İstanbul Film Festivali seçkisinde yer alan ve oldukça öne çıkan Vahşi ya izlemeye tahammül edemeyeceğiniz ya da izlemeye doyamayacağınız ikircikli filmlerden biri. Alman aktris/yönetmen Nicolette Krebitz’in üçüncü uzun metraj filmi olan Vahşi, her yönüyle tam bir kadın hikayesi olarak karşımıza çıkıyor. Lilith Stangenberg’ün dondurucu oyunculuğu, izleyenin bakışlarını da dondurup perdeye sabitlemesiyle hikayeye yadsınamaz bir katkı sağlıyor.

Soluk mavilerin ve karanlık bir sinematografinin hakim olduğu filmde Ania (Lilith Stangenberg) çalıştığı iş yerinde bir sekreter gibi kullanılan ve bu durumu sorgulamaz görünen, evine ormanlık bir alandan geçerek giden genç bir kadındır. Ania’nın farklı olduğunu başlangıçtan itibaren belirgin bir biçimde izleyicisine hissettiren Krebitz, bunu en net Ania’nın silahla atış yaptığı sahnelerde hissettirir. Ania’nın vahşi bir yanı olduğunu daha ilk dakikalardan anlayan izleyici aslında Ania’nın içinde bulunduğu temel çatışmayı da kardeşiyle yaptığı bir skype konuşması üzerinden tanımlar. Kardeşiyle dertleşen Ania, kız kardeşinin birden başlayan sevişme aksiyonuna hiçbir tepki vermeden bilgisayarı kapatır ve yatar. Filmin açılış sahnesi olarak görebileceğimiz bu sahne, Ania’nın cinselliğe karşı tutumunu izleyiciye yansıtması açısından çok önemlidir. Anlatının ilerleyen süreçlerinde, geçtiği ormanda vahşi bir kurtla göz göze gelen Ania, bu anın etkisinden çıkamaz ve kurtla bağ kurmak ister. Bu bağ kurma dürtüsü kurdu kontrol altına alma dürtüsüne dönüşür ve Ania’nın hayatını  hatta benliğini baştan sona değiştirir.

Kırmızı Başlıklı Kızın İntikamı ve Vahşi

Jungçu psikanalist Clarissa Pinkola Estes, Kurtlarla Koşan Kadınlar adlı kitabında masalların pek de üzerinde durulmayan derin dünyasını ve yaydığı öğretileri keşfeder. Hiç kuşku yoktur ki dünyada en çok anlatılan, en çok bilinen, belki de özellikle bir kız çocuğunun ilk tanıştığı masallardan biri olan Kırmızı Başlıklı Kız masalı içinde mühim temsiller taşır. Masalın en öne çıkan taraflarına odaklanmak gerekirse kız kırmızı bir başlık takmaktadır. En temel anlamda psikanalitik bir yaklaşımla bile masalda kırmızı renginin seçilmiş olmasının tesadüfi bir yanının olmadığı söylenebilir. Cinselliği, şehveti temsil eden kırmızı aynı zamanda genç bir kız için kadınlığa atılan adım yani menstrual döngünün başlangıcı olarak da tanımlanabilir. Kendini keşfe, dişil benliğini tanımaya yönelecek genç kadın masalda onu “tehlikeye” çağıran kurt tarafından tehdit edilir ve dişil benlik yutularak bastırılır. Clarissa Pinkola Estes’nin masalı kadının vahşi yanını ve dişil benliği kontrol altında tutmak için bir uyarı olarak tanımladığı bu bağlamda kırmızı başlıklı kızın bastırdığı ve uzaklaştığı dişil yanının intikamı Vahşi filminde Ania tarafından alınır gibidir. Kurdun peşinden giden ve onu kontrol altına alan Ania bu yolla cinsel kimliğini keşfettiği bir özgürleşmenin merkezinde bulur kendini.

Judith Butler Bela Bedenler adlı kitabında özne, tam da öznenin süreksizliğini ve tamamlanmamışlığını kuran tanımlayıcı bir yadsımalar ve bastırmalar dizisiyle kurulduğu, hatta hiç durmadan kurulduğu için hiçbir zaman tutarlı ve kendisinin-özdeşi değildir der.  Aynaya bakmadan sürekli saklı kalan logosun aynaya baktığı ilk an ormanlık alanda kurtla göz göze gelişidir. Althusser’in çağırma mefhumunda polisin “hey sen!” dediği anın içerisinde, bireyin yasanın tehdidiyle kendini tanımlanmış hissedişini ters bir bakış açısıyla kurt üzerinden yeniden kurguladığımızda polisin seslenişindeki tehdit, kurdun Ania’yı vahşi tarafına çağrışıyla benzer bir nitelik taşır ve Ania ilk kez aynaya bakarak var olmayı reddettiği toplum içerisinde bizzat kendiliğiyle dişil benliğinin tanımlandığını hisseder. Bu yüzden çağrı şekillendiricidir.

Ania iş yerinde ve hayatında yaşadığı sorunlardan tanıştığı kurt yanı sayesinde sıyrılır, bu süreçte yaralar alır çünkü bu şiddet ve şehvet içeren öz benliği yeniden tanımlamak ve yüzleşmek zorlu bir yolculuktur ancak rüyalarında kurt ona cinsel haz vermektedir. Krebitz’in merdiven metaforunu kullandığı orgazm sahnesinde Ania vahşi kurtla kurduğu iletişim ve onu tamamen kendinin hissettiği anın ertesinde psikanalitik açıdan orgazm olarak tanımlanabilecek merdivenler daha da ileri taşınarak Ania’nın büyük bir hazla trabzanlardan kaymasıyla sonuçlanır. Krebitz bu sahneyle izleyiciye çok daha uç boyutlarda bir orgazmın yani kadınlığın temsilini sunar.

Dönüşümünü tamamlamaya yaklaşan Ania’nın hala toplum içerisinde kaldığı ve katharsise yaklaşmayı son reddedişi çatı sahnesi olarak tanımlanabilir. Toplumun dışında konumlanma ve içinde bulunmanın mutlak sınırı olan çatıda, arzuladığı patronuyla karşı karşıya gelir. Ania’nın vahşi yanını elinde tuttuğu ve zaptetmeye çalıştığı bu sahnede patronu Ania’yı “tatlı” vaatlerle kontrol altına almaya çalışır. “Gel benimle yaşa, köpeğine bir kulübe de yaparım” diyen patronuna karşılık bu kontrol altına alınmayı reddeden Ania’nın dişil benliği erkeğe saldırır ve onu paramparça eder. Bu son yüzleşmeden sonra kendilerini özgürlüğe vuran kurt ve Ania, koşarcasına ve her şeyden uzaklaşırcasına mutlak bir özgürleşmenin kollarında oradan oraya savrulur. Hala düştüğü ve yorulduğu anlarda kurt Ania’nın yanındadır, onun yanında uyur ancak Ania dişil benliği ve kendini tek bir vücutta toplamayı başardığında yani dönüşümünü tam anlamıyla tamamladığında kurt da ortadan kaybolur ve Ania’nın vahşi gülümsemesi tüm perdeye yayılır.

Sonuç olarak kadın özgürleşmesinin muhteşem bir temsili olan Vahşi özellikle her kadının izlemesi ve vahşi yanıyla barışmaya başlaması gereken oldukça sert ve soğuk içinde kaybolacağınız ve sizi içinden kusan bir masal olarak tanımlanabilir.

“İster içe, ister dışadönük olun, ister kadınları seven bir kadın, ister erkekleri seven bir kadın, ister tanrıyı seven bir kadın ya da bunların hepsi birden olun, ister basit bir kalbe sahip olun, ister yarına bırakan biri, ister esprili olun, isterse de üzüntlüi soylu ya da ayaktakımı. Her durumda vahşi kadın size aittir. O tüm kadınlara aittir. Bizim için sorun basit. Biz olmadan vahşi kadın ölür. Vahşi kadın olmadan da biz ölürüz. “

Clarissa Pinkola Estes

Kaynakça

Althusser, Louis (2015) İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları

Butler, Judith (2014) Bela Bedenler

Estes, Clarissa Pinkola (2003) Kurtlarla Koşan Kadınlar

İstanbul Film Festivali seçkisinde yer alan ve oldukça öne çıkan Vahşi ya izlemeye tahammül edemeyeceğiniz ya da izlemeye doyamayacağınız ikircikli filmlerden biri. Alman aktris/yönetmen Nicolette Krebitz’in üçüncü uzun metraj filmi olan Vahşi, her yönüyle tam bir kadın hikayesi olarak karşımıza çıkıyor. Lilith Stangenberg’ün dondurucu oyunculuğu, izleyenin bakışlarını da dondurup perdeye sabitlemesiyle hikayeye yadsınamaz bir katkı sağlıyor. Soluk mavilerin ve karanlık bir sinematografinin hakim olduğu filmde Ania (Lilith Stangenberg) çalıştığı iş yerinde bir sekreter gibi kullanılan ve bu durumu sorgulamaz görünen, evine ormanlık bir alandan geçerek giden genç bir kadındır. Ania’nın farklı olduğunu başlangıçtan itibaren belirgin bir biçimde izleyicisine hissettiren Krebitz, bunu en net Ania’nın silahla atış yaptığı sahnelerde hissettirir. Ania’nın vahşi bir yanı olduğunu daha ilk dakikalardan anlayan izleyici aslında Ania’nın içinde bulunduğu temel çatışmayı da kardeşiyle yaptığı bir skype konuşması üzerinden tanımlar. Kardeşiyle dertleşen Ania, kız kardeşinin birden başlayan sevişme aksiyonuna hiçbir tepki vermeden bilgisayarı kapatır ve yatar. Filmin açılış sahnesi olarak görebileceğimiz bu sahne, Ania’nın cinselliğe karşı tutumunu izleyiciye yansıtması açısından çok önemlidir. Anlatının ilerleyen süreçlerinde, geçtiği ormanda vahşi bir kurtla göz göze gelen Ania, bu anın etkisinden çıkamaz ve kurtla bağ kurmak ister. Bu bağ kurma dürtüsü kurdu kontrol altına alma dürtüsüne dönüşür ve Ania’nın hayatını  hatta benliğini baştan sona değiştirir. Kırmızı Başlıklı Kızın İntikamı ve Vahşi Jungçu psikanalist Clarissa Pinkola Estes, Kurtlarla Koşan Kadınlar adlı kitabında masalların pek de üzerinde durulmayan derin dünyasını ve yaydığı öğretileri keşfeder. Hiç kuşku yoktur ki dünyada en çok anlatılan, en çok bilinen, belki de özellikle bir kız çocuğunun ilk tanıştığı masallardan biri olan Kırmızı Başlıklı Kız masalı içinde mühim temsiller taşır. Masalın en öne çıkan taraflarına odaklanmak gerekirse kız kırmızı bir başlık takmaktadır. En temel anlamda psikanalitik bir yaklaşımla bile masalda kırmızı renginin seçilmiş olmasının tesadüfi bir yanının olmadığı söylenebilir. Cinselliği, şehveti temsil eden kırmızı aynı zamanda genç bir kız için kadınlığa atılan adım yani menstrual döngünün başlangıcı olarak da tanımlanabilir. Kendini keşfe, dişil benliğini tanımaya yönelecek genç kadın masalda onu “tehlikeye” çağıran kurt tarafından tehdit edilir ve dişil benlik yutularak bastırılır. Clarissa Pinkola Estes’nin masalı kadının vahşi yanını ve dişil benliği kontrol altında tutmak için bir uyarı olarak tanımladığı bu bağlamda kırmızı başlıklı kızın bastırdığı ve uzaklaştığı dişil yanının intikamı Vahşi filminde Ania tarafından alınır gibidir. Kurdun peşinden giden ve onu kontrol altına alan Ania bu yolla cinsel kimliğini keşfettiği bir özgürleşmenin merkezinde bulur kendini. Judith Butler Bela Bedenler adlı kitabında özne, tam da öznenin süreksizliğini ve tamamlanmamışlığını kuran tanımlayıcı bir yadsımalar ve bastırmalar dizisiyle kurulduğu, hatta hiç durmadan kurulduğu için hiçbir zaman tutarlı ve kendisinin-özdeşi değildir der.  Aynaya bakmadan sürekli saklı kalan logosun aynaya baktığı ilk an ormanlık alanda kurtla göz göze gelişidir. Althusser’in çağırma mefhumunda polisin “hey sen!” dediği anın içerisinde, bireyin yasanın tehdidiyle kendini tanımlanmış hissedişini ters bir bakış açısıyla kurt üzerinden yeniden kurguladığımızda polisin seslenişindeki tehdit, kurdun Ania’yı vahşi tarafına çağrışıyla benzer bir nitelik taşır ve Ania ilk kez aynaya bakarak var olmayı reddettiği toplum içerisinde bizzat kendiliğiyle dişil benliğinin tanımlandığını hisseder. Bu yüzden çağrı şekillendiricidir. Ania iş yerinde ve hayatında yaşadığı sorunlardan tanıştığı kurt…

Yazar Puanı

Puan - 87%

87%

87

Kadın özgürleşmesinin muhteşem bir temsili olan Vahşi özellikle her kadının izlemesi ve vahşi yanıyla barışmaya başlaması gereken oldukça sert ve soğuk içinde kaybolacağınız ve sizi içinden kusan bir masal olarak tanımlanabilir.

Kullanıcı Puanları: 3.23 ( 4 votes)
87
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi