Sıradan bir cin filminden daha çok, musallatlık durumlarında kullanılan yöntemleri ve sonuçları işleyen Azem: Cin Karası filminin yönetmeni Volkan Akbaş ile keyifli bir röportaj yaptık. Azem: Cin Karası bu Cuma vizyonda!

[vimeo video_id=”92513964″ width=”600″ height=”350″]

Volkan bey öncelikle tebrik ederiz, hayırlı olsun. İlk filminiz, sinemaya ilk adımınız. Bu filmin size neler getirmesini bekliyorsunuz?

Teşekkür ederim. Açıkçası ilk filmim olduğu için henüz neler getirir çok tahmin edemiyorum ama , daha sonraki projelere açılacak bir kapı olmasını temenni ediyorum.

Film çekmeye ne zaman ve nasıl karar verdiniz? Cinlerle ilgili olan filmler genel olarak izleyicilerin dikkatini çeker.  Peki, sizin ilk filminizin konusunun cinlerle ilgili olmasındaki etken nedir?

Filmin senaristi Özgür Akbaş  aynı zamanda benim kuzenim. Biz büyüklerimizden bu tip hikayeler dinleyerek büyüdük. Ben her ne kadar uzak durmaya çalışsam da o pek meraklıydı böyle hikayelere. En sonunda da dinlediğimiz hikayelerden birini senaryo olarak önüme koydu ve kendimizi sette bulduk diyebilirim.

Biliyorsunuz ki, Türk sinemasında korku türündeki filmlerin sayısında özellikle son yıllarda hızlı bir artış var. Azem: Cin Karası’nın türe nasıl bir katkıda bulunacağını düşünüyorsunuz?

Azem Cin Karası türü itibari ile biraz farklı bir film oldu. Biz animatik görseller ya da plastik makyaj kullanarak korkuya sebep olacak unsurları bir çerçeveye sıkıştırmak istemedik. Korkuyu izleyicinin hayal gücüne bırakırsak  etkisinin daha yüksek olacağını düşündük. Bu sebeple aynı türde bile olsa diğerlerinden ayrılan taraflarının farklılık göstereceğine inanıyorum.

İlk filminizin korku filmi olması, sizi gelecek yorumlar açısından ne yönde etkiler? Sizce ülkemizde sinemaseverler korku filmlerine nasıl bir bakış açısıyla bakıyor?

Korku da diğer türler kadar izleyiciye yansıtılması zor bir tür aslında. İlk film için hatta biraz da riskli ama biz işin bu tarafından hiç çekinmedik açıkçası. İnandığımız ve güvendiğimiz bir iş yaptık. Umarım vizyonda da karşılığını bulur. 

Türk sinemasında kendinize yakın gördüğünüz/etkilendiğiniz yönetmen kimdir?

Özellikle yakın bulduğum biri yok, ama  takdir ettiğim ve keyif alarak izlediğim isimler var.

Volkan bey sizce sinema insanlar için midir yoksa sanata bir katkı mıdır? Sizin bu konudaki görüşünüzü merak ediyorum.

Bence izleyicinin keyif alması her şeyden önemli. Bir de bu keyfin yanına sanatı katabiliyorsak oh ne ala tabii. 

Son olarak, Türk sinemasına korku-gerilim dalında önemli bir ivme katan Ümit Ünal’ın ‘SES’ filmi için görüşlerinizi öğrenmek isterim.

Psikolojik gerilim türünde mükemmel bir iş bence. Azem Cin Karası  ile de benzerlik göstermiyor değil. Fakat tek farkımız biz izleyiciyi ruhani bir gücün varlığına inandırıyoruz. “Ses” de ise bilinçaltının insana neler yaptırabileceğine tanıklık ediyoruz.  Kendi kulvarında kesinlikle etkileyici bir film olduğunu düşünüyorum.

Röportaj: Cemre Nur Meleke

*filmloverss.com özel haberidir, kaynak göstermeden izinsiz kullanılamaz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi