François Ozon, çağımızın aktif auteur yönetmenlerinden biri olarak her yeni filminde izleyicisini heyecanlandıracak ve sinemaya hayran bırakacak işler ortaya koymayı başarıyor. Geçtiğimiz yıl Frantz ile alıştığımız François Ozon renklerinin dışında siyah-beyaz bir anlatıyla izleyici karşısına çıkan yönetmen, L'amant Double ile tanıdık ancak karanlık sulara geri dönüyor. Öncelikle belirtmek gerekiyor ki, Ozon'un Swimming Pool filmini sevdiyseniz ve twistlerden hoşlanıyorsanız yüksek ihtimal L'amant Double'ı da sevebilirsiniz. 20'li yaşlarının ortasında olan Chloé'nin (Marine Vacth) uzun süredir yaşadığı mide problemleri artık dayanılmaz boyutlara ulaşınca ve doktorlar fiziksel anlamda herhangi bir sorun göremeyince bir terapiste başvurmasıyla gelişen olayları izlediğimiz bir anlatı L'amant Double. Filmin Türkçe isminden ziyade orijinalini kullanmayı tercih ediyorum çünkü aslına bakarsanız ortada Tutku Oyunu ismini karşılayacak bir durum yok. Chloé başladığı terapi aracılığıyla Paul (Jérémie Renier) ile tanışır ve ikili çok daha özel bir bağı yani aşkı paylaşmaya başlar. Ancak ortada çok da tekin olmayan bazı durumların var olduğu film boyunca hissettirilir. Bu problemin Paul'den kaynaklandığını sansak da ortaya aniden gizemli bir ikiz çıkar: Louis. Louis Paul'ün adeta tam ters karakteri gibi görünmektedir ve Chloé Paul'de bulamadıklarını Louis'de bulur, aynı şekilde Louis'de bulamadıklarını da Paul'de bulur. İkisine aynı anda sahip olmayı arzulamaya başlayan Chloé'nin iyileşmiş olan mide problemleri yeniden baş gösterir. Aslında Chloé'nin midesinin uyarıları, izleyici için de filmde yolunda gitmeyen durumların varlığının altını çizer. Nitekim, biz izleyici olarak olayları Chloé'nin zihninden değerlendiririz. Hastalıklı bir zihnin kendisini ikna süreci gibi, film de mantıksız noktalara çeşitli açıklamalar getirerek izleyicisini ikna etmeye çalışır. Bu tam anlamıyla her sorunun cevabını vermekten ziyade daha fazla sorgulamanın önüne geçmek gibi bir işlev görmektedir. L'amant Double: Yamyam İkizler ve Psikanaliz François Ozon'un özellikle genç kadınlar başroller üzerinden anlatının derinliklerine psikanaliz içeren unsurlar yerleştirdiği bir gerçek. L'amant Double filminde bu durumun biraz daha açıktan verildiğini söylemek mümkün. Kaldı ki böyle olması doğal, çünkü film terapi seanslarıyla başlıyor. Özellikle Louis yani diğer ikizin yöntemleri cinsellikle çok daha bağlantılı. Chloé ve Paul'ün cinsel hayatlarının monoton olduğunu François Ozon her fırsatta izleyicisine veriyor. Louis ise bu durumun tam tersini kanıtlarcasına fazlasıyla aktif bir cinselliğe sahip. Chloé'nin yakaladığı cinsel açılımla iyiye gittiğini görmek bizi elbette psikanalizin sınırları içerisinde gezinmeye davet ediyor. Yamyam ikiz durumu ise günlük hayatta çok sık karşılaştığımız bir kavram değil aslında. Daha ziyade vanishing twin - kaybolan ikiz tanımlamasıyla yüz yüze gelmiş olmak daha olası. Sanırım bu cannibal twin- yamyam ikiz tanımının sertliğinden kaçınmayı da sağlıyor. Kaybolan ikiz, bir kadının rahminde ikiz bebeklerin tespit edilmesinin ardından ikizlerden birinin aniden hiçbir iz kalmadan ortadan kaybolması sendromu olarak tanımlanabilir. Bu kayboluşun farklı açıklamaları mevcut. Yamyam ikiz ise, bebeklerden birinin diğerini yemesi olarak yani bebeklerin iç içe geçmesi olarak tanımlanabilir. L'amant Double da bu ikizlik mevzusunu birkaç kademe ileri götürerek kardeşini yemiş olma gerçeği ile yüzleşen bir bireyin zihinsel sanrılarını konu etmekten çekinmiyor. François Ozon filmlerinin genel özelliklerinden biri olarak filmin yoğun cinsellik ve gerilim içerdiğini söylemek mümkün. Filmin cinsellik algısı, kesinlikle zaman doldurmak ya da hikayeye erotizm katmak gibi ucuz numaralar üzerinden geliştirilmiyor. Her sahnenin Chloé'nin duygu durumuna referanslarda bulunduğunu gözlemlemek mümkün. Akıcı bir anlatıya sahip olan L'amant Double, kesinlikle haftanın öne…

Yazar Puanı

puan - 72%

72%

François Ozon, erotizmi ve gerginliği dozunda sert meselelere değinmekten çekinmeyen, sanrılarla sarmalanan bir başka hikayeyle karşımızda!

Kullanıcı Puanları: 3.15 ( 4 votes)
72

François Ozon, çağımızın aktif auteur yönetmenlerinden biri olarak her yeni filminde izleyicisini heyecanlandıracak ve sinemaya hayran bırakacak işler ortaya koymayı başarıyor. Geçtiğimiz yıl Frantz ile alıştığımız François Ozon renklerinin dışında siyah-beyaz bir anlatıyla izleyici karşısına çıkan yönetmen, L’amant Double ile tanıdık ancak karanlık sulara geri dönüyor.

Öncelikle belirtmek gerekiyor ki, Ozon’un Swimming Pool filmini sevdiyseniz ve twistlerden hoşlanıyorsanız yüksek ihtimal L’amant Double’ı da sevebilirsiniz. 20’li yaşlarının ortasında olan Chloé’nin (Marine Vacth) uzun süredir yaşadığı mide problemleri artık dayanılmaz boyutlara ulaşınca ve doktorlar fiziksel anlamda herhangi bir sorun göremeyince bir terapiste başvurmasıyla gelişen olayları izlediğimiz bir anlatı L’amant Double. Filmin Türkçe isminden ziyade orijinalini kullanmayı tercih ediyorum çünkü aslına bakarsanız ortada Tutku Oyunu ismini karşılayacak bir durum yok. Chloé başladığı terapi aracılığıyla Paul (Jérémie Renier) ile tanışır ve ikili çok daha özel bir bağı yani aşkı paylaşmaya başlar. Ancak ortada çok da tekin olmayan bazı durumların var olduğu film boyunca hissettirilir. Bu problemin Paul’den kaynaklandığını sansak da ortaya aniden gizemli bir ikiz çıkar: Louis. Louis Paul’ün adeta tam ters karakteri gibi görünmektedir ve Chloé Paul’de bulamadıklarını Louis’de bulur, aynı şekilde Louis’de bulamadıklarını da Paul’de bulur. İkisine aynı anda sahip olmayı arzulamaya başlayan Chloé’nin iyileşmiş olan mide problemleri yeniden baş gösterir.

Aslında Chloé’nin midesinin uyarıları, izleyici için de filmde yolunda gitmeyen durumların varlığının altını çizer. Nitekim, biz izleyici olarak olayları Chloé’nin zihninden değerlendiririz. Hastalıklı bir zihnin kendisini ikna süreci gibi, film de mantıksız noktalara çeşitli açıklamalar getirerek izleyicisini ikna etmeye çalışır. Bu tam anlamıyla her sorunun cevabını vermekten ziyade daha fazla sorgulamanın önüne geçmek gibi bir işlev görmektedir.

L’amant Double: Yamyam İkizler ve Psikanaliz

François Ozon’un özellikle genç kadınlar başroller üzerinden anlatının derinliklerine psikanaliz içeren unsurlar yerleştirdiği bir gerçek. L’amant Double filminde bu durumun biraz daha açıktan verildiğini söylemek mümkün. Kaldı ki böyle olması doğal, çünkü film terapi seanslarıyla başlıyor. Özellikle Louis yani diğer ikizin yöntemleri cinsellikle çok daha bağlantılı. Chloé ve Paul’ün cinsel hayatlarının monoton olduğunu François Ozon her fırsatta izleyicisine veriyor. Louis ise bu durumun tam tersini kanıtlarcasına fazlasıyla aktif bir cinselliğe sahip. Chloé’nin yakaladığı cinsel açılımla iyiye gittiğini görmek bizi elbette psikanalizin sınırları içerisinde gezinmeye davet ediyor.

Yamyam ikiz durumu ise günlük hayatta çok sık karşılaştığımız bir kavram değil aslında. Daha ziyade vanishing twin – kaybolan ikiz tanımlamasıyla yüz yüze gelmiş olmak daha olası. Sanırım bu cannibal twin- yamyam ikiz tanımının sertliğinden kaçınmayı da sağlıyor. Kaybolan ikiz, bir kadının rahminde ikiz bebeklerin tespit edilmesinin ardından ikizlerden birinin aniden hiçbir iz kalmadan ortadan kaybolması sendromu olarak tanımlanabilir. Bu kayboluşun farklı açıklamaları mevcut. Yamyam ikiz ise, bebeklerden birinin diğerini yemesi olarak yani bebeklerin iç içe geçmesi olarak tanımlanabilir. L’amant Double da bu ikizlik mevzusunu birkaç kademe ileri götürerek kardeşini yemiş olma gerçeği ile yüzleşen bir bireyin zihinsel sanrılarını konu etmekten çekinmiyor.

François Ozon filmlerinin genel özelliklerinden biri olarak filmin yoğun cinsellik ve gerilim içerdiğini söylemek mümkün. Filmin cinsellik algısı, kesinlikle zaman doldurmak ya da hikayeye erotizm katmak gibi ucuz numaralar üzerinden geliştirilmiyor. Her sahnenin Chloé’nin duygu durumuna referanslarda bulunduğunu gözlemlemek mümkün.

Akıcı bir anlatıya sahip olan L’amant Double, kesinlikle haftanın öne çıkan filmlerinden. Filmin müzikleri ise ya çok seveceğiniz ya da pek hoşlanmayacağınız türden. Çünkü filmin tam da kendisini gibi neden olduğunu çok fazla anlayamayacağınız bir gerginliğe sahip. Ancak film sona erdiğinde her şey cevabını bulmuş olacak. François Ozon, erotizmi ve gerginliği dozunda sert meselelere değinmekten çekinmeyen, sanrılarla sarmalanan bir başka hikayeyle karşımızda!

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi