Hiçbir zaman arkadaşlarını ispiyonlama, her zaman çeneni kapalı tut.” 

Sıkı Dostlar (1990)’da gangster Jimmy’nin yeni yetme gangster özentisi Henry’e verdiği en önemli ikonik nasihat olan bu sözler oldukça fazla miktarda başarı getiren Felekten Bir Gece serisinin yönetmeni Todd Phillips’in 2016 yapımı filmi Vurguncular’ı izlerken kulaklarımızda yankılanıyor. Sıkı Dostlar (1990), Ucuz Roman (1994), Casino (1995), bu filmlerin etrafında dolaştığı ortak unsurlar olan para, uyuşturucu, güven ve tehlike Vurguncular – War Dogs (2016)’da bir kez daha karşımıza çıkıyor. Phillips, Vurguncular ile bir şeylerin öncüsü olmaktansa, bazı izleri takip ettiğinin ve hatta bazen tekrara düştüğünün farkındalığını yer yer yaptığı küçük selamlaşmalarla belli ediyor. Vurguncular, eğlenceli ve sürükleyici bir komedi-dram-suç filmi olsa da bir akımın öncüsü olmayı başaran Hangover serisinin aksine tembel tavrıyla Sıkı Dostlar (1990) başta olmak üzere aynı türü paylaşan birçok başarılı ve önemli yapımın gölgesinde kalmaktan ve hatta tekrarına düşmekten kaçamıyor. 

Ekonomi savaşlar ise yeni uyuşturucular silahlar mı?  

Vurguncular, Guy Lawson tarafından yazılan Rolling Stone dergisinde yayınlanan 20’li yaşlardaki iki gencin nasıl büyük silah satıcıları haline geldiklerini anlatan makalesindeki gerçek bir hikayeden yola çıkarak kurgulanmış bir film. Film, izleyici üzerindeki etkisini ister istemez arttıracak bu unsurun altını çizmekten ve bu avantajını kullanmaktan çekinmiyor. Gerçekten yaşanmış suç ve heyecan dolu bir hikayeyi izleyecek olmanın heyecanıyla başladığımız yolculuğumuzda en son Sıkı Dostlar (1990), Casino (1995) gibi önemli suç filmlerinde olduğu gibi yine yönetmen koltuğunda Martin Scorsese’yi gördüğümüz Para Avcısı (2013) filminde büyük gözlükleri ve şaşkın tavırlarıyla havalı çocuklardan biri olmak için can atan şapşal, şişman çocuk olarak gördüğümüz Jonah Hill’i bu kez belanın ta kendisi olarak görerek biraz daha şaşırıyor, biraz daha heyecanlanıyoruz.Satır aralarından ve büyük pastanın kimsenin istemediği kırıntılarından beslenerek yaşamını sürdüren Efraim Diveroli (Jonah Hill)’ye ara sıra kanımız ısınır gibi olsa da Phillips bu çıkarcı, dalavereci, iki yüzlü bukalemunun kendimizi özdeşleştireceğimiz ve heyecanlarına ortak olacağımız başrolümüz olmadığını bizlere kullandığı kamera açıları, David Packouz (Miles Teller)’ı anlatıcı dış ses olarak seçmesi, Efraim’i neredeyse hiç yapayalnızken göstermemesi ve onun David’den önceki hayatına ya da onsuz hayatına dair çok fazla şey anlatmaması gibi unsurlar yardımıyla bizlere hatırlatıyor.

Fakat Phillips’in bu tavrı Vurguncular’ın yine gerçek bir hikayeden yola çıkarak kurgulanmış satır aralarından ve kırıntılardan beslenerek para kazanmanın hikayesi olan Para Avcısı (2013)’ü hatırlatmaya, donan görüntüler gibi edindiği benzer hızlı montaj tavırları ve dış ses kullanımı ile yepyeni bir heyecanın hikayesi olmaktan çok zaman zaman Danny Porush (Jonah Hill)’un şişman, koca gözlüklü, çalışkan inekten evrildikten ve artık tamamen bir gangster olduğu sonraki yaşantısının öyküsü olduğunu hissettirmeye itiyor. 1983’te Brian De Palma tarafından yönetilmiş Yaralı Yüz filmini inanç kitapları haline getirmiş iki yahudi silah kaçakçısının hayatını anlatan bu film, sınırlı yapıdaki yenilikçilikten uzak, bir şeyler katamadan Scorsese’nin adımlarını izleyen ancak gölgesinde kalan sinematografik kararları, dış ses kullanımı, istenen heyecanı veremeyen bölümlere ayrılışı ile aynı türde mihenk taşı olarak kabul edilmiş filmleri hatırlatıyor. Sıkı Dostlar (1990) filminde Jimmy (Robert De Niro)’nin en büyük ortaklarından bir peruk dükkanı sahibi Morrie Kessler (Chuck Low)’ın yerini ise dökülmesine tıpkı Kessler’ın suçlarının üzerini örtebilecek perukları gibi dökülmesine sebep olduğu kanları ve içinde yer aldığı suçları temizlemek fikri ile örtüşen bir mesleği olan kuru temizlemeci Bashkim (J.B.Blanc) alıyor. Film süresince kalplerimizde yer etmiş bu filmleri irkilerek hatırladığımız birçok ana antikahramanımız Efraim Diveroli (Jonah Hill)’yi otel odasının kapısının ardından küçük bir aralık içerisinde gördüğümüzde duyduğumuz Quentin Tarentino tarafından yönetilen Ucuz Roman(1994) filminin Mia Wallace (Uma Thurman)’ının ikonik dansına fon olan Urge Overkill’den “Girl You’ll be a Woman Soon” an da dahil. Vurguncular  filminde başrollerimiz alıştığımız üzere Yahudi olsa da filmdeki İtalya esintilerinin eksikliği fark ediliyor. Bu unsuru tam da farklı bir şey olarak kabul edecekken İtalya menşeili Beretta isimli silahların ve İtalyan ambargo kanunun varlığı endişelerimizi yok ediyor.

Bizi anılarımızda yolculuğa çıkaran Vurguncular, örnek aldığı bütün gangster filmlerinin olduğu gibi güven duygusunu baz alıyor ve etrafında hayatını sürdürüyor. Tek kadın karakteri Iz (Ana de Armas)’e sadece hamileyken ve bebekle ilgilenirken yer veren bu film, bütün suç filmlerinde olduğu gibi seksist tavrını koruyor ve dünyaları kurtarmayı sadece ama sadece erkeklere bırakırken kadınlara birer çocuk makinesi veya fahişe olarak yer veriyor. Güven duygusu üzerine ilmek ilmek dokunmuş bu film, David ve Efraim arasındaki güven azaldığı an bir darbe alıyor ve güvensizlik kaçınılmaz sonu getiriyor. Filmin David ve Efraim arasındaki ilişkiyi David ve Iz arasındaki ilişkinin bir başka boyutu olarak gösterişi ile takındığı seksist tavırla ironi yaratıyor. David (Miles Teller), Iz (Ana de Armas)’a nasıl yalan söylüyor ise Efraim (Jonah Hill) de ona o şekilde yalan söylüyor, David’i Iz’in bebeğiyle yalnız kalışı gibi hiçliğin ortasında, zorlu bir isle uğraşması için yapayalnız bırakıyor. Iz tarafından terk edilen David gibi Efraim da terk ediliyor ve pişmanlık duyuyor. Film, bu tavrı ile ortaklık ve aşk ilişkisi arasındaki benzerliği yansıtıyor. Bu süreç içerisinde elbetteki Vegas’ta bir casinoda rastladığımız Henry Girard (Bradley Cooper) Felekten Bir Gece serisinden esintiler yaşatırken David O. Russel’ın yönettiği Düzenbaz (2013) filminide anımsamamıza sebep oluyor, bizleri neredeyse Bradley Cooper’ın Vegas’taki o casinoda hayatını sürdürdüğü fikrine inandırıyor.

Asıl paranının yasa dışı yollarla yapılan uyuşturucu satışından gelmesine alıştığımız suç filmlerinin aksine Vurguncular (2016)’da paraya giden yol ticaretinden geçiyor. Kimsenin dokunmak istemediği, insanları öldürmek smacıyla kullanılan silahlar savaşlardan geçinen bir ekonomide para kazanmanın en kısa yolu. Film süresince gözlerini para ve güç hırsı bürümüş 20’li yaşlardaki iki gencin öldürmek üzerine kurulmuş bu düzenden kendi paylarını alma ve bu uğurda yaptıklarını var olan düzenin yanlışlığı, aslında silahlarla fiziksel anlamda hiçbir temas veya ilişkilerinin olmayışı gibi unsurlarla defalarca haklı gösterme çabalarına şahit oluyoruz. Filmin bu tavrı bizleri seks, uyuşturucu ve rock müziği akımının etkisini yitirdiğini ve yerini tamamen savaşlara bırakmış olabileceğini düşünmeye itiyor.

Yönetmen koltuğunda Felekten Bir Gece serisiyle gönüllerimizi kazanmış Todd Phillips’i gördüğümüz Vurguncular, tecrübesizliği, şapşal tavırları ve kocaman gözlükleri ile hatırladığımız Jonah Hill’i bambaşka bir şekilde karşımıza çıkararak bir risk alsa da, alışılageldik sinematografik kararları, ezberlediğimiz olay örgüsü ve beklentilerin dışına çıkamayışı ile türünün önemli filmlerinden esinlenmek isterken onların gövdelerinin altında kalıyor.

“Hiçbir zaman arkadaşlarını ispiyonlama, her zaman çeneni kapalı tut.”  Sıkı Dostlar (1990)’da gangster Jimmy’nin yeni yetme gangster özentisi Henry’e verdiği en önemli ikonik nasihat olan bu sözler oldukça fazla miktarda başarı getiren Felekten Bir Gece serisinin yönetmeni Todd Phillips’in 2016 yapımı filmi Vurguncular’ı izlerken kulaklarımızda yankılanıyor. Sıkı Dostlar (1990), Ucuz Roman (1994), Casino (1995), bu filmlerin etrafında dolaştığı ortak unsurlar olan para, uyuşturucu, güven ve tehlike Vurguncular - War Dogs (2016)’da bir kez daha karşımıza çıkıyor. Phillips, Vurguncular ile bir şeylerin öncüsü olmaktansa, bazı izleri takip ettiğinin ve hatta bazen tekrara düştüğünün farkındalığını yer yer yaptığı küçük selamlaşmalarla belli ediyor. Vurguncular, eğlenceli ve sürükleyici bir komedi-dram-suç filmi olsa da bir akımın öncüsü olmayı başaran Hangover serisinin aksine tembel tavrıyla Sıkı Dostlar (1990) başta olmak üzere aynı türü paylaşan birçok başarılı ve önemli yapımın gölgesinde kalmaktan ve hatta tekrarına düşmekten kaçamıyor.  Ekonomi savaşlar ise yeni uyuşturucular silahlar mı?   Vurguncular, Guy Lawson tarafından yazılan Rolling Stone dergisinde yayınlanan 20’li yaşlardaki iki gencin nasıl büyük silah satıcıları haline geldiklerini anlatan makalesindeki gerçek bir hikayeden yola çıkarak kurgulanmış bir film. Film, izleyici üzerindeki etkisini ister istemez arttıracak bu unsurun altını çizmekten ve bu avantajını kullanmaktan çekinmiyor. Gerçekten yaşanmış suç ve heyecan dolu bir hikayeyi izleyecek olmanın heyecanıyla başladığımız yolculuğumuzda en son Sıkı Dostlar (1990), Casino (1995) gibi önemli suç filmlerinde olduğu gibi yine yönetmen koltuğunda Martin Scorsese’yi gördüğümüz Para Avcısı (2013) filminde büyük gözlükleri ve şaşkın tavırlarıyla havalı çocuklardan biri olmak için can atan şapşal, şişman çocuk olarak gördüğümüz Jonah Hill’i bu kez belanın ta kendisi olarak görerek biraz daha şaşırıyor, biraz daha heyecanlanıyoruz.Satır aralarından ve büyük pastanın kimsenin istemediği kırıntılarından beslenerek yaşamını sürdüren Efraim Diveroli (Jonah Hill)’ye ara sıra kanımız ısınır gibi olsa da Phillips bu çıkarcı, dalavereci, iki yüzlü bukalemunun kendimizi özdeşleştireceğimiz ve heyecanlarına ortak olacağımız başrolümüz olmadığını bizlere kullandığı kamera açıları, David Packouz (Miles Teller)’ı anlatıcı dış ses olarak seçmesi, Efraim’i neredeyse hiç yapayalnızken göstermemesi ve onun David’den önceki hayatına ya da onsuz hayatına dair çok fazla şey anlatmaması gibi unsurlar yardımıyla bizlere hatırlatıyor. Fakat Phillips’in bu tavrı Vurguncular’ın yine gerçek bir hikayeden yola çıkarak kurgulanmış satır aralarından ve kırıntılardan beslenerek para kazanmanın hikayesi olan Para Avcısı (2013)’ü hatırlatmaya, donan görüntüler gibi edindiği benzer hızlı montaj tavırları ve dış ses kullanımı ile yepyeni bir heyecanın hikayesi olmaktan çok zaman zaman Danny Porush (Jonah Hill)’un şişman, koca gözlüklü, çalışkan inekten evrildikten ve artık tamamen bir gangster olduğu sonraki yaşantısının öyküsü olduğunu hissettirmeye itiyor. 1983’te Brian De Palma tarafından yönetilmiş Yaralı Yüz filmini inanç kitapları haline getirmiş iki yahudi silah kaçakçısının hayatını anlatan bu film, sınırlı yapıdaki yenilikçilikten uzak, bir şeyler katamadan Scorsese’nin adımlarını izleyen ancak gölgesinde kalan sinematografik kararları, dış ses kullanımı, istenen heyecanı veremeyen bölümlere ayrılışı ile aynı türde mihenk taşı olarak kabul edilmiş filmleri hatırlatıyor. Sıkı Dostlar (1990) filminde Jimmy (Robert De Niro)’nin en büyük ortaklarından bir peruk dükkanı sahibi Morrie Kessler (Chuck Low)’ın yerini ise dökülmesine tıpkı Kessler’ın suçlarının üzerini örtebilecek perukları gibi dökülmesine sebep olduğu kanları ve içinde yer aldığı suçları temizlemek fikri ile örtüşen bir mesleği…

Yazar Puanı

puan

65

Vurguncular (2016) eğlenceli ve sürükleyici bir komedi-dram-suç filmi olsa da bir akımın öncüsü olmayı başaran Hangover serisinin aksine tembel tavrıyla Sıkı Dostlar (1990) başta olmak üzere aynı türü paylaşan birçok başarılı ve önemli yapımın gölgesinde kalmaktan ve hatta tekrarına düşmekten kaçamıyor.

Kullanıcı Puanları: 4.6 ( 2 votes)
65
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi