“Bu hikaye yan yana duran ama ayrı dünyalara ait olan iki krallığın hikayesidir” diyerek masal dünyasının kapılarını aralıyor Tuhaf Bir Sihir. Rengarenk Peri Krallığı ile, kapkaranlık bir ormanı ortadan ayıran ve aşk iksiri yapımında kullanılan çuha çiçekleriyle sınırları çizilmiş bu evrende goblinler, elfler, periler ve çeşitli böcekler aşkın tuhaf halleriyle çeşitli maceralara atılırlar. Yine de baştan belirtmek gerekirse, pek de yenilikçi bir duruş sergilemeyen çizimleri ve senaryosuyla Tuhaf Bir Sihir’in animasyon sever kitlenin büyük kısmına ulaşamayacağı ortada.

Daha önce Er Ryan’ı Kurtarmak, Kayıp Balık Nemo ve Oyuncak Hikayesi gibi büyük yapımlarının ses departmanında yer alarak 7 Oscar kazanmış Gary Rydstrom imzalı animasyon film, Lucas Film Animation yapımı olarak seyirci karşısına çıkıyor. Alan Cumming, Evan Rachel Wood, Elijah Kelley ve Kristin Chenoweth gibi isimlerin seslendirmeleriyle karakterlerine hayat veren filmin senaryosu ise George Lucas’ın Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası’ndan esinlenerek yarattığı ve on beş sene kadar sürekli işleyerek elinde tuttuğu hikayesine dayanıyor. George Lucas’ın ‘Kızlar için Star Wars’ olarak lanse ettiği Tuhaf Bir Sihir, kadın kahramanını kılıçlı dövüşe sokmaktan çekinmeden ‘Sevilmeyi herkes hak eder’ diyerek gerçek aşkı irdelemeye çalışmış ama hatırlarda uzun süre kalan animasyon filmlerden olamayacağı kolaylıkla öngörülebilir.

Tuhaf Bir Sihir, klasik olarak zamanı ve yeri belli olmayan bir kurgusallıkta, evlenmek üzere olan, güzel bir kelebek kanatlı peri prensesi ile yakışıklı peri şövalyesinin aşk hikayesini ele alarak başlar. Çapkın şövalye, bu aşktan gözü kör olmuş genç kızın aşktan nefret etmesine yol açtığında ise hikayenin seyri de değişiyor. Güzel peri artık kılıcıyla her şeye kafa tutan asi bir kızken, yakışıklı şövalye onu geri kazanıp kral olmak ister ve bir elfi karanlık ormana aşk iksiri yaptırması için gönderir. Karanlık ormanda ise aşk iksiri tamamen yasaktır ve çirkin olarak nitelendirilmek üzere yaratılan Bog King bunun gerçekleşmesini önlemekte kararlıdır. Çok çeşitli karakter yapısıyla geniş bir evren sunan ve türlü türlü yaratıkların maceralarına tanık olduğumuz öyküde, uzun süre iletişimin yasaklandığı iki bölgenin mücadelesine ve kaynaşmasına tanıklık ederiz. Kısaca öyküden bahsetmek olanı kavramamıza yetmezken, sadece tüm karakterlerin aslında gerçek aşkı aradığını eklemek ise aslında filmi en basit haliyle özetlememize yetip artıyor bile.

Neredeyse tüm hikayesini müzikal formda, popüler aşk şarkılarıyla sunmayı tercih eden Tuhaf Bir Sihir,  ‘Can’t Help Falling In Love’dan ‘I’ll Never Fall In Love Again’e kadar aşkın tüm hallerini şarkı sözleri ile göstermeye çalışmış. Karşıt krallıkları ise pop ve rock müzikler ile harmanlayarak görselin yanı sıra işitsel anlatımda da bir tezat kurmaya uğraşmış. Görsel karşıtlık ise peri krallığında yaşayanların ‘güzelliği’ ve karanlık ormanda yaşayanların ‘çirkinliği’ ile, aslında en basit haliyle kurulmuş denilebilir. Hem tüm dramatik yapısını karşıtlık üzerine kurması hem de amacı bunu yıkmak olsa dahi iki karşıt evreni stereotipik ögelerle beslemesi, filmin düştüğü en büyük hata bana göre. İzlediğimiz filme – çoğu zaman düştüğümüz bir hata olarak – bir çocuk filmi diye baktığımızda bunca tezatın bir işlevi olduğunu düşünmeye çalışabiliriz elbette ama aslen bu tarz stereotipik bir beslemenin hala bir araç olarak kullanılmasının kabul edilemeyecek bir durum olduğunu kabul etmemiz gerekiyor, özellikle de artık animasyonların zekice ve derin alt metinlerden beslenip her kesime hitap edebildiğini gördüğümüz için. Öte yandan bu animasyon filmin müzikalin boyutlarını da aştığı söylenebilir; çünkü aşina olduğumuz şarkıların büyüsü bir yerden sonra ninni görevi gördüğünde artık dakika başı başlayan şarkılara, karakterlerden birinin de dediği gibi ‘Konser için uygun bir zaman değil!’ demek geliyor insanın içinden.

Peri masalları geneline bakıldığında karşımıza, içinde ahlaki yönden didaktik mesajlar içeren ve çoğu zaman ataerkillik gibi yaygın ideolojiler üzerine kurulmuş öyküler çıkar. Kültürlerin çoğunda benzerlerine rastladığımız bu masallar; çocukların yaşadıkları toplumu kavrama biçimlerini en çok etkileyen araç konumunda görülebilir, en azından bizim neslimize kadar. Stereotipik karakterler -özellikle de toplumsal cinsiyet rollerini içselleştirmiş olanlar- bize nasıl davranmamız gerektiğine dair notları hayal dünyasında sunarak mükemmele – genelde aşk çerçevesinde – erişme ihtiyacımızı şekillendirir. Bilge yaşlılar, cesur şövalyeler ve genelde bir şeye muhtaç olarak çizilip normlara karşı durmayacak kadar terbiyeli genç kızlar, tam da içinde bulunduğumuz topluma hizmet edercesine akıllarımıza ta en başından kazınmış durumda. Tuhaf Bir Sihir ise bir bakıma ortada kalmış bir masal olarak görülebilir çünkü bir yandan tüm hikayesini artık neredeyse sadece ticari boyutuna maruz kaldığımız ‘aşk’ ile kurarken öte yandan karakterlerini pek de ‘beklenmedik’ aşklarla tamamlıyor. Peri kızın – çok stereotipik bir dönüşüm olsa da – kılıç tutan bir prensese dönüşmesi güzel bir vaat iken çoğu karakterin aşktan gözü kör bir biçimde çizilmesi fazlasıyla acınası bir durum haline geliyor; ama buna hangi açıdan bakmamız gerektiğini de kaçırıyoruz film boyunca. Hem prensesin hem de karanlık ormanın kralının aynı motivasyonla aşka karşı durduklarını görüyoruz. Ama ikisinin de beslendiklerinin kalp kırıklığı olduğunu öğrendiğimiz noktada aslında bu çok güçlü iki karakteri de ‘aşkın gücü’ne kaybetmiş oluyoruz. Yine de yakışıklı prensin güzel prensesi öpüp uyandırdığı ve çok güzel çocuklarının olacağını bildiğimiz hikayelerden olmayan Tuhaf Bir Sihir, iki karakteri güzelliklerine göre değil de gerçek aşkın gerektirdiği gibi birbirlerinin karakterlerini sevmeleriyle anlatması açısından peri masalı hikayelerine büyük bir katkıda bulunuyor. Diğer açılardan ise el atılması gereken çok eksiğinin olduğu su götürmez bir gerçek.

Kısaca, Tuhaf Bir Sihir göstermek istediği ‘gerçek aşk’ mesajına verdiği önemde o kadar kaybolmuş ki eleştirisini dahi en basmakalıp yolları izleyerek yapıyor. Kurduğu ilgi çekici evren ise, en basit haliyle ‘güzel’ ve ‘çirkin’in aşkını anlatan ama alt metninde pek de önemli bir söylemi barındırmayan kötü bir müzikal romantik komediye arka plan olmaktan öteye geçemiyor. Sonuyla vadettiğine biraz yakınlaşmış olsa da, hayal dünyasının birçok güzel unsurunu barındıran evreninin ve popüler şarkılarının çoğu zaman izleyicisini sıkabildiğinin altını çizmek gerekiyor. Çocuk seyirci kitlesini ise kısa bir süre de olsa eğlendirebileceğini umuyorum.

“Bu hikaye yan yana duran ama ayrı dünyalara ait olan iki krallığın hikayesidir” diyerek masal dünyasının kapılarını aralıyor Tuhaf Bir Sihir. Rengarenk Peri Krallığı ile, kapkaranlık bir ormanı ortadan ayıran ve aşk iksiri yapımında kullanılan çuha çiçekleriyle sınırları çizilmiş bu evrende goblinler, elfler, periler ve çeşitli böcekler aşkın tuhaf halleriyle çeşitli maceralara atılırlar. Yine de baştan belirtmek gerekirse, pek de yenilikçi bir duruş sergilemeyen çizimleri ve senaryosuyla Tuhaf Bir Sihir’in animasyon sever kitlenin büyük kısmına ulaşamayacağı ortada. Daha önce Er Ryan’ı Kurtarmak, Kayıp Balık Nemo ve Oyuncak Hikayesi gibi büyük yapımlarının ses departmanında yer alarak 7 Oscar kazanmış Gary Rydstrom imzalı animasyon film, Lucas Film Animation yapımı olarak seyirci karşısına çıkıyor. Alan Cumming, Evan Rachel Wood, Elijah Kelley ve Kristin Chenoweth gibi isimlerin seslendirmeleriyle karakterlerine hayat veren filmin senaryosu ise George Lucas’ın Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası’ndan esinlenerek yarattığı ve on beş sene kadar sürekli işleyerek elinde tuttuğu hikayesine dayanıyor. George Lucas’ın ‘Kızlar için Star Wars’ olarak lanse ettiği Tuhaf Bir Sihir, kadın kahramanını kılıçlı dövüşe sokmaktan çekinmeden ‘Sevilmeyi herkes hak eder’ diyerek gerçek aşkı irdelemeye çalışmış ama hatırlarda uzun süre kalan animasyon filmlerden olamayacağı kolaylıkla öngörülebilir. Tuhaf Bir Sihir, klasik olarak zamanı ve yeri belli olmayan bir kurgusallıkta, evlenmek üzere olan, güzel bir kelebek kanatlı peri prensesi ile yakışıklı peri şövalyesinin aşk hikayesini ele alarak başlar. Çapkın şövalye, bu aşktan gözü kör olmuş genç kızın aşktan nefret etmesine yol açtığında ise hikayenin seyri de değişiyor. Güzel peri artık kılıcıyla her şeye kafa tutan asi bir kızken, yakışıklı şövalye onu geri kazanıp kral olmak ister ve bir elfi karanlık ormana aşk iksiri yaptırması için gönderir. Karanlık ormanda ise aşk iksiri tamamen yasaktır ve çirkin olarak nitelendirilmek üzere yaratılan Bog King bunun gerçekleşmesini önlemekte kararlıdır. Çok çeşitli karakter yapısıyla geniş bir evren sunan ve türlü türlü yaratıkların maceralarına tanık olduğumuz öyküde, uzun süre iletişimin yasaklandığı iki bölgenin mücadelesine ve kaynaşmasına tanıklık ederiz. Kısaca öyküden bahsetmek olanı kavramamıza yetmezken, sadece tüm karakterlerin aslında gerçek aşkı aradığını eklemek ise aslında filmi en basit haliyle özetlememize yetip artıyor bile. Neredeyse tüm hikayesini müzikal formda, popüler aşk şarkılarıyla sunmayı tercih eden Tuhaf Bir Sihir,  ‘Can’t Help Falling In Love’dan ‘I’ll Never Fall In Love Again’e kadar aşkın tüm hallerini şarkı sözleri ile göstermeye çalışmış. Karşıt krallıkları ise pop ve rock müzikler ile harmanlayarak görselin yanı sıra işitsel anlatımda da bir tezat kurmaya uğraşmış. Görsel karşıtlık ise peri krallığında yaşayanların ‘güzelliği’ ve karanlık ormanda yaşayanların ‘çirkinliği’ ile, aslında en basit haliyle kurulmuş denilebilir. Hem tüm dramatik yapısını karşıtlık üzerine kurması hem de amacı bunu yıkmak olsa dahi iki karşıt evreni stereotipik ögelerle beslemesi, filmin düştüğü en büyük hata bana göre. İzlediğimiz filme – çoğu zaman düştüğümüz bir hata olarak – bir çocuk filmi diye baktığımızda bunca tezatın bir işlevi olduğunu düşünmeye çalışabiliriz elbette ama aslen bu tarz stereotipik bir beslemenin hala bir araç olarak kullanılmasının kabul edilemeyecek bir durum olduğunu kabul etmemiz gerekiyor, özellikle de artık animasyonların zekice ve derin alt metinlerden beslenip her kesime hitap edebildiğini gördüğümüz için. Öte yandan bu animasyon filmin müzikalin boyutlarını da…

Yazar Puanı

Puan - 40%

40%

Kısaca, Tuhaf Bir Sihir göstermek istediği ‘gerçek aşk’ mesajına verdiği önemde o kadar kaybolmuş ki eleştirisini dahi en basmakalıp yolları izleyerek yapıyor. Kurduğu ilgi çekici evren ise, en basit haliyle ‘güzel’ ve ‘çirkin’in aşkını anlatan ama alt metninde pek de önemli bir söylemi barındırmayan kötü bir müzikal romantik komediye arka plan olmaktan öteye geçemiyor.

Kullanıcı Puanları: 2.17 ( 3 votes)
40
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi