Andrew Saladino tarafından hazırlanan Lesson for the No-Budget Feature isimli bir video, günümüzün popüler yönetmenlerinin düşük bütçeli filmleri üzerinden bu konuda çalışan geleceğin yönetmenlerine tavsiyeler veriyor.

Bir yönetmen olmak her ne kadar uzaktan bakıldığında kolay bir iş olarak gözüküyor olsa da aslında kamera arkası tahmin edilenden çok daha karmaşıktır. Düşük bütçeler, amatör oyuncular ve uygun mekan gibi problemler birçok yönetmenin hayallerini daha başlamadan bitirmiştir. Ancak zaten başarılı ve ünlü bir yönetmen olmanın yolu düşük bütçelere rağmen başarılı bir iş çıkarmaktan geçmez mi? Andrew Saladino tarafından hazırlanan bir video, günümüzde çektiği ve çekeceği her film ile olay olan birkaç yönetmenin ilk filmleri üzerinden izleyenlere dersler vermeyi amaçlıyor.

Christopher Nolan’dan Robert Rodriguez’e Düşük Bütçe İle Film Çekmek

following-filmloverss

Robert Rodriguez‘in konuşmasıyla açılan video’nun ilk dersi, günümüzün en bilinen yönetmenlerinden biri olan Christopher Nolan‘ın filmi Following üzerinden geliyor. 1998 yapımı bu filmden alınabilecek en önemli şeylerden birini ışık olarak yorumluyor Andrew Saladino. Filminizde güzel bir sahne için yapay ışıklara ihtiyaç yok, pencereleri kullanın. Elbette bu filmden alınacak tek ders ışık üzerine değil. Nolan’ın videodaki açıklamaları şu şekilde;

Düşük bütçeli filmlerde silahlar pek faydalı olmuyor. Elindeki silah başarılı bir replika olmuyor ve silah ateşlendikten sonra oldukça sahte durduğundan izleyiciyi filmden koparıyor. Bizde bu yüzden Following’de çekiç kullandık. Böylece ucuz bir şekilde istediğimiz sahneyi elde ettik.

Videoda daha sonrasında elindeki mekanı elinden geldiğince kullanıp Clerks‘ü çeken Kevin Smith‘i görüyoruz. Smith filmi çekmek istediğinde elinde sadece mekan olarak bir dükkan vardı ve bu durumdan sonuna kadar faydalandı. Filmini tamamıyla mekan üzerine kurguladı ve böylece bütçe sorununu çözüme ulaştırdı.

Mekan dedikten sonra videoda gözler son olarak Boyhood ile kalpleri kazanan Richard Linklater’a dönüyor. 1991 yılında karşımıza çıkan Slecker ile Linklater, kamerasını gerçek dünyaya çeviriyor. Austin, Texas’taki ortamı beğendiğini söyleyen Linklater, etrafındaki farklı yerleri kullanarak bütçe sorununu aşmanın yanı sıra harika bir film çekmiş oluyor. Dünyanızın farklı yönlerini bulun.

Daha sonra karşımıza çıkan film ise Robert Rodriguez‘in yönettiği El Mariachi oluyor. Buradaki ders ise disiplinli olmayı elden bırakmamak. Eğer düşük bütçeli bir film yönetiyorsanız elinizde bolca zaman yoktur bu sebeple süreyi iyi kullanmalısınız. Ancak süreyi iyi kullanmak yeterli gelmeyecektir ve burada da başarılı kurgu devreye girer. Videoda göreceğiniz sahnede Rodriguez, elindeki 35mm kamerasındaki film yetmeme problemine kurgu ile çözüm üretirken hem zamandan kazanıyor hem de iki kamera ile çekilmiş bir sahne izlenimi yaratıyor.

Videodaki son ders ise birçok yönetmenin hatta videoyu hazırlayan Andrew Saladino’nun düştüğü bir hata üzerine; filmlerin fazla ciddi olması. Bu ders için kullanılan film ise Peter Jackson‘ın yönetmenliğini yaptığı 1987 yapımı Bad Taste. Tamamıyla absürt bir şiddet gösterisi olan Bad Taste, filmlerin tamamıyla ciddi olmasına gerek duyulmaması üzerine harika bir örnek. Bir film çekmek istiyorsanız ciddi olma amacıyla eğlenceden uzaklaşmayın yoksa sıkıcı olursunuz.

Bu videonun yanı sıra 2007 yapımı olan ve John Carney‘nin yönetmenliğini yaptığı muazzam bir film olan Once, bu konuda son yılların dikkat çekici örneklerinden biri. Çekimler için mekanlardan izin alamayınca uzak bir mesafeden çekilen ve yakınlaştırılarak halledilen sahneler ile film büyük bir doğallık kazanıyor. Glen Hansard ve Marketa Irglova ikilisinin başarılı müzikleri ile harmanlanan bu doğallık filmin düşük bütçesi ile başarılıyor, Film bu haliyle, düşük bütçe ile başarılı olma konusunda ders niteliğinde bir film haline gelmeyi başarıyor.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi