Bu yazı Uzakdoğu Sineması kitabının yazarı Rıza Oylum tarafından yazılmıştır.

Uzakdoğu’nun küçük ve dağlık ülkesi Vietnam’ın, dünya sinemasında oldukça özel bir yeri var. Zira Hollywood marifetiyle Vietnam ismini duymayan sinema izleyicisi bulmak oldukça zordur. Bu küçük ülkenin azimli insanları, Hollywood yapımcıları için her zaman haksız ve kötüydüler. Sadece bağımsızlık savaşı verip kazanmış olmaları onları kötü yapmaya yetmişti!

Vietnam tarihi, dünya siyasi tarihinin küçük bir kopyası gibidir. 19. yüzyıldan 20. yüzyıla geçişi Fransız sömürgesi olarak karşılayan Vietnam, 2.Dünya Savaşı sonrasında bağımsızlığını ilan etti. 1954 yılında Fransa tarafından kabul edilen bu bağımsızlıkla Vietnam bölünmüş bir hale getirildi. Kuzeyde Ho Şi Mingh’in sosyalist hükümeti, güneyde ise Fransa ve ABD’nin himayesindeki Ngo Dinh Diem hükümeti kuruldu. Kuzey-güney gerginliğine ABD’nin dâhil olması 1975 yılana kadar süren ABD-Vietnam Savaşı’nı ortaya çıkardı. Önce Kuzey Vietnam ve Güney Vietnam olarak iki ayrı cumhuriyete bölünmüş olan ülke, 1976’da Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti olarak birleşti.

İlk Üretimler

Ülkede İlk sinema gösterimleri 1920’li yıllara dayanıyor. İlk filmler bir grup entelektüelin Başkent Hanoi’de, Huong Ky film şirketini kurmalarıyla ortaya çıktı. Dönemin imparatoru Khai Dinh’in cenaze töreninin filme çekilmesi ve varisi Bao Dai’nin taç giymesini gösteren görüntüler Vietnam’ın ilk sinema görüntüleri sayılır.

İlk sesli filmler 1937 ile 1940 arasında Hanoi’deki Asya film şirketinin stüdyolarında çekilmiştir. Bu filmler; True To Love, The Song Of Triumph ve Toet’s Scared Of Ghost isimli filmlerdi. Dönemin başka bir önemli şirketi Vietnam Film Grubu ise An Evening on the Mekong River ve The Red-Bearded Sorcerer isimli filmleri izleyiciyle buluşturdu.

 1945 sonrası Fransa’ya karşı yürütülen savaşın belgesellerinin çoğaldığını görebiliyoruz. 1948 yılında Moc Hoa Savaşı, 1950’de Dong Khe Savaşı, 1952’de Kuzey Batı Seferi, 1953’te Vietnam Zafer Yolunda isimli belgeseller bu çabanın ürünleridir.

Bölünmüş Vietnam’da Sinema

Vietnam-Fransız Savaşı’nın sona ermesinden sonra ülke kuzey-güney olmak üzere ikiye bölünmüş,  artık iki farklı sinema endüstrisine sahip olmuştu. Kuzey’de kalan Hanoi şehrinde daha çok propaganda filmleri üzerine yoğunlaşırken; güneyde kalan Saigon kendinde ise savaş filmlerinin yanı sıra ve komedi filmlerine de ağırlık verilmişti.

Hanoi Vietnam Film Stüdyosu 1956’da; Film Okulu ise 1959’da kuruldu. İlk filmleri ise Nguyen Hong Nghi tarafından çekilen Together On The Same River isimli filmdi.  Sosyalist gerçekçi bir sinema anlayışını benimseyen Kuzey Vietnam, Water Returns To Bac Hung Hai isimli filmle 1959 yılında Moskova Film Festival’inde birincilik ödülünün sahibi oldu. 1963 yılında da yine Moskova Film Festivali’nde Sister Tu Hau isimli film ikincilik ödülünü aldı. Hanoi merkezli Kuzey Vietnam filmlerinde ise temel konu, devam eden savaşın yansımalarıydı. 1965 ile 1973 yılları arasında 307 belgesel, 36 kurmaca film ve 27 animasyon üretilen ülkede belgesellerin hemen tamamı savaş üzerinedir.

Saigon’da yapılan filmlere bakacak olursak, antikomünist anlayışı yaymak isteyen sayısız belgeselin çekildiğini görüyoruz. 1950 yılında çekilen We Want To Live isimli çalışma, bunlardan en bilinenidir. Belgeselde sosyalist dönemindeki toprak reformunun olumsuzlukları anlatıyordu.

Birleşme Sonrası Vietnam Sineması

1976 yılında savaşı sona erdiren birleşmeden sonra Vietnam sineması hızlı bir üretim sürecine girdi. Bölünmüş ülkede yaşanan savaştan dolayı 1940’tan 1970’lerin ortasına kadar sinema faaliyetleri oldukça durgun bir seyir izlemişti. Artık savaş yıllarına oranla çok daha fazla üretim yapılıyordu. Savaş sonrası sinemada en çok odaklanılan konu ise devrim sırasında kahramanca çarpışmış kişilerin hayatlarıdır. 1978 yılında çekilen Season of The Whirlwind ve 1979 yılında çekilen Wild Field filmleri bu anlayışın ürünleri oldular.

Çağdaş Vietnam Sineması

Savaşın yarattığı tahribatı düzeltmek Vietnam için hiç de kolay olmamıştı. Ülke neredeyse tamamen bir enkaz halindeydi. Önemli bir ekonomik kaynağı olmayan Vietnam’da sinema da birçok unsur gibi kendi halinde bir seyir izledi. Buna rağmen 1983 yılında Hanoi Through Whose Eyes?, 1983 yılında Story of Good Behavior, 1985’de  Siblings, 1986’da Girl on the River, 1987’de  The Retired Genera  ve A Catholic in Thống Nhất District, isimli nitelikli filmlerin üretildi bir ülke olmayı başardı.

Doksan Sonrası Vietnam Sineması

Doksanlarda Asya ülkelerini kapsayan ekonomik kriz Vietnam’ı da etkileyerek sinemada önemli bir durgunluğun yaşanmasına neden oldu. SSCB’in çökmesinin de Vietnam’a olumsuz etkilerinden söz etmeliyiz. Tran Anh Hung’un 1995 yapımı Cyclo dönemin en önemli çalışmasıdır. 2000’lere doğru kendini toparlamaya başlayan Vietnam, 1999’da çekilen Three Seasons filmi ile Sundance Film Festivali’nde ödül adı. 2001 yılında Guava Season filmi ilgi gören bir çalışma oldu. The Sound of The Violin at My Lai ise 43. Asya Pasifik Film Festivalinde En İyi Kısa Film Ödülü’nü kazandı. 2000’de  Night Cyclo Trip ise Cannes Film Festivali’nde En İyi Kısa Film kategorisinde 3.lük ödülüne layık görüldü. Ayrıca Tran Anh Hung’un The Scent of The Green Papaya Cannes Film Festivali’nde Altın Kamera Ödülü’nü aldı. Aynı film sayesinde ilk kez Vietnam sinemasından bir film Oscar’a aday gösterildi.

Son dönemde Vietnamlı film yapımcıları ticari kaygıları ön planda tutarak daha çok televizyona yöneldikleri görülüyor. Yine de Heaven’s Net, Bufallo Boy, Bar Girls, Street Cindirella, Gangsta Girl, When Man Get Pregnant gibi başarılı yapımların ortaya çıktığını söylemeliyiz. Bu başarıların ortaya çıkmasında devlet desteğinin kesilmemesinin ve yönetmenlerin yurtdışından ortak projelerle yeni filmler çekmesinin büyük katkısı olduğunu belirtelim.

Vietnam’da yaşayan en önemli yönetmen olarak Dang Nhat Minh ismine ayrı bir parantez açmalıyız.1938 doğumlu yönetmen Sovyetler Birliği’nde sinema eğitimi aldı. Vietnam Sinema Birliği’nde genel sekreterlik yaptı. Ulusal ve uluslararası festivallerde çok sayıda ödül alan yönetmen 2007’de Vietnam’ın en önemli ödülü olan Ho Chi Minh Ödülü’e değer görüldü.

Vietnam Diaspora Sineması

Fransa’da ve ABD’de yaşayan çok sayıda Vietnam kökenli sinemacı da var. Bunların önemli bir kısmı Vietnam Savaşı sırasında ülkelerini terk eden ailelerin yurtdışında büyüyen çocuklarıdır. Bu isimlerin önemli bir kısmı Fransa’da Fransızca filmler çekiyorlar. Bunların filmlerinin Vietnam sineması içinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ise muğlâk bir konudur. Bizim kanaatimiz bu yönetmenlerin Fransız duyarlılığı ya da Hollywood çerçevesinde bir film algısıyla film çekiyorlarsa Vietnam ülke sinemasına dâhil etmemek, Vietnam kültüründen beslenerek ortak projelerle Vietnam’dan kopmadan kendi sinema dilerini oluşturuyorlarsa Vietnam sinemasına dâhil etmek yönündedir. Burada karşımıza çıkan önemli bir kriter de dil meselesidir. Amerika’da İngilizce film çeken bir Vietnam kökenli yönetmenin sineması artık Hollywood içinde değerlendirilmelidir. Aynı şekilde Fransa’da Fransızca film çeken Vietnamlı bir ailenin çocuğunun filmi artık Fransız sinemasına dâhil olduğunu söylemek mümkündür.

Vietnam dışında yaşayıp Vietnam sineması içinde sayabileceğimiz birkaç örnek vermek gerekirse; ABD’de yaşayan Vietnam doğumlu Tony Bui’den bahsedebiliriz. Yönetmenin Vietnam’da 1999’da çektiği Three Seasons filmi, ABD’nin Vietnam’a uygulanan ambargoyu kaldırmasıyla ortak olarak çekilmiştir. Film savaş ve sonrasındaki dönüşümü konu edinmişti. 2001’de çektiği Green Dragon, Vietnam savaşı sırasında Amerika’da kurulan mülteci kamplarında geçen hikayede, annelerini kaybeden iki küçük çocuk konu alınıyor. Savaşın insanlar, özellikle de çocuklar üzerinde yarattığı tahribatı resmeden film, duygu yüklü bir yapımdı.

Fransa’da yaşayan Tran Anh Hung ise 12 yaşında savaş sonrası ailesiyle Fransa’ya göçmüştü. Vietnam-Fransa ortak yapımlar yapan yönetmen hâlihazırda en önemli Vietnamlı yönetmen sayılır. 1992’de çektiği Yeşil Papayanın Kokusu filminde babasız kalan bir ailenin zor koşullardaki yaşamını küçük hizmetçi kızın gözünden resmeder. Filmde yönetmen, aşk ve itaat arasında belirsiz ilişkiyi beyaz perdeye taşımıştı. Oscar’a aday olan film Cannes ve İstanbul film festivallerinde gösterim şansı bulmuş, Cannes’da ödüller almıştı. 1995’de Bisikletçi filmini yapan yönetmen, Vietnam hayatını, çoğunluğu sokak çekimleriyle seyircilere sundu. Bisiklet taksisiyle Saigon’da çalışan genç, yoksul ailesini geçindirmek için istemeden de olsa mafyatik kişilerle ilişki kurmaya başlar. Ablasının da aynı grubun lideriyle ilişki içinde olması filmi daha girift bir hale sokar. Bu filmiyle Venedik Film Festivali’nde Altan Aslan Ödülü kazanan yönetmen, uluslararası arenada ilk defa Vietnam yaşantısını izleyicilerin beğenisine sunmuş oldu. Fransa’da yaşamasına karşın Vietnam’la ve Uzakdoğu kültürüyle bağlarını koparmayan yönetmen, 2010’da Japon romancı Haruki Murakami’nin İmkânsızın şarkısı romanını aynı isimle sinemaya uyarladı. 1960’ların sonlarında Tokyo’da geçen film, ilk aşkı Naoko’ya derinden bağlı Toru Watanabe’nin yaşamını anlatır. Watanabe yaşamının her alanında ölümün etkisini hissetmekteyken, ansızın hayatına hayat dolu genç kız Midori’nin girmesiyle yaşananlar dönemin politik dönüşümünü de yansıtarak resmedilir.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi