Edebiyat deninca akla ilk gelen klasikler olur. Bunlar arasında başı çekenler ise genelde İngiliz, Fransız ve Rus klasikleridir. 18.yy’da romanın yükselişiyle birlikte günlük hayatın romanlara konu olması da yaygınlaşmıştı. Başlarda aristokrasi sınıfının hayatını konu alan romanlar giderek orta sınıf ve işçi sınıfının da günlük hayatlarını anlatmaya başladı ve bu akım Charles Dickens’la yükselişe geçti. Rus klasikleri için uzun süre aristokrasi dönemi devam etmiştir. Önemli yazarlar Dostoyevski, Gogol ve Tolstoy Rus klasikleri denince başı çeker.

Birçok eleştirmen tarafından şimdiye kadar yazılmış en iyi roman olarak nitelendirilen Anna Karenina Rus toplumunda saygın bir konumu olan üst sınıfa mensup Anna’nın hayatını ve yasak aşkını konu alıyor. Bugüne kadar televizyon dizilerini saymazsak 7 defa beyazperdeye aktarılan unutulmaz eser en son 1997 yılında Sophie Marceau tarafından canlandırılmıştı. Şimdi de bu yılın sonunda Joe Wright’ın kamerasından bir kez daha izleyici karşısına çıkacak. Pride and Prejudice, Atonement, Hanna ve Soloist gibi başarılı yapımların yönetmeni bir “dönem romanı” uyarlamasıyla daha karşımıza çıkıyor. Anna rolündeyse bu defa Keira Knightley’i izleyeceğiz.

Pride and Prejudice filminde çekim tekniği ve Jane Austen’ın kitabında vermek istediği duyguları Keira Knightley’e rağmen başarıyla veren yönetmen “dönem romanı” uyarlamalarındaki başarısını Atonement’la bir kez daha kanıtlamış oldu. Kendisi de bu başarısının farkında olacak ki bir başka uyarlamayla daha kamera arkasına geçmiş. İtiraf etmeliyim ki filmin yeniden çekileceğini duymak beni oldukça heyecanlandırdı ama Keira Knightley ismini duyduktan hemen sonra bu heyecanım yerini hayal kırıklığına bıraktı. Wright’ın Knightley takıntısı Atonement ve Pride and Prejudice filmlerinden bu yana devam ediyor anlaşılan.

 Öte yandan Knightley’in dönem filmlerinde rol alma oranlarına bakınca yönetmenlerin bir bildiği vardır diyerek sineye çekiyorum düşüncelerimi. Lakin, King Arthur, The Duchess, A Dangerous Method, Atonement, Pride and Prejudice, The Silk hatta Pirates of Caribbean dönem filmleri olarak değerlendirildiğinde Keira kariyerindeki filmlerin %70’inde karşımıza farklı tarihlerde yaşamış bir kadın karakter olarak çıktı.

Keira Knightley’e eşlik eden isimlerse beklentiyi yükselten diğer etkenler olarak göze çarpıyor. Jude Law, Aaron Johnson gibi İngiliz sinemasının önemli isimleri bulunuyor. Bir diğer nokta ise benim için  özel bir yere sahip Tom Stoppard’ın varlığı  oldu. “Rosencrantz and Guildernstern are Dead” oyununun yazarı ve “Shakespeare in Love” filminin senaristi ustanın ellerinden yeniden yorumlanan senaryo merakımı katlayan etkenlerin başında geliyor.

Sadece trailer’ı bile şimdiden birçok izleyicinin dikkatini çeken film için Amerika’daki gösterim tarihi 9 Kasım 2012 olarak belirtildi. Tüm vizyonhabercilerinde aynı dertten muzdarip olduğumuzu belirttiğimiz üzere ülkemizdeki gösterim tarihi henüz belli değil. 

 [youtube video_id=”rPGLRO3fZnQ” width=”600″ height=”350″]

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi