Hayat boyu mutlu kalmak birçoğumuzun hayallerini süsler. Hele her konuda anlaştığımız ve çok sevdiğimiz insanla bir ömrü paylaşmak, verdiğimiz hayat mücadelesinin en önemli sebeplerinden biri olsa gerek. Tüm masalların sonunda duymaya alıştığımız “sonsuza dek mutlu yaşadılar” sözünü sonsuzlukta olmasa da bir ömürde gerçekleştirmek, hayat mücadelemizin anlamlı bir sonla noktalanması anlamına gelir. Peki ya seyirciler dağılıp ışıklar açıldığında? “Son”dan sonrası diyebileceğimiz, filmin devamında neler olabileceğini anlatmak bazı senaristlere ilham kaynağı oldu. Bu filmlerden bir tanesi de Walt Disney ve Pixar Animation ortak yapımı olan “Up”, Türkçe uyarlamasıyla “Yukarı Bak” filmi.


Charles Muntz isimli kaşife hayran Carl ve Ellie isimli iki çocuğun terkedilmiş bir evde tanıştıklarında başlayan arkadaşlığı sonrasında aşka dönüşür ve evlenirler. Tanıştıkları terkedilmiş evi satın alıp hayallerindeki ev haline getiren çift mutlu bir evlilik yaşamaktadırlar. Ancak Ellie çocuk sahibi olamayacağını öğrendikten sonra hayalleri yıkılır. Çocuk sahibi olamayan Ellie ve Carl, kendi çocukluk maceralarını yeniden yaşamaya karar verirler. Hayranı oldukları Charles Muntz’un yaşadığı yer olan Cennet Şelalesi’ne gitmek için birbirlerine söz verirler ve para biriktirmeye başlarlar. Fakat yıllar içerisinde acil ihtiyaçlarını biriktirdikleri parayı harcayarak karşılayan çift, Cennet Şelalesi’ne gidemeden yaşlansalar da mutlu bir hayatı paylaşırlar. Yaşlandıktan sonra da eşini Cennet Şelalesi’ne götürmek isteyen Carl nihayet uçak biletlerini alır ve Ellie’ye sürpriz hazırlar. Ancak Ellie sürprizi göremeden hayatını kaybeder. Bu uzun paragrafla tüm filmi anlatmış gibi görünsem ve sizlere sonunu anlattığımı düşündürsem de aslında film tam da burada başlıyor. Yani bu anlattıklarım henüz filmin ilk beş dakikasını kapsıyor diyebilirim. Ancak bu çok başarılı yapımın benim için en duygusal ve tekrar tekrar izlemeye doyamadığım kısmı da bu beş dakikalık bölüm.



Az önce de söylediğim gibi film mutlu sonla biten bir aşk hikayesinin sonrasını, Carl ve 8 yaşındaki Doğa Kaşifi Russell’ın içine düştükleri macerayı ve Carl’ın ölen eşi için yaptıklarını konu ediniyor. Carl’ın, ölümün aşkı sonlandıramayacağının kanıtı olarak, Ellie’nin hayallerini gerçekleştirmek için katlandıkları sizi hem çok duygulandıracak hem de yaşadığı maceralar ve kendisine eşlik eden Russell ile birlikte başlarına gelenler çok güldürecek. Bir animasyondan çok daha ötesi olan film, 2010 yılında “En İyi Animasyon Filmi” dalında Oscar ödülünü kazandı. Filmin başarısı için tek kıstas, aldığı Oscar değil elbette. Birçok gerçek oyuncu, gerçek yönetmen ve gerçek mekanın veremediği duygusallığı, aşkı başarılı bir şekilde seyirciye aktarabilen “Up” son yılların en iyi animasyonlarından. Edward Asner, Christopher Plummer ve Jordan Nagai’nin seslendirmeleriyle daha da güzelleşen yapımı Türkçe izlemek isteyenlerin, Carl’ın yaşlılığını Erol Günaydın’ın seslendirdiğini bilmesi onları daha da mutlu edecektir. Usta oyuncu Erol Günaydın’ın sesinin çok yakıştığı Carl’ın başından geçenleri izlediğinizde siz de benim kadar mutlu olacak ama bir o kadar da duygusallaşacaksınız diye düşünüyorum.

Daha fazla hevesinizi kaçırmadan filmi alıp izlemenizi sıkı sıkı tavsiye ediyor ve “Macera Orada Bir Yerde” diyerek sizleri maceraya davet ediyorum.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi