Twin Peaks 3. sezon 5. bölüm, ekranlara gelmesine rağmen hala dizideki olaylara dair birçok gizem çözülmemiş olarak bekliyor. Seyirci beklentisinden hareketle, Ajan Cooper’ın geçen 25 yıllık zamanda ne yaptığı bu gizemler arasında odağı oluştururken, eski karakterlere ne olduğu/geçen zamanda neler yaptıkları ya da yeni karakterlerin kim olduğu/anlatıda neden bir yere sahip oldukları gibi çeşitli bilinmezlikler seyircinin izlemedeki hazzını bölüyor/sekteye uğratıyor ya da erteliyor denilebilir.

***Yazının bundan sonrası keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

Twin Peaks 3. Sezon 5. Bölüm: Geçmiş ve Şimdinin İlişkisi

twin-peaks-filmloverss

Üçüncü sezonda, olayların ortasına düşen seyirci için David Lynch’in kurduğu anlatı oldukça kompleks. Temelde bu kompleks yapı anlatı-zamanı ile oynayan stratejiler inşa ediliyor. Şöyle ki, birçok karakterin anlatı zamanında şimdisini izlerken, bu şimdiki zamanının diğer zaman kipleriyle bağlantısı kurulmuyor. Örnek vermek gerekirse, Ajan Cooper dosyasıyla uğraşan FBI ajanları ve Cooper’a suikast düzenlemeye çalışan (şimdilik kim oldukları bilinmeyen) karakterler bu bilinmezlikler kümesindeki elemanlarken, aynı zamanda bu yeni karakter ve kurumların Cooper ile ne dertleri olduğunun net bir cevabına da erişilemiyor. Dizi bu erişimi, yeni karakterlerin anlatı evrenine girdiği zamanı, ve bu zamanın muştuladığı nedenselliği açık etmeyerek engelliyor. İşin ilginci, Kyle MacLachlan’ın beden verdiği Dougie karakteri de bu muğlaklıktan payını alıyor: Dougie, Cooper’ın ürettiği ve yaşadığı farklı bir persona mı yoksa tamamen farklı bir karakter mi? (Geçen incelemede bu karakterin farklı bir persona olduğunu iddia ederek erken bir yargıda bulunduğumu düşünüyorum) Tekrar etmek gerekirse, bu sorunun, bu bölüm için cevaplanamazlığı David Lynch’in anlatı zamanını açık etmemesiyle alakalı. Şöyle ki, izlediğimiz olaylarda linear (doğrusal) — şimdiden geleceğe kıvrılan bir zaman anlatısı varmış gibi gözükse de aslında Kyle MacLachlan’ın yer aldığı sahneler bu doğrusallığa şüphe düşürüyor. Daha açıkça ifade etmek gerekirse, bu bölümde ilk olarak Dougie karakterini evinde ve işyerinde izlesek de daha sonra kamera hapishane sahnesine kesiyor ve ajan Cooper bu mekanda konumlandırılıyor. Dizi, anlatı zamanını açık etmediği ve bu sahneler arasında bir ilişki kurmadığı için MacLachlan’ın canlandırdığı bu iki karakterde bir şimdi-geçmiş ilişkisi mi var, yoksa aynı zamanı paylaşan birbirinden farklı karakterler mi bilemiyoruz. Her ne kadar Dougie’nin Cooper’ın yaşantıladığı bir karakter ve onun bulunduğu sahnelerin de flashback (geriye dönüş) olması daha olası görünen ihtimaller olsa da, bir David Lynch yapımıyla karşı karşıya olduğumuzu unutmamakta fayda var; bu kompleks anlatıdan her şey çıkabilir.  Bunun yanı sıra birçok yeni karakter ve kurumun bu anlatıda yer alması işleri, anlatıyı kompleks yapan başka bir öğe. Çünkü diziye giren her yeni karakterin eski karakterlerden kiminle bağlantısı/ilişkisi olduğu kurulan diyaloglar aracılığıyla ima ediliyorken, bu ilişkinin nasıl ve ne zaman kurulduğu cevaplanmıyor. Bu sebeple seyirciye, şimdilik, neyi/kimi izlediğini keskin bir neden-sonuç ilişkisinden azade olarak görmesi teklif ediliyor.

Görünen o ki, bu beş bölümde anlatıda kendine yer bulan bilinmezliklerin cevabı seyirciye altın tepside sunulmayacak. Elbette, bölümler ilerledikçe bazı muğlak durumlar açıklık kazanacaktır. Ancak bu açıklık, anlatıya farklı bilinmezlerin sokulmasıyla ele avuca sığmaz bir yapıya bürünecek. Yeniden üretilen bilinmezlikler, yeni Twin Peaks’in anlatı stratejisi olarak devam ettirilecek gibi görünmekte. Farklı bir deyişle, seyirci için izleme, neye baktığını pek de bilmeden sürdürülen bir deneyim olarak inşa edilecek.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi