Kimi yönetmen ve senaristler bir sene gibi kısa bir süreye birden fazla film sıkıştırabilirken,  bazıları da en doğru senaryoyu hazırlayıp, en doğru filmi çekebilmek için uzun süre bekleyip beyazperdeye uzun aralıklarla dönmeyi tercih ediyorlar. Uzun süre bekleyip, her yeni filminde izleyiciyi mest etmeyi başarabilen yönetmenlere örnek vermek istersek, Paul Thomas Anderson bu listenin en üst sıralarında yer alacaktır.

İlk uzun metrajlı filmi olan Sydney (Hard Eight)’in ardından çektiği Ateşli Geceler (Boogie Nights) (1998) ile dram konulu filmler için sinema dünyasının yepyeni bir yönetmenle tanıştığını söyleyebiliriz. Bu filmden bir sene sonra Manolya (Magnolia) (1999)’nın vizyona girmesiyle gelecek vaat eden yönetmen tanımından başarılı yönetmen sınıfına yükselen Paul Thomas Anderson, filmin herkes tarafından çok sevilmesiyle adını kısa sürede duyurmayı başardı. Manolya’nın ardından tam üç sene bekleyen yönetmen, dramdan daha çok komedi ve romantizm öğelerinin ağırlıkta olduğu Punch-Drunk Love (2002) ile yine adından olumlu söz ettirmeyi başardı. Kendi yazıp yönettiği Kan Dökülecek (There Will Be Blood) (2007) ile sekiz sene sonra dram türüne dönüş yapan yönetmen, izleyen herkesin filme hayran kalmasını sağladı. 1996’dan 2012’ye kadar beş uzun metrajlı film çeken Anderson’un en önemli özelliği tüm filmlerinin geniş kitleler tarafından beğenilmesi. Öyle ki, tüm bu filmleri kendi yazıp yöneten başarılı yönetmenin daha çok film çekmesi için, yoğun baskılara maruz kaldığı söyleniyor. Bu baskılar sonuç vermiş olacak ki, Kan Dökülecek filminin ardından uzun süre sessiz kalan yönetmen fazlasıyla iddialı bir filmle, yeniden dram dolu bir hikaye sunmaya hazırlanıyor; The Master.

Film, İkinci Dünya Savaşı sonrası, yaşanan vahşeti kabullenemeyen karizmatik bir entelektüelin, hayatın anlamını sunmak amacıyla bir örgüt (tarikat) kurmasını konu alıyor. Kurulan örgüt sonrası “Master” olarak anılmaya başlayan entelektüelin, her zaman yanında olan sağ kolu ise eski bir serseridir. Çevresindekileri etkilemeye başlayan Master’ın hikayesini anlatan film 1950’lerde geçiyor.

Paul Thomas Anderson’un çalışmayı sevdiği oyunculardan biri olan Philip Seymour Hoffman’ı başrolde izleyeceğiz. Filmin oyuncu kadrosunda göze çarpan ilk isim ise 2008 yılında oyunculuğu bıraktığı iddia edilen Joaquin Phoenix. Beyazperdeye uzun süre ara veren usta oyuncuya Seymour Hoffman’ın yanı sıra Amy Adams eşlik edecek.

İlk kez Venedik Film Festivali’nde gösterilecek film, ABD’de 21 Eylül’de ülkemizde ise 1 Şubat’ta vizyona girecek. Paul Thomas Anderson’un başarılı çizgisine bakacak olursak senenin en iddialı filmlerinden birinin “The Master” olacağı kesin. 

[youtube video_id=”SWn6RinHan4″ width=”600″ height=”350″]

[youtube video_id=”fJ1O1vb9AUU” width=”600″ height=”350″]

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi