Şimdi de, buz gibi bir yansızlık havası içinde, yönetmenin izleyicilere sunmakta olduğu düşüncenin boyutunu hemen şuracıkta sınamadan geçireceğim; bu düşüncenin, kısa süre sonra birkaç küçük şaşkınlık yaratarak, zihnin bir iki solukluk boyutuna sarıldıktan sonra, belki de bu filmi seyir defterimizden geçirirken son, gıcırtılı, serpintili bir anlık varoluş biçiminde uzayarak sönüp gideceği beklentisi içerisindeyiz; ta, Ah nerde! Krzysztof Kieslowski bu noktada beni her zaman tedirgin etmiştir. Dolayısıyla bir yönetmenle izleyici arasındaki gerilim bağına tanık olmak için Kieslowski’yi tanımak yeterlidir. Zira yönetmenin filmlerini izleyenler bunu çok iyi bilir. Kieslowski hemen her yapımında tehlikeli bir gülümsemeyi göze alır, genç destekçilerinin kendine uzattıkları elleri sıkar, kravatını gevşetir – yok, işte hepsi bu kadar sanırım: Bu düşünce, bütün iyi niyetli amaçlarına karşın, küçük bir düşünce olduğunu net bir şekilde gözler önüne serer. “La double vie de Veronique” ile  ‘Her şey sona erdi, Tanrı da gitti; artık yalnızsınız,’ diyor auteur isim Krzysztof Kieslowski.

Paralel hayattan gündelik insanlara selam eden Weronika / Véronique adlı iki ayrı karaktere yaşam katan Irène Jacob, filmde en özel sekanslardan birine eşlik eden orkestra şefini canlandıran Aleksander Bardini, yani filmin oyuncuları tek kelimeyle müthişler. Zaten film tek kelimeyle müthiş. Yüzde yüz sinema, perdede duran. Kendi çağına temelden karşı çıkan Nietzsche’ye bir güzelleme yapmış usta sinemacı. Tanrı’nın ölümüyle dünyada yapayalnız, korunaksız kalan insanın trajedisi “La double vie de Veronique”. Bu yüzden insan kendini dünyaya, emeğe adamalı ve umudunu asla yitirmemelidir der başka bir okumayla film. Hayatı katlanabilir kılan şeyler nelerdir? Zorlu, çetin, dayanılması güç yerde ayakta kalmak için bıkmadan usanmadan dayanmak ve sabırla beklemek gerekir. Farklı bir bilinç gereklidir bunu başarmak için, bütün zorlu koşulların ötesinde bir bilinç. Bir çıkış yolu göstermez yönetmen. Aynı Nietzsche gibi, insanın başarabileceğine inanmaktadır. Nihilist anlayışa karşı bir duruştur bu aslında. Dünyanın tıkandığı son noktada eylemin gereksizliğine rağmen… Kesin ve koyu bir karanlık içinde ölümü beklemektir belki de son tahlilde insana düşen… Baba yönetmen Kieslowski bu filmi ile ömrümüzden birkaç sene alıp götürüyor. Anlaşılacağı üzere bizi her geçen sekansta birkaç yıl daha yaşlandırıyor. “Diğer filmlerime göre daha mistik,” diyor Kieslowski bu filmi için. Filme aldığı konulara müdahalesizliğiyle tanınmış bir yönetmen için ilginç bir cümle doğrusu. Bu, Kieslowski’nin sineması üzerine ne kadar çok kafa yorduğunu gösteren ince bir detay. Çünkü aslında onun mistik dediği “La double vie de Veronique” kadar izleyiciye yol göstermeyen, taraf tutmayan bir film bulabilmek neredeyse imkansız sayılabilir. Özellikle de günümüzde bu türün önde gelen popüler eğilimleri düşünüldüğünde… Filmografisi bir bütün olarak değerlendirildiğinde onun sinema tarihinin gerçek sanatçıları arasında yer aldığını söylersek yanlış olmaz. Kieslowski geride bıraktığı birçok filmiyle hiçbir ekolle tam olarak bağdaşmayan kendine has bir sinema dili yarattı ve sayısız yönetmeni etkiledi. Usta, bunu 1991 yapımı “La double vie de Veronique” adlı yapımından sonraki “Renk Üçlemesi” ile tescilledi.

Filmi unutulmaz kılan özelliklerden bir diğeri ise müzikleri ile adeta filmin bel kemiğini oluşturan Zbigniew Preisner besteleridir. Kieslowski’nin yanından ayırmadığı Zbigniew Preisner’ın rengarenk şölene omuz veren tematik müziği, daha da özel kılıyor 98 dakikalık bu sekizinci sanat örneğini, daha doğru bir deyişle, perdedeki bu karanlık şiiri… Öyle ki kimi seyirci Preisner tınılarının aşıladığı atmosfer sayesinde filmi orijinal dilinden, alt yazı olmadan izlemeye bile ‘hay hay’ der. Zira filmde repliklere can veren oyuncular değil zihnimizdir. İşte filmin belki de en mistik yanı da budur. Bu şekilde her iki Veronika’da da kendimizi bulmak mümkündür. La double vie de Veronique… Tarifsiz kederlere sürüklenirken yanınıza sadece yalnızlığın yün hırkasını aldığınız karanlık bir rapsodi.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi