Yerli sinemamızın çoğunlukla tökezlediği türlerden olan korku sinemasına bu hafta güzel bir alternatif geliyor. Hatta belki de bu talihsiz genellemeyi bertaraf edebilecek potansiyele sahip ya da ardından gelecek olan filmlere örnek olabilecek nitelikte bir film. Özetle, Efe Hızır’ın yönettiği Ümmü Sıbyan: Zifir, eli yüzü düzgün bir korku filmi olarak karşımıza.

İstanbul’u geniş açıdan gördüğümüz bir helikopter çekimi ile açılıyor filmimiz. Ardından konuya girmek de gecikmiyor. Lise son sınıfta olan dört arkadaş, okulun bitmesine az bir zaman kala bir geceyi okulda geçirip eğlenmek üzere plan yapıyorlar. O geceki eğlence planları arasına bir ruh çağırma seansı ekleyince geceleri kabusa dönüşüyor.

Ümmü Sıbyan, en başından itibaren atmosferini başarılı bir şekilde kuruyor. Bu da onun en büyük kozunu oluşturuyor. İlk yarısındaki müzik kullanımı da bu atmosferin etkisini oldukça sağlamlaştırıyor. Elbette özgün olmayan, hatta klişe denebilecek bir konu üzerine filmi kurgulayınca belli bir takım zorluklar yönetmeni oldukça zorluyor. Yine de korku filmleri açısında oldukça zayıf olan sinemamıza nefes aldırabileceğini düşünüyorum.

Filmimizi iki bölüme ayırmak hiç de yanlış olmaz. İlk kısımda, gerilimi kuran ve hissettiren müzik kullanımı gayet ayarındayken, film ilerledikçe monotonlaşıp, etkisini kaybeden bir havaya bürünüyor. Ümmü Sıbyan ortaya çıktıktan hemen sonra tavan yapan gerilim ve aksiyon dolu şahane sahneler ardı ardına gelirken, ilk saatin sonunda sahneler fazlasıyla düşüyor. Elbette başta yakalanan bu ritmi ve tempoyu filmin sonuna kadar sürdürebilmek çok zor bir iş, fakat daha homojen bir şekilde filme yayılabilirdi.

Yönetmenin ilk oyunculuk deneyimi olan bir ekiple çalışması, izlerken daha objektif bir bakış açısı kazandırıyor. Karakterlerin üzerinde biraz daha çalışılması daha iyi sonuç verebilirdi nitekim, yine de çok göze batan bir durum söz konusu değil. Bunun yanı sıra yönetmenin cesur ve gerçekçi sahneleri gayet şık kamera açıları kullanarak çekmesi, hikayeyi oldukça sakin ama duracak kadar yavaşlamadan anlatması filmin diğer artılarını oluşturuyor. Işık ve mekan kullanımı da filmin atmosferine oldukça uygun ve bunu güçlendiren nitelikte kullanılmış. Özellikle yönetmenin filmin tamamının geçtiği okul binasını kıvrak bir şekilde kullanması filmi güçlendiren bir diğer unsur. Ama ne yapılırsa yapılsın, ne kadar bütçe ayrılırsa, ne kadar harcanırsa harcansın her seferinde aynı yerde bir sıkıntı oluyor. Ve yine makyajlar gerçekten büyük hayal kırıklığı yaratmış. Afişte de görünen Ümmü Sıbyan’ın makyajının biraz daha iyisini 1977 yapımı The Exorcist’te de görebilmek mümkün. Bunun sebebini bir türlü anlayabilmiş değilim. Son yıllarda yerli yapımlarda kullanılan efektlerde fark edilir bir iyileşme yaşanırken, makyaj konusunda bu kadar başarısız olunması gerçekten üzücü.

Sinemamız genelinde baktığımız zaman Ümmü Sıbyan, eli yüzü düzgün ve fazlasıyla şansı hak eden bir korku filmi. Elbette birçok eksiği ve zayıf olduğu kısım var. Yine de, bu filmi gelecek için bir umut olarak görmek yanlış olmayacaktır diye inanıyorum.

Yerli sinemamızın çoğunlukla tökezlediği türlerden olan korku sinemasına bu hafta güzel bir alternatif geliyor. Hatta belki de bu talihsiz genellemeyi bertaraf edebilecek potansiyele sahip ya da ardından gelecek olan filmlere örnek olabilecek nitelikte bir film. Özetle, Efe Hızır’ın yönettiği Ümmü Sıbyan: Zifir, eli yüzü düzgün bir korku filmi olarak karşımıza. İstanbul’u geniş açıdan gördüğümüz bir helikopter çekimi ile açılıyor filmimiz. Ardından konuya girmek de gecikmiyor. Lise son sınıfta olan dört arkadaş, okulun bitmesine az bir zaman kala bir geceyi okulda geçirip eğlenmek üzere plan yapıyorlar. O geceki eğlence planları arasına bir ruh çağırma seansı ekleyince geceleri kabusa dönüşüyor. Ümmü Sıbyan, en başından itibaren atmosferini başarılı bir şekilde kuruyor. Bu da onun en büyük kozunu oluşturuyor. İlk yarısındaki müzik kullanımı da bu atmosferin etkisini oldukça sağlamlaştırıyor. Elbette özgün olmayan, hatta klişe denebilecek bir konu üzerine filmi kurgulayınca belli bir takım zorluklar yönetmeni oldukça zorluyor. Yine de korku filmleri açısında oldukça zayıf olan sinemamıza nefes aldırabileceğini düşünüyorum. Filmimizi iki bölüme ayırmak hiç de yanlış olmaz. İlk kısımda, gerilimi kuran ve hissettiren müzik kullanımı gayet ayarındayken, film ilerledikçe monotonlaşıp, etkisini kaybeden bir havaya bürünüyor. Ümmü Sıbyan ortaya çıktıktan hemen sonra tavan yapan gerilim ve aksiyon dolu şahane sahneler ardı ardına gelirken, ilk saatin sonunda sahneler fazlasıyla düşüyor. Elbette başta yakalanan bu ritmi ve tempoyu filmin sonuna kadar sürdürebilmek çok zor bir iş, fakat daha homojen bir şekilde filme yayılabilirdi. Yönetmenin ilk oyunculuk deneyimi olan bir ekiple çalışması, izlerken daha objektif bir bakış açısı kazandırıyor. Karakterlerin üzerinde biraz daha çalışılması daha iyi sonuç verebilirdi nitekim, yine de çok göze batan bir durum söz konusu değil. Bunun yanı sıra yönetmenin cesur ve gerçekçi sahneleri gayet şık kamera açıları kullanarak çekmesi, hikayeyi oldukça sakin ama duracak kadar yavaşlamadan anlatması filmin diğer artılarını oluşturuyor. Işık ve mekan kullanımı da filmin atmosferine oldukça uygun ve bunu güçlendiren nitelikte kullanılmış. Özellikle yönetmenin filmin tamamının geçtiği okul binasını kıvrak bir şekilde kullanması filmi güçlendiren bir diğer unsur. Ama ne yapılırsa yapılsın, ne kadar bütçe ayrılırsa, ne kadar harcanırsa harcansın her seferinde aynı yerde bir sıkıntı oluyor. Ve yine makyajlar gerçekten büyük hayal kırıklığı yaratmış. Afişte de görünen Ümmü Sıbyan’ın makyajının biraz daha iyisini 1977 yapımı The Exorcist’te de görebilmek mümkün. Bunun sebebini bir türlü anlayabilmiş değilim. Son yıllarda yerli yapımlarda kullanılan efektlerde fark edilir bir iyileşme yaşanırken, makyaj konusunda bu kadar başarısız olunması gerçekten üzücü. Sinemamız genelinde baktığımız zaman Ümmü Sıbyan, eli yüzü düzgün ve fazlasıyla şansı hak eden bir korku filmi. Elbette birçok eksiği ve zayıf olduğu kısım var. Yine de, bu filmi gelecek için bir umut olarak görmek yanlış olmayacaktır diye inanıyorum.

Yazar Puanı

Puan - 61%

61%

Sinemamız genelinde baktığımız zaman Ümmü Sıbyan, eli yüzü düzgün ve fazlasıyla şansı hakeden bir korku filmi. Bu filmi gelecek için bir umut olarak görmenin yanlış olmayacağına inanıyorum.

Kullanıcı Puanları: 1.75 ( 4 votes)
61
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi