4. sezon 4. bölümü “Yol” ile Vikings, yeniliklerin habercisi olduğunu yeni misafirleri ile belli etmekle kalmadı, ölümü düşünmeden önce yaşamaya değer bir hayata sahip olmanın önemini bir kez daha vurguladı.

***Yazının bundan sonrası Vikings 4. sezon 4. bölüme dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

“Ölümü düşünmeden duramıyorum. Ölüm ilgimi çekiyor. Çocukların ölümü. Arkadaşların ölümü. Ama kendi ölümüm benden kaçmaya devam ediyor. Benim dünyamda, ölüm gününün önceden yazıldığına inanılır. Öleceğin günü bilmek ister miydin? …Benim dünyamda, sürekli olarak kendimi öldürmekle etrafımdakileri öldürmek arasında gidip geliyorum.“

Bunlar bir kralın ağzından dökülen cümleler. Bu sözler her ne kadar arkasına savaş ve gücün rüzgarını alan bir dizinin başkahramanı Ragnar Lothbrok’a ait olsa da, ironik bir şekilde hayatımızın merkezinde yer alan ve göz ardı edemeyeceğimiz acı gerçeklerin dile gelmiş hali aslında. Her an yüzümüze bir tokat gibi çarpan ölümlerin, iki dudak arasından çıkacak kelimelere pamuk ipliğiyle bağlı olduğunun göstergesi. Görüyoruz ki bu kadar basite indirgenebiliyor bir yaşam. Biz ise bu acı gerçeklerin arasında hala ayakta kalmaya, hala nefes almaya, hala yaşamaya çalışıyoruz; her gün öldüğümüzü bile bile.

vikings-sezon-4-bolum-4-floki-filmloverss

Gelelim Vikings’in dördüncü bölümüne. Malum İskandinavya’da güneş kendini belli edip günler uzamaya başladığında, kış gündönümü de The Yule Log (Noel kütüğü)’un zamanı da gelmiş demektir. Neopaganların kendilerine has dini törenleriyle birlikte bir nevi Noel’i kutlamaları da diyebiliriz buna. Baharın gelişinin bir habercisi olarak kendilerini tazelerler, yeniden nefes almak gibi. Peki, Vikings’de de yeni başlangıçların habercisi olacak mıdır The Yule Log?

Bu bölümü izlerken, Vikings’in yeni sezonda da kendi dinamizmini yakalamaya başladığını hissettim. Floki ve Ragnar’ın her koşulda dizinin demirbaşları olduğuna şüphe yok. Nitekim dizinin yaratıcısı ve senaryonun arkasındaki isim Michael Hirst de her bölümde bu ince detayı gözden kaçırmıyor, yeni başlangıçlara çeviriyor yönümüzü. Floki, Ragnar’ın merhametiyle olası cezalardan ve işkencelerden kurtulmuş gibi görünüyor; ancak Floki’nin Kattegat’ın ruhundan çekip çıkarıldığını da fark etmemek mümkün değil. Aslaug’un Ragnar ile olan iletişimsizliği uzunca bir süredir gözümüzden kaçmıyor. Aslaug kendi sonunu hazırlıyor derken, olayların yalnızca bundan ibaret olmadığını da görmüş olduk. Öyle ki; Aslaug’un Ivar’ı Floki’ye emanet etmesindeki amaç yalnızca Ragnar’ı çiğnemek değil, Floki’nin yükselişine ve yeniden doğmasına da destek olmak. Ek olarak, her Viking için oldukça önemli olan kahin ile Floki’nin buluşması nihayet gerçekleşti, ama şu bir gerçek ki Floki’ye bu kadar çabuk ve fazlasıyla dikkat çekileceğini düşünmemiştim. Kahin ile Floki’nin konuşması ilerleyen bölümlerde yaşanacakları altın bir tepside sunmuş olabilir, önemli olan yaşanacakların boyutu diye düşünüyorum. Görüyorum ki ellerinde oldukça değerli bir malzeme var; umarım Michael Hirst üç bölümdür beklediğimiz o dinamizmi bundan sonra gerçek anlamda zirveye taşır.

Vikings 4. Sezon 4. Bölüm: Athelstan vs Yidu

vikings-yidu-filmloverss

Ragnar Lothbrok başından beri oldukça güçlü ve kendinden emin bir karakter portresi çiziyor. Son zamanlarda ise Ragnar’ın bu yoldan saptığını ve yeni arayışlar içinde olduğunu görüyoruz. Özellikle bu bölümde gördük ki, Vikings’in vurgu yaptığı noktalar hep ikilemleri işaret ediyor. Üç bölümdür ölüm ile yaşam arasındaki ince çizgiyi irdelerken, bir anda kral ve köle arasında var olduğu sanılan uçurumun da yavaş yavaş gözden kaybolduğuna tanık olduk. Yidu’nun diziye katılmasıyla Ragnar’ın dikkati yine ‘farklı’ olan tarafa çekildi. İster istemez Ragnar’ın yeni Athelstan’ını bulduğunu düşünmeye başladım. Bir oyunu andıran diyaloglarını göz önünde bulundurursak, rahatlıkla dile getirebilirim ki Ragnar her zaman iyi bir oyuncu olmuştur ve hamlelerini akıllıca yapar. Ragnar’ın Yidu ile ölüme dair yaptığı konuşma aynı zamanda Ragnar’ın yeniden sorgulamaya başladığının da bir göstergesi. Athelstan’ın varlığıyla gücünü ve Viking ruhunu tam olarak içinde hisseden ve bakmaktan ziyade görmeye başlayan Ragnar, Yidu’nun etrafına yaydığı gizemle başka bir karaktere bürünebileceğini gösterdi. Hükümranlığından aldığı gücü her dakika bir kenara iten Ragnar Lothbrok artık kral kimliğinden uzaklaşarak, Valhalla’nın kapılarını ya tam olarak kapatacak ya da sonsuza dek açacak gibi duruyor. Bir başka deyişle, Ragnar Lothbrok merak duygusunu hiçbir zaman yitirmiyor.

Kendini vahşi doğanın kollarına bırakan Bjorn ise önceki bölümde boz ayıya karşı aldığı zaferin keyfini henüz çıkaramamışken, Earl Kalf ve Erlendur’un yeni planıyla baş etmek zorunda kaldı. Kendisini öldürmekle görevlendirilen savaşçıyı alt etme çabası, ayıyla girdiği mücadeleden daha ilgi çekiciydi hiç kuşkusuz. Bir sonraki adımda Lagertha’nın devreye gireceği de zaten su götürmez bir gerçekti. Ancak Earl Kalf ve Erlendur’a karşı daha temkinli davranması, Erlendur’un bir köle gibi davrandığı eşi Torvi’yi de alıp Kattegat’a dönmesi, Bjorn’un da kafasını kurcalayan birtakım düşünceler olduğunu gösteriyor kanımca.

Paris’te ise bir gün bir güne uymuyor her zaman olduğu gibi. Rollo yine ne yaptı ne etti ibreleri kendine çevirdi. Prenses Gisla’nın nefretini bir kenara bırakıp kendisine güvenmesini sağlayan Rollo, belki başka çaresi olmadığı için belki de bir kez daha ihanet ettiği kardeşi Ragnar’ın elinden kurtulamayacağını bildiği için hain planlarının hazırlığında. Boşanmaktan keskin bir dönüşle vazgeçen Prenses Gisla’nın da Rollo’ya güvenmesinin altında yatan gerçek sebepler ortaya çıkacaktır eminim. Zira karakter olarak birbirine oldukça benzeyen Rollo ve Gisla ikilisi, Paris’in geçmişinde olduğu gibi geleceğinde de İmparator Charles’ın etkisiz elemandan bir farkı olmadığının bilincinde. Görünen o ki, Rollo makus talihini dördüncü sezonda yeniyor, en azından bir süreliğine.

Vikings 4. Sezon 4. Bölüm: Günahkarlar

vikings-sezon-4-judith-filmloverss

Wessex’in ilerleyen bölümlerde hiç olmadığı kadar karışacağının sinyallerini almış bulunuyoruz. Mercia Kraliçesi Kwenthrith ve oğlu Magnus’un Aethelwulf tarafından kurtarılıp Wessex’e getirilmesi pek hayra alamet değil anlaşılan. Kral Ecbert’e bu konuda yardımcı olan Kral Aelle, pek çok şeyden rahatsız olduğunu dile getirmekle kalmıyor, kutsal kitapları boyayarak halihazırda büyük bir günah işleyen kızı Judith’in Ecbert ile olan yakınlığını fark etmesi ve sert bir dille eleştirmesi üzerine muhtemelen kendi sonunu hazırlıyor. Kral Aelle her şeyin sorumlusu olarak Ragnar’ı göredursun, biz büyük resimde olayların bundan ibaret olmadığını biliyoruz. Kıssadan hisse; Ragnar Lothbrok kuyuya bir taş atıyor, kırk akıllı yine de çıkaramıyor.

Yeni misafirimizden de bahsetmek gerek. Aslaug ile işbirliği yapması kuvvetle muhtemel olan Harald/Kral Finehair kendini Norveç’in gerçek ve tek kralı olacağına inandırmış olabilir; ancak namı her yere yayılan Ragnar Lothbrok’u henüz tanımadığı çok açık. İşte Vikings hakkında emin olduğumuz tek şey de bu sanırım: Vakitsiz öten horozun başı kesilmekten hiçbir zaman kurtulamaz.

Her bölümde Vikings zincirine yeni bir halka daha eklenirken, sizi İskandinavya’nın akıbetini yavaş yavaş görmeye başladığımız beşinci bölüm fragmanı ile baş başa bırakalım.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi