Uzaktan – Desde Alla, bu yılın Altın Aslan’ı kazanarak büyük bir sürprize imza attı. 72. Venedik Film Festivali dahilinde, ana yarışma filmleri arasında iyi bir yere sahip olsa da, en iyi film olduğunu söyleyemeyiz. Lorenzo Vigas, ilk defa oturduğu yönetmen koltuğunda doğru hamlelerle birlikte, birçok klişeye de imza atıyor ve eksiklerini belli ediyor. Oyuncu performanslarının pek ön plana çıkmadığı filmde, daha çok şehir hayatını ve çarpık gelir dağılımını görebilmek mümkün.

50’li yaşlarında olan Armando (Alfredo Castro), hayatını istediği gibi yaşayamamış bir adamdır. Caracas’ta hoşlandığı gençlerden para karşılığında ona eşlik etmelerini ister. Bu arayışı sırasında Elder (Luis Silva) ile karşılaşır. Bu karşılaşma ikisinin de hayatında büyük değişimlere sebep olacaktır.

Lorenzo Vigas, ilk filmiyle Venedik’te merak uyandırmıştı ama favoriler arasında değildi. Gerek sinematografisi, gerekse senaryosunun derinliği açısından büyük vaatlerde bulunmuyordu. Vigas’ın; filminin karakter odaklı yapısını sosyal sınıflara ve ekonomik dengesizliklere yaptığı göndermelerle geliştirmek istemesi, filmi tek bir alana yoğunlaşmaktan kurtarıyor ve geniş bir perspektif yaratıyor. Bu göndermeleri Andrey Zvyagintsev gibi yüklü ve saldırgan metaforlarla yapmaktansa, daha uzaktan ve sakin bir şekilde yapmayı tercih ediyor. Öte yandan, odağını genişletmesi filmi farklı bir yere taşısa da, karakterizasyonunun aksamasına sebep olabiliyor. Çünkü, Desde Alla alt metnine yerleştirdiği sosyo-ekonomik eleştirilerden ziyade, hayatını yaşayamamış ve benlik arayışında olan bir adamın hikayesini aktarıyor. Sosyo-ekonomik faktörler, bu hikayenin yansıması olarak yer ediniyor. Bu şekilde, yine bu yıl Venedik’te yarışan yönetmenlerden Oliver Hermanuss’un 2012 yapımı Beauty-Güzellik filmi gibi yalnızca öznel bir çerçevede ilerlemiyor. Yönetmenimiz karakterini geliştirirken bu alt metinden başarılı bir şekilde faydalanıyor. Armando’nun fakir mahallelerde giriştiği arayışı, onun kendisine olan saygısına da etki ediyor. Elder’in bıçkın ve yırtık karakteri, Armando’nun öz eleştiri yapmasına sebep olmaktan ziyade onu daha baskın ve yöneten taraf olmaya itiyor. Elder’in bağlılık sorunları olması Armando’yu onun gözünde çekici bir hale getiriyor. Tam burada, baba faktörü devreye giriyor. Armando ve Elder yakınlaştıkça ortaya çıkan baba faktörü, ilişkilerini baba-oğul seviyesine taşımaya başlıyor. Lorenzo Vigas, bu noktada farklı sosyal sınıfların hayata olan bakışını da bir iki cümleyle özetlemeye niyetleniyor ama bu çabası oldukça yüzeysel ve çiğ kalıyor. Elder ve Armando’nun ilişkisinin derinliğini, başladığı noktanın paralelinde geliştirerek Freudyen bir seviyeye ulaştırıyor. Bu noktadan sonra Armando’nun yöneten sıfatını pekiştiren bir sonla karşılaşıyoruz.

Aslında buna benzer bir okumayla filmin kusursuz bir zemine oturtulduğunu söylemek mümkün olabilir. Ancak sinemanın dinamikleri dahilinde Vigas, filmini kusursuz bir şekilde işleyemiyor. Aksine, zamansal sorunlar yaşıyor ve hikayesini geliştirirken boşluklara düşüyor. Film için çok önemli bir unsur olan Caracas’ın atmosferini beklenen etkiyle yansıtamıyor. İdealler, tutkular ve benlik etrafında oluşturduğu filminde, karakterlerinin duygularını olması gerektiği gibi seyirciye geçiremiyor. Ulaşmak istediği noktaya öyle ya da böyle ulaşabilse de, yaratmak istediği etkileyici atmosferden uzak bir seyir izliyor.

Teknik açıdan da ortalama bir seviyede olan Desde Alla, fikir aşamasındaki vizyonerliğinin artılarına sahip. Lorenzo Vigas, çok başarılı bir ilk film ortaya koyamasa da ileride yapabilecekleri konusunda güzel sinyaller veriyor.

Uzaktan - Desde Alla, bu yılın Altın Aslan'ı kazanarak büyük bir sürprize imza attı. 72. Venedik Film Festivali dahilinde, ana yarışma filmleri arasında iyi bir yere sahip olsa da, en iyi film olduğunu söyleyemeyiz. Lorenzo Vigas, ilk defa oturduğu yönetmen koltuğunda doğru hamlelerle birlikte, birçok klişeye de imza atıyor ve eksiklerini belli ediyor. Oyuncu performanslarının pek ön plana çıkmadığı filmde, daha çok şehir hayatını ve çarpık gelir dağılımını görebilmek mümkün. 50’li yaşlarında olan Armando (Alfredo Castro), hayatını istediği gibi yaşayamamış bir adamdır. Caracas’ta hoşlandığı gençlerden para karşılığında ona eşlik etmelerini ister. Bu arayışı sırasında Elder (Luis Silva) ile karşılaşır. Bu karşılaşma ikisinin de hayatında büyük değişimlere sebep olacaktır. Lorenzo Vigas, ilk filmiyle Venedik’te merak uyandırmıştı ama favoriler arasında değildi. Gerek sinematografisi, gerekse senaryosunun derinliği açısından büyük vaatlerde bulunmuyordu. Vigas'ın; filminin karakter odaklı yapısını sosyal sınıflara ve ekonomik dengesizliklere yaptığı göndermelerle geliştirmek istemesi, filmi tek bir alana yoğunlaşmaktan kurtarıyor ve geniş bir perspektif yaratıyor. Bu göndermeleri Andrey Zvyagintsev gibi yüklü ve saldırgan metaforlarla yapmaktansa, daha uzaktan ve sakin bir şekilde yapmayı tercih ediyor. Öte yandan, odağını genişletmesi filmi farklı bir yere taşısa da, karakterizasyonunun aksamasına sebep olabiliyor. Çünkü, Desde Alla alt metnine yerleştirdiği sosyo-ekonomik eleştirilerden ziyade, hayatını yaşayamamış ve benlik arayışında olan bir adamın hikayesini aktarıyor. Sosyo-ekonomik faktörler, bu hikayenin yansıması olarak yer ediniyor. Bu şekilde, yine bu yıl Venedik'te yarışan yönetmenlerden Oliver Hermanuss'un 2012 yapımı Beauty-Güzellik filmi gibi yalnızca öznel bir çerçevede ilerlemiyor. Yönetmenimiz karakterini geliştirirken bu alt metinden başarılı bir şekilde faydalanıyor. Armando’nun fakir mahallelerde giriştiği arayışı, onun kendisine olan saygısına da etki ediyor. Elder’in bıçkın ve yırtık karakteri, Armando’nun öz eleştiri yapmasına sebep olmaktan ziyade onu daha baskın ve yöneten taraf olmaya itiyor. Elder’in bağlılık sorunları olması Armando’yu onun gözünde çekici bir hale getiriyor. Tam burada, baba faktörü devreye giriyor. Armando ve Elder yakınlaştıkça ortaya çıkan baba faktörü, ilişkilerini baba-oğul seviyesine taşımaya başlıyor. Lorenzo Vigas, bu noktada farklı sosyal sınıfların hayata olan bakışını da bir iki cümleyle özetlemeye niyetleniyor ama bu çabası oldukça yüzeysel ve çiğ kalıyor. Elder ve Armando’nun ilişkisinin derinliğini, başladığı noktanın paralelinde geliştirerek Freudyen bir seviyeye ulaştırıyor. Bu noktadan sonra Armando’nun yöneten sıfatını pekiştiren bir sonla karşılaşıyoruz. Aslında buna benzer bir okumayla filmin kusursuz bir zemine oturtulduğunu söylemek mümkün olabilir. Ancak sinemanın dinamikleri dahilinde Vigas, filmini kusursuz bir şekilde işleyemiyor. Aksine, zamansal sorunlar yaşıyor ve hikayesini geliştirirken boşluklara düşüyor. Film için çok önemli bir unsur olan Caracas'ın atmosferini beklenen etkiyle yansıtamıyor. İdealler, tutkular ve benlik etrafında oluşturduğu filminde, karakterlerinin duygularını olması gerektiği gibi seyirciye geçiremiyor. Ulaşmak istediği noktaya öyle ya da böyle ulaşabilse de, yaratmak istediği etkileyici atmosferden uzak bir seyir izliyor. Teknik açıdan da ortalama bir seviyede olan Desde Alla, fikir aşamasındaki vizyonerliğinin artılarına sahip. Lorenzo Vigas, çok başarılı bir ilk film ortaya koyamasa da ileride yapabilecekleri konusunda güzel sinyaller veriyor.

Yazar Puanı

Puan - 67%

67%

67

Teknik açıdan da ortalama bir seviyede olan Desde Alla, fikir aşamasındaki vizyonerliğinin artılarına sahip. Lorenzo Vigas, çok başarılı bir ilk film ortaya koyamasa da ileride yapabilecekleri konusunda güzel sinyaller veriyor.

Kullanıcı Puanları: 4.9 ( 1 votes)
67
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi