Vikings 4. Sezon 19. Bölüm On the Eve ile üç bölüme yayılan intikam savaşının ikinci etabı da sonlandı. Lothbrok kardeşlerin aralarındaki bağı koparmama çabasıyla birlikte Bjorn Ironside’ın tecrübesi ve Ivar the Boneless’ın kıvrak zekası birleşince gördük ki Vikingleri durdurmak hiç kolay değil. Peki, zafer Vikinglerin kapısını çalacak mı?

***Bu yazı Vikings 4. Sezon 19. Bölüm hakkında keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Vikings’te savaş zamanı. Geçen hafta başlayan bu süreç belli ki üç parça halinde izleyici ile buluşacak. İntikam ateşiyle yanıp tutuşan Vikingler İngiltere’de bu ateşi körüklerken, Kattegat’ta da ölüme meydan okuyan Lagertha ve ölümle burun buruna gelen Torvi var. Ancak böyle malzemesi bol iki bölümün, Vikinglerin ruhunu tam olarak yansıtamadığını ve bu doğrultuda beklentileri yeterince karşılayamadığını düşünüyorum. Geçtiğimiz sezonlarda pür dikkat izlediğimiz sahneleri düşünürsek, dördüncü sezonda savaş sahnelerinin etkisiz kalmasının sebebi dizinin yaratıcısı ve senaristi Michael Hirst’ten ziyade bütçe kısıtlaması ile ilgili olabilir. Yine de dördüncü sezon finaline sayılı günler kala, intikam savaşının ikinci yarısının çok daha etkileyici ve akılda kalıcı bir sonla ekranlardaki yerini alacağını umuyorum.

Vikings 4. Sezon 19. Bölüm: “Şimdi Nefret Zamanı”

vikings-4-sezon-19-bolum-battle-filmloverss

Ragnar Lothbrok ve Rollo’nun nihai karşılaşması, Paris kuşatması, Lagertha’nın geri dönüşü, Aslaug’un vedası, Ragnar Lothbrok’un ölümü ve Kral Aelle’nın cezası derken dördüncü sezonda son durağımız Kral Ecbert ve Wessex. Aethelwulf iki bölümdür beklenmedik bir şekilde ilgimi çekmeyi başarıyor. Hele ki Athesltan hakkında Alfred ile yaptığı o konuşmayı tekrar tekrar izlemek istiyorum. Ecbert’in elini eteğini her şeyden çekmesiyle gerçek bir komutan gibi davranmaya başlayan Athelwulf bu değişimine rağmen kuzeylilerin aklıyla yarışmak için fazla geride kaldı. Yine de Kral Aelle’nın yersiz özgüvenine karşın oldukça temkinli ve ayakları yere basan bir Aethelwulf vardı karşımızda. Fakat Ivar the Boneless’ın Bjorn’u bile kendi tarafına çekeceği bir planı tahmin etmesini beklemek, Aethelwulf için erken gelen zafer çığlıklarından başka bir şey olamazdı kanımca. Aethelwulf’un ‘oyunlarına bir kez daha düşmeyeceğim’ dediği anda verdiği karar, o anki zor koşulların etkisi miydi yoksa Aethelwulf’un yetersizliği miydi derseniz, elbette ki cevabım kuzeyden esen rüzgarın daha etkili olduğunu söylemek olacaktır. Bu yüzdendir ki acele verilen kararlar, mevcut problem için çözüm üretmekten çok problemi tekrar tekrar dillendirmekle eşdeğerdir çoğu zaman. Böyle bir durumda o ‘tekrar’ları akıllıca ve planlı bir şekilde yapan Vikinglerin kazanan taraf olmaya bir adım daha yaklaştığını söylemek kadar doğal bir şey olmasa gerek. Ancak geride kalan Kral Ecbert, Judith ve Alfred’in neler planladığını henüz bilmiyoruz. Michael Hirst’ün bir sezon finalini öylece bitireceğini düşünmüyorum ve Wessex’te kuzeyden gelen sert rüzgarın büyük bir fırtınayla karşılaşmasını bekliyorum.

Vikings 4. Sezon 19. Bölüm: Lothbrok Kardeşlerin Kalkan Duvarı

vikings-4-sezon-19-bolum-ivar-filmloverss

Lothbrok kardeşler her zaman olduğu gibi birbirleri ile ağız dalaşına girmekten zevk alıyorlar; özellikle söz konusu Ivar’a karşı olmaksa. Şu bir gerçek ki, Ivar’ın kıvrak zekası ve Bjorn’un savaş alanı dahil pek çok alandaki tecrübesi birleşince Vikinglerin önünde dağların taşların bile durabileceğini sanmıyorum. Floki’nin de gözünden kaçmayan ve Ragnar’ın yokluğunda uzunca bir süredir kopma noktasına gelen kardeşlik bağları yine Ragnar vesilesiyle amacına ulaşabildi, en azından şimdilik. Bjorn’un bir adım geri çekilmesi ve Ivar’ın bir adım öne çıkması o kadar da kötü değilmiş demek ki. Ivar the Boneless’ın doğuştan gelen bir yeteneği olduğunu kabul etmek gerek. Liderlik kavgası uzun sürecek belli ki, ama Ivar her seferinde yumruğunu masaya vurmayı başarıyor. Bu hem heyecan verici hem de ürkütücü zaman zaman. Zira Ivar’ın yapabileceklerinin sınırı yok ve bunu anlamak için yalnızca gözlerine bakmak bile yeterli. Travis Fimmel (Ragnar Lothbrok)’in yokluğunda Vikings çok kan kaybetti bana kalırsa ve bu alevi yeniden körükleyebilmek için önce Alex Høgh Andersen (Ivar)’a sonra Alexander Ludwig (Bjorn)’e gerçekten ihtiyacı var hem Vikings’in hem Michael Hirst’ün.

Vikings 4. Sezon 19. Bölüm: Kapıdaki Düşman

vikings-4-sezon-19-bolum-lagertha-filmloverss

Kılıçlar yalnızca Wessex’te çekilmedi. Kattegat’ı korumak için geride kalan Lagertha (Katheryn Winnick) yine her zamanki gibi doğru bir hamle yaptı. Lagertha’nın bin bir zorlukla geri aldığı tahtını ve evini kendi elleriyle bir başkasına vereceğini düşünmek kadar büyük bir hata olmasa gerek. Kattegat’ın savunmasında bir delik bulmaya çalışan Egil’ın kendi hayatını savunabilecek bir anı bile olmamışken, sinsice planlarını yürütmeye çalışan Harald Finehair’in İngiltere dönüşünde başına geleceklerden bihaber olması tansiyonu biraz daha yükselteceğe benziyor. Her ne kadar tavrından hoşlanmasam da Halfdan the Black’in, Prenses Ellisif uğruna Ragnar Lothbrok’un tahtına göz diken Harald’dan daha akıllıca hamleler yaptığını söylemem gerek. Ancak Harald’ı Ellisif’in elinden kurtaran Halfdan’in de  yaşayacağı son kuvvetle muhtemel Harald ile aynı olacak. Bir başka deyişle, Lagertha’nın Harald için hazırladığı ateş Egil’ı alt eden ateşten daha büyük olacak. Hele ki ardına Astrid ve Torvi’yi almışken. Evet, hala Torvi diyorum, umuyorum ki “Hayır!” dediğimiz o anda Torvi’nin yavaşça ve ılık ılık göz kırpması bu erken vedayı önlemiş olsun. Zira Torvi’nin ve Georgia Hirst’ün Lagertha’nın yanında tam anlamıyla kendini bulduğunu düşünüyorum. Vikings’in kadın karakterlerini bu açıdan oldukça beğeniyor ve daha fazla ön plana çıkmalarını dört gözle bekliyorum.

Floki karakteri ve Gustaf Skarsgård Vikings’in olmazsa olmazı. Son zamanlarda oldukça yalnız kalan Floki’nin bir bakışı, ağzından dökülüveren bir sözcük bile durup düşünmemize neden oluyor. Bir de Tanaruz sorunsalı var tabii ki. Helga ile Floki’nin uzlaşamadığı anları görmek bize hep uzak olmuştur sanki. Helga’nın kendini Tanaruz’a adamasından hoşnut olmamasına rağmen ortadan kaybolan küçük kıza oldukça sıcak bir şekilde yaklaşan Floki için iyi ki var diyorum sadece. Her ne kadar yanında Travis Fimmel’i görmek istesem de Gustaf Skarsgård’ı izlemek başlı başına bir keyif zaten.

Her bölümde Travis Fimmel’in adını özlemle anarken, beşinci sezonda çözülmesi gereken bir Harald Finehair problemi bizi bekliyor olacak kuvvetle muhtemel. Bu da daha çok kan, daha çok aksiyon, daha çok intikam demek. Sürprizler bunlarla da bitmiyor. Vikings’in oyuncu kadrosuna Jonathan Rhys Meyers’in de katıldığını hatırlarsınız. Meyers’in rolü için pek çok söylenti olsa da, Magnus ya da Alfred’in gençliğini canlandıracağı konusunda ısrar ediliyordu. Fakat son bilgilere göre Meyers, Bishop Heahmund olarak karşımıza çıkacak. Michael Hirst’ün açıklamalarına göre; Heahmund aşırı dindar ve iyi bir savaşçı olarak Tapınak Şövalyeleri’ni aratmayacak.

Jonathan Rhys Meyers’i ilk kez gördüğümüz ve dördüncü sezon finali olan yirminci bölüm fragmanını aşağıdan izleyebilirsiniz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi