Pazar günü yayınlanan True Detective 2. Sezon 7. Bölüm, bu sezonun belki de en iyi işiydi. Bugüne kadar ortaya sürdüğümüz teorilerin büyük kısmı çözüme ulaşırken geri kalan soruların cevaplarını 90 dakikalık final bölümünde edineceğiz.

***Bu yazı True Detective 2. Sezon 7. Bölüm ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içermektedir.***

Dört karakteri konu edinerek dört koldan ilerleyen hikaye, son 2-3 bölümde karakterlerin bir araya gelmesiyle iyice rayına girdi. Özellikle 4. bölüm ile dizinin yakaladığı ivme, her ne kadar 6. bölüm beklentileri karşılamasa da endişelerin büyük çoğunluğunu boşa çıkarmış oldu. True Detective 2. Sezon 7. Bölüm başında, partiden kaçan Ray, Ani ve Paul üçlüsünü bir yol kenarı motelinde bulduk. McCandless ve Osip arasında imzalanan evrakları kaçıran Ray ve Paul, Frank’in ve Caspere’nin nasıl devre dışı bırakıldığını öğrendiler. Caspere’nin ölümüyle ucuza alınan hisseler, Osip’in sahip olduğu Eagle Iron firması ile Austin Chessani arasında paylaştırılmış. Böylece Frank’in, Caspere’nin ölümü ile buharlaşan milyon dolarlarının kimde olduğunu anladık. Bir yandan da uzun zamandır kayıp olan Vera’yı sorguya çeken Ani, suç organizasyonunun nasıl hareket ettiğine dair ipuçları elde etti. Tascha’nın nasıl öldürüldüğünü ve bu cinayetin arkasında Tony Chessani’nin olduğunu anlayan Ani, işbirliğine pek yanaşmak istemeyen Vera’yı ustaca tehdit ederek kartları yeniden dağıtmayı başardı. Fakat üçlümüzün bu mutluluğu pek uzun sürmedi. Ray’in, belgeleri götürdüğü Davis’i aracının içinde ölü bulması ve partide bir güvenlik görevlisini öldüren Ani hakkında arama emrinin çıkarılması, ikiliyi zor durumda bıraktı. Gidecek yerleri kalmayan ekibimizin artık ipleri ellerine alıp tüm sorunları kendilerinin çözmesi gerekiyor. Bu arada Ray ile Ani arasında beklenen yakınlaşmanın sonunda gerçekleşmesi, birçok izleyiciye rahat bir nefes aldırmıştır. Tabii bu esnada olan, bizim gencecik dedektifimiz Paul’e oldu.

True Detective Tarihinde Bir İlk

Bu bölümde Paul, daha kişisel bir hikaye ile karşımıza çıktı. Bilinmeyen bir numaradan kendisine gönderilen, eşcinsel ilişkisine dair fotoğraflar ve eşi Emily’e açılan telefonlar, karakterin gerilmesine yol açtı. Mesajla kendisine yapılan daveti kabul eden Paul’ün, gece yarısı çağrıldığı yere gittiğinde Polis Şefi Holloway’i görmesi pek şaşırtıcı olmadı. 1992’de yapılan elmas soygununun arkasında Holloway, Burris ve Dixon üçlüsünün olduğunu öğrenen Paul’ün hayatta kalması pek mümkün görünmüyordu. Karakterimiz ustaca manevralarla ve ustaca çekilmiş bir sahne ile düşmanlarını elemine etse de en sonunda Burris’in kurşunlarına hedef oldu. Emily ile yeni bir hayat kurmak isteyen ve dizinin ortalarından itibaren en sevdiğimiz karakterlerden biri haline gelen Paul’ün ölümü oldukça üzücüydü. Ayrıca 15 bölümlük True Detective evreninde ölen ilk başkarakter olarak da, kötü bir biçimde tarihe geçti.

Kendi adıma dizide en sevdiğim karakter olan Frank’in Roma’yı yakar gibi Vinci’yi ateşe vermesi de oldukça keyifliydi. Ray’in Osip’ten çaldığı belgeler sonucu başına gelenleri anlayan Frank, önce Blake’i bir güzel konuşturdu ve Osip ile McCcandless arasında yapılacak bir toplantının varlığını öğrendi. Sonrasında ise acımasız bir biçimde Blake’i ortadan kaldırdı. Bu olay sonrası büyük planını başlatan Frank kendisini Osip’e hoş gösterirken bir yandan da sahte pasaport almak ve Venezuela’ya kaçmak için çalışmaları başlattı. Elmaslar karşılığında parasını geri almak isteyen Frank’in son bölümde Osip ile McCandless arasında yapılacak olan buluşmayı basacağını anlıyoruz. Zaten poker odasını ateşe vererek bütün dikkatleri üstüne çekmişken bir de pastahane tayfasına sağlam bir mühimmat listesi vermesi, havai fişeklerle dolu bir son bölüm izleyeceğimizin habercisi.

True Detective 2. Sezon 7. Bölüm: Çember Daralıyor!

Gelelim son bölümde bizi nelerin beklediğine… Bugüne kadar mümkün olduğunca diziyle ilgili bazı teorilere ve arka planda kalan gerçeklere değinmeye çalıştım. Son bölüme girerken de cevaplanmasını beklediğimiz bazı sorular ve aklımıza gelen cevaplar var. Örneğin Caspere’yi kimin öldürdüğü sorusuna yönelik birden fazla cevabımız var. İlk aklımıza gelen, Osip ile McCandless’in işin arkasında olduğu; sonuçta hisseleri elde edenler onlar. Ayrıca Blake’in Stan’i öldürürken gözlerini eritmesi ve bu cinayeti de Caspere olayı ile ilişkilendirilsin diye yapması da bu seçeneği akla getiriyor. Bir diğer görüş ise Holloway, Burris ve Dixon üçlüsü. Sonuçta Caspere, elmas soygununa göz yummuştu ve Dixon, çok daha önceden elmasların peşine düşmüştü. Ray’e göre Dixon, elmaslar konusunda bir koz edinmek istiyordu ama sonuçta kafasından vurularak öldürüldü. Ani’nin söylediği mantıklı bir söz var, o da Caspere’nin ölümü sonrası Holloway ve Burris’in cinayetle olan ilgilerinin ortaya çıktığı. Kısacası Holloway ve Burris’in bu cinayetten kazanacakları bir şey varmış gibi görünmüyor.

Bir diğer konu ise elmas soygunundan sonra ailelerini kaybeden çocukların kimliği. Çocukların isimlerinin Leonard ve Laura olduğunu biliyoruz. Ray bu bölümde Vera’nın posta kutusuna gönderilen fotoğraflar aracılığıyla Laura’nun aslında Erica olduğunu ima etti. Erica kim diye soracak olursanız, Caspere’nin yardımcılığını yapan kızıl saçlı kadın olarak hatırlatabilirim. Tam da bu esnada Erica’nin işi bırakmış olması ve telefonunu açmaması da bu benzerliği doğruluyor. Sadece kara kaşlı kara gözlü esmer kızımızın nasıl beyaz tenli bir kızıla dönüştüğü sorusunun pek cevabı yok. Leonard’ın kimliği de hala belli değil ama akla gelen ilk kişi set fotoğrafçısı. Caspere’nin partilerine girme hakkı olan set fotoğrafçısı ile yine Caspere’nin yardımcısı olan Erica’nın bulundukları konum itibarıyla intikam peşinde oldukları düşünülebilir. Ayrıca bu açıdan bakıldığında Ray’i vuran Kuş Adam’ın bu ikiliden biri olabileceği iddiasını öne sürebiliriz. Peki neden? Öncelikle Blake, Caspere’i kimin öldürdüğünü kimsenin bilmediğini söyledi. Yine de McCandless ve Osip’in çıkarları düşünüldüğünde onların işin içinde olabileceği gerçeğini cebe koyabiliriz. Diğer yandan elmas soyguncularının da Caspere’nin ölümünden bir çıkarları yok. Leonard ve Laura/Erica ise Caspere’nin ölümünden de öte tüm suç ağının ortaya çıkması için çabalıyor olabilirler. Bu nedenle hard diskin Ray’in eline geçmemesi için onu vurdular ama öldürmediler. Yani bir yandan Ray’in davaya devam etmesini diğer yandan ise hard diskin güvenli ellerde yani kendilerinde kalmasını tercih etmiş olabilirler. Tabii tüm bu teoriler oltanın ucundaki yem de olabilir ve son bölümde hiç bilmediğimiz bir karakter her şeyden sorumlu çıkabilir. Şundan eminiz ki; eğer böyle bir sürpriz gerçekleşecekse, mutlaka dizi içerisinde bununla ilgili bir ipucu yerleştirilmiştir. Sanırım True Detective’i hala izliyorsak, nedeni tam da bu…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi