Richard Linklater’ın, rotoskop tekniğini kullanarak hem senaryosunu kaleme aldığı hem de yönetmenliğini üstlendiği yapım ile animasyon türüne yeni bir soluk getirdiği yadsınamaz. Yönetmenin 2001’de çektiği ve felsefi öğeler ile manevi ve kavramsal olguların harmanlanmasıyla yetişkinlere hitap eden Waking Life; gerçeklik, yaşam ve ölüm, sevgi, özgür irade, hayaller, kabuslar kısacası hayatın anlamı üzerine kurgulanmış muazzam bir yapım. Hangi pencereden bakarsanız bakın, bu kavramları sorguluyor olmak, aklınızın hala başınızda olduğunun ve hayatın götürdüğü yere gitmekte kararlı olduğunuz bir göstergesi.

Waking Life’ta Gerçeklik ve Rüyanın İç İçe Geçen Karmaşasında Dışarıdakinden Bağımsız Olarak Var Olmak

Waking Life, bu denli derinlikli ve entelektüel anlamda doygun bir film olarak sizlere yalnızca gerçekliği ve rüyaları sorgulatmakla kalmıyor, ikisinin kesişim noktasında yer alan var olma deneyimini de masaya yatırıyor. Bizi şekillendiren toplumdan bağımsız olduğumuzu gündelik yaşantımızda her ne kadar iddia etsek de böyle bir bağımsızlığın gerçekleşebileceğine inanmıyorum. Çünkü kuralları çiğneme şeklimiz bile öğrenilmiş davranışlardan oluşuyor. Bu konuda aile ve dolayısıyla toplumun birey üzerindeki onarılmaz etkisini gözler önüne sert bir biçimde seren Dogtooth filmini izlemenizi önerebilirim. Çünkü bize öğretilen/kurulan dünya düzeninde en kural tanımaz olduğumuzu düşündüğümüz anda bile duvarları öğrendiğimiz biçimlerde yıkıyoruz. Tıpkı bahçeden dışarı adım atmanın ölüm getireceğini düşünen Angeliki Papoulia’nın canlandırdığı karakter gibi. Yanı sıra, Waking Life iki tür evrim çeşidinden bahsediyor. İlk evrim tipi toplumsal olarak gelişen ve dışarıdakinden bağımsız olamayan. Bu evrim türünün zıttı ise günümüzde gerçekleşen bireysel evrim. Bireysel evrim ise bireyin ihtiyaçlarına göre dışarıdan bağımsız bir biçimde gelişebiliyor. Ben yine de bireysel bir evrimin de tümüyle dışarıdan bağımsız olarak gelişemeyeceğine inananlardanım. Bu sebeple dışarıdakinden bağımsız olarak salt bir var oluşun mümkünlüğü üzerine düşünmek gerekiyor. Aşağıda yer alan klipte Waking Life animasyonunun da evrim ve dışarıdakinden bağımsız olarak var olabilme üzerine kafa yorduğunu görebilirsiniz. Richard Linklater, Waking Life üzerinden toplumsal olarak gelişenden ziyade bireysel bir evrimin de özellikle günümüz koşullarında yadsınamayacağından bahsediyor. Bireysel evrimin sonucunun ise bizi üst-insana götüreceği savını ileri süren Waking Life bizleri var olmak üzerine incelikli bir düşünsel sürecin içine sürüklüyor.

Yeni Evrim Bilgiden Kaynaklanır

Evrime yöneltilen ve benim de savunduğum daha pesimist bir yaklaşımda ise Waking Life, Platon ve Nietzsche gibi insanlarla ortalama insan arasındaki farkın, şempanze ile ortalama insan arasındaki farktan daha fazla olduğunu belirtiyor ve evrimi üzerine koyarak gelişen bir ilerleme sürecindense sıfırların toplamı olarak görüyor. Bu noktada kendimize yöneltebileceğimiz çok önemli bir soru var: İnsanın en evrensel özelliği korku mudur yoksa tembellik mi?

Tüm bu sorgulamaların yanı sıra, Waking Life rüya ve gerçeğin iç içe geçtiği bir hayatın izlerini izleyicisine sunar. Tekrar tekrar rüyadan uyandığımız ve uyandığımızın gerçeklik değil bir başka rüya oluşu, bizi sonsuz bir döngünün içine hapsedebilir. Waking Life’ın kırılamayan döngüsüne baktığımız zaman şuanki yaşantımızın da bir başka gerçekliğin rüyası olup olmadığını bilemeyiz. Rüyalarını unutan bir insan gerçekten yaşıyor mudur? sorusuna eklemlediği “uyanık olduğumuz zamanları da düşük bir ücret karşılığında satıyoruz” savı sistemin en net gerçeğini yüzümüze çarpar. Kurulu düzen içerisinde en özgür olabildiğimiz alan olan rüyalar bile toplumsal evrimin getirisi normlarla şekillenmeye mahkum olabiliyor. Bu mahkumiyeti kırdığımız rüyaları ya unutuyoruz ya da zaten unutmaya şartlanmış oluyoruz. Rüyada ve rüyanın zihinde yer etmesi pratiğinde dahi dışarıdakinden bağımsız var olmanın zorluğu bu noktada ortaya çıkıyor.

Waking Life, yoğun ve derinlikli diyaloglarıyla bir kerede izlenip özümsenebilecek bir film değil. Her parçası çokça kıymetli düşünceler barındırıyor. Yalnızca iki küçük sahne üzerinden ilerlediğimiz bu yazının filmin geneline bakıldığında oldukça yetersiz kalacağını görebilirsiniz. Ancak halihazırda Waking Life, her sahnesi ayrı ayrı değerlendirilebilecek yapıda bir film.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi