Vikings 4. Sezon 17. Bölüm The Great Army, bir efsanenin ardında bıraktıklarıyla çizilen geleceğin  kolay kolay susturulamayacağını gösterdi. Vikinglerin her daim yelken açacağı yerler bulunur elbette; ancak intikam için çekilen bayraklar geri dönüşü olmayan yolculukların habercisidir. Görünen o ki, intikam hiç bu kadar acı olmayacak.

***Bu yazı Vikings 4. Sezon 17. Bölüm hakkında keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Vikings, yayınlanan on yedinci bölümü The Great Army ile son birkaç haftaya göre ritmini biraz da olsa düşürdü diyebilirim. Açıkçası bu dengenin, dizinin yaratıcısı Michael Hirst tarafından özellikle yaratıldığını düşünüyorum. Son iki bölümdür Ragnar Lothbrok’un ölümü ve Bjorn eşliğinde Vikinglerin Akdeniz’e yolculuğu ile halihazırda dengemizi kaybetmiştik. Önümüzde Kral Ecbert ve Kral Aelle ile olan büyük bir savaşın eşiğinde olduğumuz düşünülürse, oldukça dingin ilerleyen bir bölümün aslında adım adım gelen intikamın habercisi olduğunun da farkındayız demektir. Nitekim son zamanlarda iyice değişen ve genişleyen oyuncu kadrosunun, Ragnar Lothbrok’un yokluğunda yeni bir kimliğe bürünebilmesi için gerekli olan şey de bu sanıyorum ki. Zira bu önemli ama dinamizmi düşük bölümler bundan sonra Ragnar’ın oğullarının zirveye nasıl ulaştıklarının somut bir kanıtı olacak.

Vikings 4. Sezon 17. Bölüm: Bir Kez İhanet Eden, Her Zaman İhanet Eder

vikings-4-sezon-17-bolum-bjorn-filmloverss

İntikam her zaman Vikings’in vazgeçilmezlerinden biri oldu; ancak bu kez alınacak intikamların yer aldığı liste oldukça kabarık. Ebeveynlerinin intikamı için zaman zaman birbirine düşen kardeşlerin bir noktadan sonra yol ayrımına gelebileceklerini göz önünde bulundurmak gerek. Aslaug’u öldürüp tahtını geri alması ile Bjorn’un da desteğini alan Lagertha bir süreliğine rahat uyuyabilir ama kahinin söylediklerini de çoktan kabullenmiş görünüyor. Michael Hirst’ün neler planladığını bilemesem de, o günün gelip çatmamasını umuyorum. Bu noktada Sigurd’un tutumu büyük önem taşıyor tahmin edersiniz ki. Ivar ile en nihayetinde karşı karşıya gelecekler, işte o vakit Sigurd’un destekçisi Ubbe’den çok Bjorn olacaktır diye düşünüyorum.

Ubbe gittikçe Ragnar’a benzemeye başladı hakikaten. Yine de düşünerek hareket etme konusunda Ragnar’ın oldukça gerisinde hala. O seviyeye ulaşabilecek en yakın isim kim derseniz, yaşanan her gelişme bir başkasını işaret ediyor adeta. Bjorn Ironside, Ragnar Lothbrok’un en büyük ve yaşam tarzıyla ona en çok benzeyen oğlu, fakat hala bir şeyler eksik sanki. Ivar the Boneless fiziksel sıkıntılarını bir kenara bırakırsak eğer aklını kullanmasıyla Ragnar’a her gün bir adım daha yaklaşıyor; ancak Ivar’ın en büyük engeli aslında bacakları değil öfkesi. Hvitserk’i çok fazla tanıyabildiğimizi düşünmüyorum, yine de Ivar gibi düşünmediğini ve Bjorn’a yakın olduğunu söyleyebilirim. Sigurd ise Vikings’in sürpriz kutusu bana kalırsa. Ivar ve Harbard’dan içten içe nefret etmesi, Aslug’a karşı öfkesini dindirememesi pek çok olaya sebebiyet verecekmiş gibi duruyor. Daha şimdiden Lagertha’ya karşı yumuşak bir tavır sergileyen Sigurd’un amacı sonuna kadar böyle devam edip Ubbe ve Ivar’ı karşısına almak mı, ondan da emin olamıyorum. Bu doğrultuda denebilir ki, Kattegat’ın şifresi gerçekten Sigurd’un elinde olabilir. Öyleyse Ragnar Lothbrok’un tahtını ve şanını kim devralacak? Sanırım bu noktada da kilit isim Lagertha’dan çok Floki olacak. Eskiden olsa gözümü kapatıp Bjorn’un yanında olabileceğini söylerdim; ancak Floki ile Ragnar’ın arasındaki ilişki ve The Great Army bölümü düşünülürse, Ivar the Boneless’ın şansı giderek artıyor diyebilirim. Tüm artıları ve eksileri değerlendirdiğimizde yeni bir Ragnar Lothbrok gelebilir mi derseniz, elbette ki cevabım hayır olacak. Zira hiçbiri ne o zihin yoğunluğuna ulaşabilecek ne de o yükü kaldırabilecek güce sahip değil, en azından şimdilik.

vikings-4-sezon-17-bolum-rollo-filmloverss

Vikinglerin Akdeniz macerasına dönecek olursam, Rollo’nun haklılık payı var belli konularda. Evet, artık ‘biz’ diye bir şey kaldı mı Vikinglerin arasında emin değilim. Floki bir yerde, Bjorn bir yerde, Ivar kimsenin olmadığı bir yerde, Lagertha kaderinin götürdüğü yerde. İhanetin sözlükteki karşılığı Rollo bu ‘biz’in gerçekten neresinde olabilir ki zaten? Bir başka deyişle, Ragnar Lothbrok’un olmadığı bir yerde ‘biz olmak’tan bahsetmenin de bir anlamı kalmadı sanki. Rollo ‘biz’ kavramının değiştiğini fark edip yeni bir birliktelik yaratmaya çalışsa da, ne Gisla ile ne de çocukları ile ‘Frankia’nın bizi’ne dahil olacak gibi görünmüyor. Rollo bastırılmış duygularının esaretinden kurtulabilir mi ya da bunun bir önemi var mı derseniz, cevabı Floki’nin Bjorn’a bizzat verdiğini düşünüyorum: “Fırsatın varken Rollo’yu öldürmeliydin. Çünkü içimde her birinizden çok daha şöhretli olacağına dair bir his var.” Ne yazık ki Floki’ye katılıyorum ve Ragnar Lothbrok’un olmadığı bir yerde Rollo’nun yükselmesini gerçekten kabul etmek istemiyorum. Eğer böyle bir şey gerçekleşirse, aklını kullanan Rollo mu diyeceğiz, yoksa Ragnar mı? Rollo’nun yaptığı fırsatçılıktan öteye geçemez sanıyorum ki. Çünkü tek bir kelimeyle açıklanabilen zekanın karmaşıklığını kaldırabilen yegane kişinin hala Ragnar olduğunu düşünüyorum elbette ki. Belki bir de Floki.

Vikings 4. Sezon 17. Bölüm: Bir Efsanenin Ardında Kalanlar

vikings-4-sezon-17-bolum-ivar-filmloverss

İngiltere’de ise sessizlik hakim, günlük yaşam kaldığı yerden devam ediyor gördüğümüz kadarıyla. Kral Aelle’dan tam da bunu beklerdim açıkçası, yanıltmadı da. Judith’in Athelstan’dan ne kadar çok şey öğrendiğini, Ragnar Lothbrok’u tanıyabilecek kadar öngörüsü olduğunu bir kez daha anlamış olduk. O yüzden bırakalım da Kral Aelle’nın güneşini Ragnar’ın oğulları batırsın. Kral Ecbert ise sessizliğe büründü, bu sessizliği de yalnızca Alfred için bozuyor. Aethelwulf’tan çok Judith’e ve elbette ki Alfred’e değer veren Kral Ecbert, Ragnar’ın planını hala nasıl anlamamış olabilir ki diye düşünmeden duramıyorum. Yılanların arasındaki son görüntüsü Ecbert’in gözüne bir perde olarak inmediyse eğer, tahtını ‘Tanrı tarafından seçilen’ Alfred’e bırakma zamanının geldiğini düşünüyor demektir. Bu da Ragnar Lothbrok’un hamlesine karşılık verdiğini gösterir. Çünkü hiçbir şekilde dile getirmese de Athelstan’ın yüküne bir de Ragnar eklendi. Tam da bu sebepten ötürü Ragnar ve Athelstan’ın varlığını sürdürebilecek bir Alfred yaratmaya çalışıyor. Başarılı olup olmadığını görebilecek kadar zamanı kaldığını sanmıyorum artık, zira ensesinde gerçekten büyük bir ordu var.

The Great Army demişken, Floki de Ivar’ın derdine derman oldu sihirli dokunuşlarıyla. Ayakları yerden kesilen Ivar’ı bu saatten sonra kim durdurabilir ki? Kral Aelle mi, yoksa Kral Ecbert mi? Ya da Aethelwulf mu? Alfred’den başkası Ivar’ı durdurabilecek akla ve yetiye sahip değil. Ama Alfred de durdurur mu ki? Bir Ragnar ve Athelstan hikayesine daha hayır demek isteyen yoktur sanıyorum ki.

İntikam çanları İngiltere için çalarken, on sekizinci bölüm fragmanını aşağıdan izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=i1dt_vml3M8

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi