Westworld 1. sezon 7. bölüm Trompe L’Oeil beklenen gerçekleri nihayet gün yüzüne çıkarırken; ölüp ölüp dirilmeyle oluşan kırılamaz döngünün yalnızca biraz endişe, biraz nefret, biraz da suçluluk duygusuyla beslendiğini gösterdi.

***Bu yazı Westworld 1. sezon 7. bölüme dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Westworld’ün yayınlanan yedinci bölümü Trompe L’Oeil, Delos’a dair şu ana dek bildiklerimizi bile unutturacak bir olay örgüsünü önümüze atıp sonra da hiçbir şey olmamış gibi geri çekildi. Altıncı bölümde ön plana çıkan The Man in Black (Ed Harris) ve Teddy (James Marsden) bu kez yerini Dolores (Evan Rachel Wood) ve William (Jimmi Simpson)’a bıraktı. Dolores’in Westworld cephesinde kilit bir karakter olduğunun farkındayım; ancak Dr. Robert Ford (Anthony Hopkins), sağ kolu Bernard Lowe (Jeffrey Wright) ve isyancıların başı Maeve (Thandie Newton)’i gördüğüm anlardaki mutluluğu ve zevki başka hiçbir karakterle yaşayamıyorum. Dolores ve William’a değinmeden hemen önce günün anlam ve önemine sadık kalarak Bernard Lowe, Robert Ford ve Theresa Cullen (Sidse Babett Knudsen) üçgeninin detaylarına inmek istiyorum.

Hiçbir ayrıntıyı gözden kaçırmamak için en baştan başlayalım. Yedinci bölüm, Bernard’ın geçmişiyle ve oğlu Charlie ile yüzleştiği rüyasıyla başladı ki yaşanacaklar için bir ön hazırlık olduğunu rahatlıkla hissettik. Son birkaç bölümdür Bernard’ın Arnold ile olan bağlantısı üzerinde yeterince tartışıyoruz zaten. Özellikle Robert Ford’un ailesinin, yani Arnold tarafından yeniden yaratılan ailesinin yaşadığı evde Bernard’ın yaşadığı şok ve bu doğrultuda Ford’u en başta görememesi zaten bizi bu noktaya getirmişti. Elsie ile birlikte peşine düştüğü veri takibi işin içine ister istemez Theresa Cullen’ı da sokmuştu haliyle. Ford’un ve Cullen’ın anlaşamadığı gün gibi ortadayken, önem arz eden tek nokta Bernard’ın girişimleriydi. İşte bu karmaşanın tam da göbeğine düştüğümüz yedinci bölüm pek çok sırrın da ortaya çıkmasına vesile oldu.

Westworld 1. Sezon 7. Bölüm: Gerçek Mi Daha Önemli, Yoksa Zaman Mı?

Olayların gittikçe arapsaçına döndüğü bir anda kurul temsilcisi Charlotte Hale, önce Bernard’ı sonra da Ford’u devre dışı bırakmak için yanına hem en doğru hem de en yanlış kişiyi aldı: Theresa Cullen. Ford’un yeni anlatısı için kaynakların yarısını kullanıyor olması ne kurulun ne de Cullen’ın gözünden kaçmadı; ancak kazdıkları kuyuya kendilerinin düşebileceği ihtimali üzerinde de belli ki hiç durmadılar. Ford’un ipini çekmek için atılan ilk adım elbette ki beklenmedik bir hamle olmalıydı. Bu durumda kısa çöpü ne yazık ki Clementine çekti. Dalgınlık anlarında robotların anılarının tam olarak silinmediğini öne sürerek, Delos’un temelini oluşturan ve sözde büyük bir soruna yol açan ‘kodlar’da yapılan hataların sorumlusu da Bernard oldu tabii ki. Bernard’ın kovulma anında Ford’un bakışları çok şey anlatmıştı aslında. Bir sonraki adımda Bernard’ın Cullen’ı alıp takip edilmeyen bölgedeki eve götürmesinden sonra yaşananlar ise beklentilerimiz doğrultusunda olduğu halde yutkunmamıza sebep olacak kadar önemliydi. Hele ki Bernard’ın ağzından çıkacak her kelimeyi pürdikkat beklemek apayrı bir heyecan iken. Tıpkı aklını en çok insanların karıştırdığını söylemesi gibi. Dahası, Cullen’ın gördüğü ama Bernard’ın göremediği o kapı Westworld’ün çözülmeyi bekleyen sırlarına bir adım daha yaklaştırdı ve tabii ki aradığımız cevapların bir kısmına da.

westworld-1-sezon-7-bolum-ford-filmloverss

Peki, o kapının ardında bizi bekleyen neydi? Daha ilk bakışta Ford’un kontrolü altında olan bu tesisin, Bernard’ın Dolores’e Alice in Wonderland’den bir pasaj okuduğu ve Dolores’in labirenti ilk kez duyduğu odayla neredeyse bire bir uyumlu olduğunu görmek mümkün. Bernard’ın Arnold ile bağlantısını ortaya çıkaran en önemli kanıtlardan biriyle tekrar yüzleştiğimizi zannederken, Cullen’ın bulduğu ve ilk nesle ait olan çizimler ‘işte buraya kadarmış’ dedirtti. Robert’ın küçüklüğünün ve Dolores’in çizimlerinden çok Bernard’ın çizimine odaklandık haliyle. Bernard elbette ki kendisinin farkına varmadı ve çok geçmeden Ford yanı başlarında beliriverdi. Bernard hakkındaki gerçekleri çoktan sindirmiş olmama rağmen, Ford’un kontrolünde olan ve ‘gerçek’ bir insanı tek bir kelimeyle öldürebilen Bernard’ı görmek üzüntü verici açıkçası. Her ne olursa olsun Bernard’ın kendisine ait bir benliği ve bilinci olabileceği fikrini benimsemek istedim başından beri, Ford’un birkaç saniye içinde yaşananları zihninden silmesini değil.

Robert Ford, Theresa Cullen’ın yokluğunu kurula nasıl açıklayacak? Robert Ford’dan bahsediyoruz, elbette ki bunu da kılıfına uyduracaktır. Halihazırda o gizli tesiste ince ince işlenen robot Cullen’ın bire bir kopyası olan bir androide dönüşmeyi bekliyordur belki de. Bernard sayesinde her şeyden haberi olduğu düşünülürse, Ford’un tesiste yeni ve etkili bir köstebeğe hayır diyeceğini hiç sanmıyorum. Kendisinin de net bir şekilde vurguladığı üzere, kendi elleriyle inşa ettiği bu dünyayı bir çırpıda yerle yeksan etmeye niyeti yok Ford’un. Hal böyle olunca, geriye ne kurul kalacak ne de ayağına takılan ufak taşlar. Kusursuz plan yapmakta usta olan Ford da bir yerde patlayacaktır kuşkusuz ama önemli olan buna sebebiyet verecek kişi ya da kişilerin kim olacağı. Kim bilir, belki de Ford için çok değerli olan Bernard/Arnold’un ellerinden olur bu son.

Westworld 1. Sezon 7. Bölüm: Kapı Çalar, Gelecek İçeri Girer

Gelelim Bernard’a. Ford’un kontrolüyle tıpkı diğerleri gibi kendilerini incitecek hiçbir şeyin farkına varmayan Bernard olan biteni anlamaya çalışırken, can alıcı bir noktaya değinir: ailesi ve ölen oğlu Charlie. Bu doğrultuda üzerinde durabileceğimiz iki nokta var. Ya Bernard’a da bir robot olarak ‘seçilmiş’ bir geçmiş yüklendi ve ona bir oğul, bir eş, bir aile verildi; ya da arasında bir bağ olduğu su götürmez bir gerçek olan Arnold’un hayatı, geçmişi tamamıyla Bernard’a aktarıldı. Yani Charlie de, Charlie’nin ölümü de Bernard’ın değil, Arnold’un anıları ki bu olasılık hem gerçekçi hem de mantıklı. Arnold öldü mü, öldürüldü mü, bunda Ford’un parmağı var mı yok mu hala bilmiyoruz ama Arnold’u bir kere kaybeden Ford buna ikinci defa izin vermeyecektir. Cullen’ı ya da diğerlerini gözden çıkarması gerekse bile. Bir de Cullen bizim bilmediğimiz hangi bilgilerle aramızdan ayrıldı merak ediyorum. Dolores’in çiziminde Dolores’in adını gördük, fakat Bernard’ın çiziminde yalnızca Cullen’ın korku ve şaşkınlıkla dolu bakışlarına tanık olduk. Bilmek istediğimiz tek bir şey vardı halbuki: Bernard’ın çiziminde Bernard mı yazıyordu, yoksa Arnold mu? Ne fark eder ki ikisi de aynı kişiyi ya da zihni ifade etmiyor mu diyebilirsiniz. Ancak o çizimde yazan isim her şeyi değiştirebilir. Şöyle ki eğer Bernard olarak tasarlanmışsa, Bernard’ın yaşamıyla, zihniyle, olaylara ilgisiyle ya da ilgisizliğiyle Arnold’u yeniden yaşatan bir android olduğunu düşüneceğim. Yok, eğer Arnold olarak tasarlanmışsa, yaklaşık 35 yıl önce ölen/öldürülen Arnold’un fiziksel olarak tıpatıp Bernard ile aynı kişi, yani Jeffrey Wright olduğunu düşüneceğim. Yedinci bölüm dahilinde merak ettiğim, aklımı kurcalayan tek gizem bu diyebilirim. Bunu destekleyebilecek pek çok kanıt da var aslında. İlk nesle ait robotlara seslenen ‘Arnold’u duyduğumuzda bir bakıma Jeffrey Wright’ı duyar gibiyiz ya da Ford’un Bernard’ı Arnold’a benzememesi için uyarması, Arnold diye babasının fotoğrafını göstermesi hep aynı hedefi gösteriyor. Theresa’nın ölmeden önce Arnold’u ormana Bernard’ın götürüp götürmediğini sormasına karşılık ‘Hayır, o günlerde burada değildi.’ cevabını aldığını da unutmamak gerek. Bütün parçaları birleştiriyorum ama bir tek Bernard/Arnold’un Ford’un kontrolünde olduğunu kabullenmek istemiyorum. Gerçekten üzücü.

westworld-1-sezon-7-bolum-maeve-filmloverss

Tüm bunlar bizi bir kez daha Westworld’ün zaman çizgisine getiriyor. Parkın açılmasından önce Arnold’un yer aldığı dönem (Bernard/Arnold’un Dolores’e labirentten bahsetmesi ve Alice in Wonderland’den bir pasaj okuması), Arnold’un ölümünden sonra Dolores ve William’ın yer aldığı yaklaşık 30 yıl önceki dönem ve The Man in Black’in yer aldığı şu anki dönem (William/The Man in Black’in labirenti bulma çabası). Bu üç ayrı zaman dilimi gayet mantıklı bir şekilde ilerliyor hikayede. Buradan yola çıkarak Dolores ve William’a gelirsek, ilişkilerine boyut atlatan ikilinin bundan sonra nasıl bir yol izleyeceği önemli bizim için. Artık hayalindeki evini bulduğunu düşünen Dolores’in, William’ın gerçek benliğini ortaya çıkarmasında büyük bir etkisi olduğu aşikar. Birlikte girdikleri bu yol bir şekilde ikiliyi labirentin izlerine götürecektir, götürmesi de gerekiyor. William’ın 30 senedir geldiğini fakat bu sefer dönmeyeceğini söylemesine sebep olan o labirent robotların Westworld’den kaçış bileti mi, yoksa onların test edilmesi için oluşturulan bir kurmaca mı bilemiyorum. Ancak üç ayrı zaman diliminin dönüp dolaşacağı yer bu gizemli labirent ve Arnold muamması. Gizemin çözülmesinde bir de Maeve faktörü var. İdrak etme konusunda pek çoğunun önüne geçen Maeve’in varlığından henüz haberdar olan yok gibi Felix ve Sylvester dışında. İlk bölümden itibaren sessiz ve derinden gelen bir devrimin Maeve önderliğinde gerçekleşeceği de kesinleşmiş gibi duruyor. Bu devrimin yolu da belli ki labirentle kesişecek. Maeve’in güncellenmiş hali göz önünde bulundurulursa, The Man in Black’in labirent için Maeve ile buluşması iyi bir seçenek olabilir. Elsie ise hala kayıp. Kuvvetle muhtemel Bernard’dan haber alan Ford, Elsie’yi bir köşede saklıyordur zamanı gelince kullanmak için.

Westworld sanki bir matruşka ve her bölüm sonrasında bir kabuk daha atıyoruz. Amaç Jonathan Nolan ve Lisa Joy’un gerçekleri bir kağıda yazıp attığı en içtekine ulaşmak. Aslında planlar kusursuz gibi duruyor, olayları kavramak oldukça basit, teoriler yerli yerine oturuyor ama işte bu basitliğin altında yatan karmaşa çekici kılıyor Westworld’ü. Ya hayretle sona geleceğiz ya da bütün bunlara değmedi diyeceğiz.

Oya gibi işlenen bir olay örgüsünün heba olmamasını dileyerek sizi sekizinci bölüm fragmanı ile baş başa bırakıyorum.

https://www.youtube.com/watch?v=0o-ElRp3H4Y

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi