Westworld 1. sezon 3. bölüm “The Stray” gösterdi ki kendi iç sesini dinleyerek bir maceraya atılanlar, dünyanın gerçekliğine ve değişime karşı koyamazlar. Hele ki bu değişimin bir parçası olmaktan haz duyuyorlarsa, intikam duygusu ölüm korkusundan da üstün. Gerçeğe giden tek yol ise özgürlük.

***Bu yazı Westworld 1. sezon 3. bölüme dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Korkaklar, ölmeden önce defalarca ölür; cesur insan ölümü bir kere tadar…

-Shakespeare

Westworld’ün üçüncü bölümü, Bernard (Jeffrey Wright)’ın parkta yaşanan sorunların yalnızca bir güncelleme hatasından kaynaklanmadığını düşünmesinden mütevellit Dolores (Evan Rachel Wood)’in derinliklerine inmesiyle başlıyor. Ancak bu kez yanında bir hediye de getiriyor. Alice’s Adventures in Wonderland’den bir pasajı Dolores’e okutarak tepkilerini ölçmeye çalışıyor.

“Aman Tanrım! Bugün her şey de amma acayip ha! Oysa daha dün her zamanki gibiydi. Acaba dün gece değiştim mi ben? Dur bakayım düşüneyim: bu sabah kalktığım zaman gene önceden olduğum gibi miydim acaba? Biraz değişiklik duyumsamıştım kendimde gibi geliyor. Ama eğer ben ben değilsem yeni bir sorun çıkıyor: acaba kimim? İşte asıl bilinmez bilmece bu!”

Dolores’in özel bir yaratık olduğuna içten içe kanaat getiren Bernard, beklediği cevapları da alıyor. Söz konusu olan değişimin farkında olan Dolores, Bernard’ın ölen oğlu Charlie ve kendisi arasında bir bağ kurduğunu bile düşünebiliyor. Bölüm de bu çıkış noktasına dayanarak kendisine bir yol çiziyor aslına bakılırsa. Zira başta Bernard ve Dr. Robert Ford (Anthony Hopkins) olmak üzere tüm park çalışanları yalnızca robotların geçmişi hatırlayıp hatırlamadığına odaklanıyor.

westworld-1-sezon-3-bolum-teddy-dolores-filmloverss

Groundhog Day misali her gün aynı güne uyanan vahşi batılılar arasında sular durulmuyor. Dolores duyduğu sesi göz ardı edemezken, yeniden Teddy (James Marsden) ile bir araya geliyor ve daha fazlasını düşündüğü ‘gerçek dünya’ya gitmek istediğini söylüyor. Ancak suçluluk duygusu ile doldurulmuş Teddy’nin her daim yapacak işlerinin olması Dolores’in kafasını daha da karıştırıyor. Her bölümde olduğu gibi çiftlikleri basılan Dolores bu kez Teddy olmadan evini, ailesini savunmak zorunda kalıyor. Tabii ki flashbackler Dolores’i allak bullak ediyor. Babasının yüzüne bakınca bir önceki Peter Abernathy’nin yüzünü gören, daha önce tam orada vurulduğunu hatırlayan Dolores, Dr. Ford ve ekibinin programladığı Dolores’ten gittikçe uzaklaşıyor. Nitekim ateş edemeyen Dolores, The Man in Black (Ed Harris) ile yüzleşmesin hatırladıktan sonra tetiği bile çekiyor. (Ne kadar gerekli bilemiyorum ama bu bölümde de Dolores’in annesini göremedik. Sanırım hiçbir zaman da göremeyeceğiz.) Dolayısıyla değişim yavaş yavaş tüm parka yayılıyor, evrime bir adım daha yaklaşılıyor.

Westworld 1. Sezon 3. Bölüm: Ateşler İçinde Bir Dünya

Teddy ile Dolores’in yolları Dr. Ford’un yeni hikayesini hayata geçirmesi ile yeniden ayrılıyor. Eski bir hikayenin kahramanı olan Wyatt’ı Teddy’nin aklına yerleştirmek birkaç saniyeden fazla değilken Teddy’nin, Tanrı’nın sesini duyduğunu iddia eden Wyatt’ın karakter analizini yapmasına şaşırmamak gerek. Burada dikkat çeken asıl nokta; Wyatt üzerinden parkın ve Dr. Robert Ford’un geçmişine dair üstü kapatılmış birtakım gerçekleri öğreniyor olmamız. Dahası içini kin bürüyen ve intikam duygusuyla harekete geçmek isteyen robotların ağzından Westworld’ün başka bir boyuta taşınmasına neden olan bir isim dökülüveriyor: Arnold. Dr. Ford’un eski ortağı olan Arnold’un çalışmalarının açıklığa kavuşmasıyla taşlar biraz olsun yerine oturuyor. Arnold’un idrak etme ve algılama duyularını geliştirme çabası, Westworld’ün de oradaki insanileştirilmiş robotların da ‘gerçekliğinden’ kaynaklanıyor. Bu sebeple Arnold, Turing testinden geçmeyi bir yeterlilik olarak görmüyor ve bilinç yaratmak istiyor. Bu doğrultuda inşa ettiği piramidin ilk üç basamağı hafıza, doğaçlama ve bencillikten oluşuyor; dördüncü ve beşinci basamağa ulaşamadan önce de sözde bir kaza sonucu ölüyor. Arnold’ın yoğunlaştığı bilinç teorisinin temelinde Bikameral zihin yapısı yatıyor. Julian Jaynes’in ‘bilinç’ üzerine yazdığı kitapta anlatıldığı üzere bu teori, ilkel insanlarda oluşmayan bilinç bütünlüğünün bireylerin kendi düşüncelerini tanrıdan gelen komutlar olarak algılamasına neden olduğunu öne sürüyor. Dolayısıyla bilinç kendi kendine yaratılmış oluyor. Dr. Ford’un Bernard’ı Arnold’a benzememesi için uyarması da Bernard’ın düşüncelerini okurcasına konuyu ölen oğlu Charlie’ye bağlaması da bu sebepten ötürü. Bernard’ı ayakta tutan şeyin oğlunun acısı olduğunu anlamak zor değil. Nitekim eşiyle yaptığı görüşme de bunu doğruluyor. Dolores hakkında bir karar vermeye hazırlanan Bernard son bir kez Dolores’i sorguluyor. Sorgulayıcı tavrından vazgeçmeyen Dolores’in özgürlüğüne kavuşabilmek için önce kendisini ve kim olduğunu keşfetmesi gerektiğini söylemesinin üzerine Bernard’ın Dolores’ten vazgeçmemesi zaten kaçınılmazdı. Bir hatayla yaratılan dünya karşısında evrime karşı durmak istemeyen Bernard’ın ilerleyen bölümlerde karşımıza adeta bir Walter Bishop (Fringe) gibi çıkmasına bile tanık olabiliriz.

westworld-1-sezon-3-bolum-filmloverss

Tüm bunlar yaşanırken Westworld de iyice raydan çıkıyor. Dolores kendi döngüsünü, Meave ise Teddy ile karşılaşınca Teddy’i daha önce ölü olarak gördüğünü hatırlıyor. Elsie ve Stubbs, kaçak robotlardan birini ararken kaplumbağa şeklinde yontulmuş bir taşın üzerinde Orion takımyıldızını buluyor. Orion’un ne anlama geldiğini henüz kavrayamamışken, bu kaçak robotun kendini imha etmesi bir bakıma robotların misafirlerin kendilerine neler yaptığını hatırladıktan sonra çıldırmasıyla birebir örtüşüyor. Robotlar hatırlıyor ve bu bir virüs gibi Westworld’e yayılıyor.

William cephesinde ise durumlar biraz daha karışık. Westworld’e geldiğinden bu yana oldukça mülayim bir tavır sergileyen William artık maceradan maceraya atılmak istiyor ve bu doğrultuda silahını konuşturuyor. Doğaya karışan William’ın yolu belki de Teddy’nin peşinde olduğu Wyatt ile kesişecektir. Westworld topraklarının ne geçmiştekilere ne gelecektekilere yalnızca kendisine ait olduğunu söyleyen Wyatt ile William’ın karşılaşması bu noktada ilginç olabilir.

Dikkat çekmek istediğim bir nokta daha var. Daha üç bölüm yayınlanmasına rağmen diziyle ilgili pek çok teori konuşulmaya başlandı bile. Bunlardan bir tanesi de William’ın The Man in Black’in gençlik halini canlandırdığına işaret ediyor. Benim fikrim ise The Man in Black’in, Dr. Robert Ford’un nasıl öldüğü bilinmeyen eski ortağı Arnold olduğu yönünde. Kaldı ki The Man in Black’in 30 yıldır Westworld’e gelmesi, bu sanal dünyayı Dr. Ford kadar en ince ayrıntısını dahi biliyor olması ve canla başla labirenti araması bu fikrimi destekliyor.

Dr. Robert Ford’un Westworld ve Arnold ile ilgili söylediklerinin gerçek mi yalan mı olduğunu ilerleyen bölümlerde The Man in Black ile netliğe kavuşturacağımızı düşünüyorum.

O zamana dek sizi Westworld’den yayınlanan dördüncü bölüm fragmanı ile baş başa bırakalım.

https://www.youtube.com/watch?v=X-Gwyd81UkM

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi