Özellikle yaz başlangıcından itibaren, ülkenin politik durumuna bağlı olarak militarist yapımlar televizyonlarda ve sinemalarda boy göstermeye başladı. Dağ, İsimsizler, Söz, Savaşçı…

Aslında ülkelerdeki politik duruma göre TV ve sinema yapımlarının şekillerinin değişmesi yalnızca bizim ülkemize özgü bir durum değil fakat özellikle bizim ülkemiz gibi iktidarın neredeyse her  alana müdahil olduğu  ülkelerde bu durum daha şiddetli hissediliyor. Çünkü iktidar yıllardır tek sesli bir medya oluşturmanın derdinde ve hemen hemen bu hedefine ulaşmış durumda.

TV yapımları ve sinema filmleri her zaman iktidarların seçmenlerini konsolide edebilmeleri için en büyük silahlardan olmuştur. AKP iktidarı sinemanın üzerine hiçbir zaman tam anlamıyla düşemedi. Bana kalırsa bunun temel sebeplerinden biri yeterince kalifiye insan gücüne ve yaratıcılığa sahip olmamaları. Diğer sebep ise kendi seçmen kitlesinin sinema ile çok içli dışlı olmaması. İktidar için her zaman asıl önemli olan; sinemadan ziyade televizyon oldu.  Bu söylediğimden yanlış bir çıkarım yapılmasın henüz tam anlamıyla her işin, Goebbels dönemi gibi net olarak ısmarlama ile yapıldığı bir dönemde değiliz. Gerçi o dönemlere gelmemize de çok kalmamış gözüküyor, fakat siyasi konjonktür gereği yapımcılar bu kendilerine iktidardan herhangi bir istek gelmese de bu işlere yanaşıyorlar. Politik atmosferden dolayı halkın talebi zaten bu tip yapımlara kayıyor, artık bu işler izlenir hale geliyor, hem de bu diziler sayesinde yapımcılar ve kanallar kendilerini iktidara yakın bir yerde konumlandırabiliyorlar.

Önceden Kurtlar Vadisi de hemen hemen buna yakın bir mantıkla çekilirdi. ‘’Eski Türkiye’’nin mafyavari yapılanmasını anlatarak yayın hayatına başlamıştı. Sonra konuyu bizim insanımızın en sevdiği konu olan ‘’Masonluk’’ ve ‘’Illuminati’’ye bağlamışlardı. Dizi o kadar uzun sürdü ki; sonraki süreçte Ergenekon Operasyonları’nı  da konu almıştı. Dizi kendini sürekli iktidarın pozisyonuna göre şekillendirdi fakat sonunda artık alacak şekilleri kalmadığı için ilginç ve absürt bir şekilde yayın hayatları sona erdi. Şimdi yine milli duygulara oynayıp bir film yapmanın derdindeler.

Militarist Yapımlar - filmloverss

Vatan, Millet, Sakarya Yapımları: Dağ, İsimsizler, Söz, Savaşçı…

Yaz başında ise üç tane ‘’Vatan, Millet, Sakarya’’ temalı dizi yayına girdi ve reytingleri gayet iyi seviyede yayın hayatlarına devam ediyorlar. Kanal D’de ”İsimsizler”, Star TV’de ”Söz”, ve FOX TV’de ”Savaşçı” Ayrıca ”Dağ 2” filmi sinemada çok büyük bir gişe başarısı elde etti ve aynı ekip Star TV ile Sonbahar’da başlayacak ”Börü” dizisi için anlaştı. Tüm bu militarist yapımların artmasının temeli AKP ve Kürt Hareketi arasında yürütülen ‘’Çözüm Süreci’’nin, 7 Haziran seçimlerinden sonra ortadan kalkmasıyla atıldı. Devlet ülkenin doğusunda çok ciddi operasyonlara başladı. Gelen ölüm haberlerinin tepki çekmemesi, halka gerekli milliyetçilik duygularının aşılanması gerekiyordu. Bu yapımlarla halka milliyetçilik duygusu aşılanırken aynı zamanda ”Diriliş Ertuğrul” minvalindeki dizilerle de ‘’Osmanlıcılık’’ yeniden hortlatılmaya çalışılıyordu. Zaten politik koşullardan çok çabuk etkilenen insanlarımız bu yapımları adeta peynir ekmek gibi tüketmeye başladı. İlginç olansa henüz Barış Süreci devam ederken yine militarist bir anlayışta olan ”Sakarya Fırat” dizisi ise Barış Süreci’ne zarar vermemesi için iktidar baskısıyla yayından kaldırılmıştı. Aslında bu olay ülkenin politik durumuna ve iktidara göre izleyicinin de, yapımcıların da, kanalların da nasıl şekil aldıklarına çok güzel bir örnek. Yıllarca Samanyolu TV’de ‘’Kalp Gözü’’, ‘’İyilik Timsali’’,  ‘’Muhteşem Dinimiz’’ isimlerine benzer isimlerde manipülatif, insanları hedef gösteren, yargılanan gazetecilerin hükümlerini hakimlerden önce veren diziler yayınlandı. Sanıyorum o dönemdeki yapımcılar da aynı iktidar gibi ‘’kandırıldı.’’

Günümüzde artan militarist yapımlarla ilgili en güzel tespitlerden birini  sinema ve siyaseti yakından izleyen barış aktivisti Tayfun Mater, Bianet’e yapmıştı: ”Geçmişte TRT, Samanyolu, TGRT televizyonlar yayın akışlarında ‘militarist’, “milliyetçi’ çizgideki dizilere yoğun olarak yer verirdi. Hatırladığım kadarıyla pek de izlenmezdi… Televizyon yayıncılığında ana akım reytingler üzerinden yayın akışını oluşturur. Muhtemelen kanallar buna yönlendirildi, yani  psikolojik savaşın bir ayağı… Çünkü bir anda böyle üç büyük kanalda birden olması tesadüfle anlatılamaz.” Demişti ve eklemişti; ”Bunun yeni bir dönem başlattığını düşünüyorum. Daha önce bu tür kanallar bu netlikte ideolojik, kör göze parmak sokar gibi bir tavır içine girmediler. Ana akım kanalların bir anda buraya yönelmesi hükümetin güttüğü siyasetin bir parçası, bu anlaşılıyor.”

Ölen insanların üstünden daha fazla rant elde etmek uğraşılmadığı, ölen insanların seçim ya da reyting kazanmak için kullanılmadığı, insanların milli duygularının sömürülmediği yapımlar izlemek umuduyla…

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi