarılarına ithafen, festivalde 87. Oscar Ödülleri adayı The Salt of the Earth belgeselinin de dahil olduğu, kendisine ait on filmin gösteriminin yapılıyor olması da ayrı bir önem arz ediyor. Wenders yine de bu onurun kendisine değil, yaptığı işlere ait olduğunu dile getirmekten de geri durmuyor.

“Eğer tuzağa düşer de herhangi bir ödülün sizi daha iyi bir insan ya da yönetmen yapacağını düşünürseniz, yanılırsınız.”

everything-will-be-fine-filmloverss

Wenders, James Franco ve Charlotte Gainsbourg’un başrollerde yer aldığı, suçluluk ve sancılı bir bağışlanma arayışı üzerine kurgulanmış Every Thing Will Be Fine ile elde ettiği başarıdan duyduğu memnuniyeti dile getirmeyi ihmal etmezken, bu başarıda filmin senaristi Bjørn Olaf Johannessen‘in de büyük payı olduğunu ifade ediyor.

“Benim için çok nadir olsa da bunu hayatımda ikinci defa yaşıyorum; senaryoyu aldım, okudum ve beğendim. Bir sürü senaryo elime ulaşır fakat hiçbirini yapmam. Bono’nun gönderdiği Million Dolar Hotel’in taslağı dışında, ona tutulmuştum. Bu senaryonun sahibi gençle, birkaç sene önce Sundance Lab’de jüri üyesi olduğum bir senaryo yarışmasında tanışmıştım. Nowhere Man senaryosu ile kazanan isim Johannessen idi, dahası senaryo olağanüstüydü, çok beğenmiştim ve ilk kıvılcımı yaratan da buydu. Bir sonraki senaryosunu bana göndermesini istedim, bu süreç üç dört yıl kadar sürdü. Fakat senaryoyu okuduğum an, yazanın Johannessen olduğunu hemen anladım ve bayıldım.”

franco-gainsbourg-filmloverss

Every Thing Will Be Fine, Wim Wenders’ın 3 boyutlu belgeseli Pina’dan sonraki ilk uzun metraj filmi. Pina’da elde ettiği başarıyı yeni filmiyle de yakalayan Wenders, 3D formatını duyguları açığa çıkarmanın bir yolu olarak gördüğünü ve bunu aynı şekilde drama için de kullanabileceğini fark ettiğini söylüyor ve ekliyor:

“3D’nin sadece dans ve mimariden ibaret olmadığını fark ettim. Herkes derinlikten bahsediyordu, 3D’nin elbette derinliği var, fakat en çarpıcı tarafı nesnelerin ve kişilerin yükselişe geçen varlığı. Büyüten bir etkisi var, sanki bir büyüteç gibi her şeyi ön plana çıkarıyor. Bu filmi yapacak olursak, filmi finanse etmenin bile birkaç yıl süreceğinin farkındaydım. Fakat söz konusu 3D olunca gelecek için umutluydum. Popüler olacağını biliyordum, zira gerçek olmak için fazla iyiydi.”

The Salt of the Earth ve Every Thing Will Be Fine filmleri ile dolu dolu bir yıl geçiren Wim Wenders, Berlin Film Festivali sonrası için henüz bir planı olmadığını dile getirirken bile merak uyandırmaya yetiyor.

Hazırlayan: Damla Durmaz

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi