Mimic, The Devil’s Backbone, Blade gibi filmleriyle korku, Hellboy serisi ve Pan’s Labyrinth ile de fantastik sinemada ürün veren Meksikalı yönetmen Guillermo del Toro, son çalışması Pasifik Savaşı (Pasific Rim) ile de bilimkurgu sinemasında şansını deniyor. İlk kez 180 milyon dolar gibi dudak uçuklatan bir bütçeyle çalışma imkanı bulan Del Toro’nun “Savaş sahneleri daha önce gördüklerinize benzemeyecek” gibi iddialı açıklamalarına çok da itibar etmeden ama vardır bir hikmeti diyerek filmin hikayesine geçelim.

Denizden Kaiju adı verilen yaratıklar yükselmeye başlayınca, milyonlarca insanın canına mal olacak ve insan kaynaklarını tüketen bir savaş başlar. Devasa Kaijular ile savaşabilmek için özel bir silah üretilir. Jaeger adı verilen büyük robotlar akılları nöral bir köprüde kilitlenmiş iki pilot tarafından beyin gücüyle yönetilir. Ama Jaegerlar bile acımasız Kaijuların yanında savunmasız kalırlar. Kaybetmenin eşiğindeki insanoğlunun son çaresi eski pilot Raleigh Becket ve deneyimsiz stajyer Mako Mori’dir. Birlikte, kıyamete karşı insanoğlunun son umudu olacaklardır.

2000’li yılların bilimkurgularına baktığımızda aksiyonla yoğrulan örneklerin fazlalığı dikkatimizi çekiyor. Dev bütçenin getirdiği imkanlarla görsel efektlere ve aksiyona asılan Pasifik Savaşı, bilimkurgu sinemasının vazgeçilmez temalarından makine-insan savaşını makine-insan dayanışmasına çevirerek ele alıyor. Özellikle Transformers’ın ticari başarısını örnek alan yapımcılar, mekanik aksiyonda ısrarcı görünüyor ve Real Steel, Pasific Rim gibi yeni örneklerle bu alanda yoluna devam ediyorlar.

İnsanoğlunun varlığını sürdürebilme mücadelesinde kilit bir rol üstlenen makineler, Pasifik Savaşı’nda dünya dışından gelen yaratıkları yok etmek için kullanılıyor. Kaiju adı verilen yaratıklarla Jaeger denilen büyük robotların kıyasıya savaşı, King Kong’un dinazorlarla giriştiği mücadeleyi ve Japon üretimi Godzilla filmlerindeki klasikleşmiş mücadeleleri akla getiriyor. Robotları, pilotların kontrol etmesi ise klasik çizgi seri Voltran esintisi taşıyor. Pasifik Savaşı’na bir uzaylı istilası filmi olarak da bakabiliriz. Uzaylılar, yerini farkı türde yaratıklara bırakmış. Kaijju denen yaratıkların gökten değil de Pasifik Okyanusu’nun dibinden gelmeleri, Steven Spielberg’in Dünyalar Savaşı’nda kullandığı bir fikir. Görüldüğü gibi pek çok eserden referans alan bir filmle karşı karşıyayız.

İki farklı türün savaşı, fragmandan gördüğümüz kadarıyla oldukça görkemli sahnelere gebe. Hikayenin görsellik ve aksiyonun altında ezilip ezilmeyeceği sorusu, seyircinin filme yaklaşımını etkiliyor. Filmin başarılı olup olamayacağı da bu soruda gizli.

Pasifik Savaşı, 19 Temmuz’da gösterime girecek.

[youtube video_id=”5guMumPFBag” width=”600″ height=”350″]

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi