Vikings 4. Sezon 15. Bölüm All His Angels bir kez daha gösterdi ki, her bitiş aslında yeni bir başlangıcın habercisiydi bugüne kadar; belli ki bundan sonra da böyle olacak. Keşkeler ile yaşamanın bir faydası yoksa, herkesin kendi çizdiği yolda ilerlemekten başka şansı da yok. Aksi takdirde, seçmekten kaçılan yolda insanları bekleyen yine kader denilen şey olacak.  

***Bu yazı Vikings 4. Sezon 15. Bölüm hakkında keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Ragnar Lothbrok her zaman kontrolü elinde tutmayı seven, gücüyle birlikte yücelen, hep bir adım sonrasını diğerlerinden önce düşünen büyük bir lider, kısacası tam bir vikingdi; aklıyla, ruhuyla ise Kuzey’in Kralı. All His Angels ile de beklediğimiz ama karşı koyamadığımız o an geldi çattı. Ragnar Lothbrok kendi seçtiği yolun sonundaydı artık: ölüm, her vikingin arzuladığı gibi…

Vikings 4. Sezon 15. Bölüm: Kader

Ragnar uzunca bir süredir bu yolda tek başına yürüyordu zaten. Athelstan’dan sonra her şey değişti kuzeyde. Ragnar daha çok düşünüyordu, göremediklerini görüyordu, duyamadıklarını duyuyordu, böylelikle daha da güçleniyordu. Bu aydınlanma Ragnar’ı başka bir yola sürükledi: kader. Odin’in yoldaşı, Thor’un takipçisi olarak Valhalla’nın kapısında nöbet tutarken, kaderinin bu olmadığına karar veren bir Ragnar vardı karşımızda. Bu demek değil ki ölüme dair fikri değişti. Ayaklarının altındaki dünyayı titreten koskoca Gılgamış bile ölüme çare bulamamış ve kaderini kabullenmişken, Ragnar’ın bu kadere karşı koymaya çalışmayacağında da hemfikirdik. Yeri gelmişken The Seer (kahin)’in kehanetini de hatırlayalım: “Kör adamın seni gördüğü gün öleceksin.” Ve evet, kör adam Ragnar’ı gördü, kehanet gerçekleşti. Fakat burada önemli olan nokta, Ragnar Lothbrok’un The Seer (kahin)’in söylediklerinin aksine kaderini kendi çizdiği yola sürüklemesiydi. Sonuç ne olursa olsun, ölmeyi kendisi tercih etti, öleceği yeri ve zamanı kendisi belirledi. Belki bu da kaderinin bir parçasıydı diyebilirsiniz; ancak Ragnar’ın düşüncelerine göre bu tanrıların kaderi değil, kendi kaderiydi. Bedeni ebediyete kavuşmuş olabilir ama Ragnar’ın düşünceleri bu doğrultuda yaşamayacak mı? İşte tüm bunlar bir araya gelince, Ragnar Lothbrok’un Kral Ecbert ile ettiği o gergin ve sessiz sohbet anlamına kavuştu diyebilirim.

vikings-4-sezon-15-bolum-ecbert-filmloverss

Vikinglerin doğası gereği tanrıları için yaşayıp, Valhalla’ya ulaşma çabaları, istekleri ruhlarını besleyen yegane duygu. Ragnar için de öyleydi. Bu değişimin sebebi ister Athelsan ister Ecbert ister Ragnar’ın ta kendisi olsun, ne fark eder ki? Ragnar her daim aklını kullanan biriydi, ölüme beş kala bile bu tavrından vazgeçmedi. Ne uğradığı ihaneti ne de alacağı intikamı unutup bir kenara atmadı. Kral Ecbert gördüğü, duyduğu, yaşadığı onca şeyden sonra Ragnar’ın yapabileceklerini nasıl düşünemedi? Omuzlarına ağır gelen bu yükten kurtulamayacağını bile bile kendi elleriyle Kral Aelle’ya verdiği Ragnar Lothbrok’un kendi ‘kaderi’ olacağını nasıl anlayamadı? İçini kemiren düşüncelere esir olmuşken, Ragnar’ın nefesi hep ensesinde olacak. En başta da Ivar the Boneless. Son sözleri artık inanmadığı halde Valhalla ve Odin’in şölenine dair olsa da, Ragnar’ın oğulları için bu durum hala böyle ve onlar Kuzey’in Kralı Ragnar Lothbrok’un Valhalla’nın kapısını araladığını düşünecekler. Ve bu düşünce onların intikam fitilini ateşleyecek.

Vikings 4. Sezon 15. Bölüm: Ölüm

Kral Aelle kendi inançları doğrultusunda Ragnar’ı yerip kendi tanrısını yüceltse de, bunu için dualar etse de, Aelle’nın da diğerlerinden bir farkı yok. İnancı doğrultusundaki kurallarının, kabullenemediği ve barbarlıkla suçladığı Vikinglerin zalimliklerinden de bir farkı yok. Ragnar Lothbrok’a işkence ederken aldığı zevkin öfkeye dönüşmesi de bu yüzden. Ne Ragnar’ın alnına çizdiği haç, ne işkenceleri, ne günahları için af dilemesini emretmesi durumu değiştirmedi, değiştirmeyecek. Kısacası Aelle’nın savaşı adil değildi, tabii bir savaş ne kadar adil olabilirse. All His Angels izlemesi zor bir bölümdü, kaçınılmaz sonun geldiğini yüzümüze çarpıyordu. İşte bu yüzden bir şahinin gözlerini, bir yılanın kalbini, bir aslanın gücünü ve bir akrebin gururunu alan Ragnar Lothbrok’un yılanların arasındaki o son bakışını ne biz unutabileceğiz ne de Kral Ecbert.

vikings-4-sezon-15-bolum-ragnar-filmloverss

Tüm bunlar olurken, Ivar nerede neler yapıyordu? Babası ile son konuşması şimdiden intikam planları yaptığını gösteriyordu. Ragnar’ın Ivar the Boneless’a söylediği üzere Ivar’ın bu öfkesi her şeyi değiştirecek şüphesiz. Bu öfke de Ivar’ın ‘kader’i belli ki. Athelstan’ın oğlu Alfred ile Ivar’ın susup yalnızca bakışarak anlaştığı o anlarda tek yardımcıları satrançtı. Bu da bir başka savaştı, hatta kısmen adildi bile diyebilirim. Alfred ve Ivar’ı birlikte görünce Athelstan ve Ragnar ikilisini gözünde canlandıran yalnızca ben değilimdir diye düşünüyorum. Ragnar Lothbrok’un izinden giden Bjorn’a rağmen aklıyla, düşünce yapısıyla Ragnar’a en çok benzeyenin Ivar olduğunu da sıklıkla dile getiriyorum. Bu öfkeyle, bu hırsla Ivar’ın gerçek yüzünü ve gücünü bundan sonra daha net göreceğimiz su götürmez bir gerçek. Ayrıca Floki ve Rollo’nun Ragnar’ın ölümüne vereceği tepkileri de oldukça merak ediyorum. Bir de Kattegat’ta çıkacak fırtınanın neleri, kimleri yerle yeksan edeceğini unutmamak gerek. Bir başka deyişle, Lagertha bundan sonra önünü görerek hareket etmek zorunda.

Ragnar Lothbrok için elimizde kalan tek şey artık di’li geçmiş zaman ne yazık ki. Athelstan gibi Ragnar da anılardan ibaret olacak ama diğerleri Ragnar’ın ardında bıraktıklarını her rüzgarda teninde hissedecek. Ragnar Lothbrok belki Odin’den, Valhalla’dan vazgeçti ama kaderini seçti, kaderini sevdi: Amor fati.

Travis Fimmel’in muazzam performansına minnet duyarak sizi on altıncı bölüm fragmanı ile baş başa bırakıyorum.

https://www.youtube.com/watch?v=Yh_HsdH-Rbc

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi