Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Hayatta herkesin bir hikayesi vardır. Yazılan, söylenen, düşünülen veya sadece hayal edilen bu hikayeler bir insanın içerisinde büyür, içinden taşar. Bu fazla gelen duygular insanın rüyalarına da girebilir tüm gerçekliği de olabilir. Özellikle kalp kırıklığı insan için tarifi imkansız bir zamansal cehennemdir. İnsanın kalbini biri sıkar her an ve bu nefessiz kalma mevsimsiz açan bir çiçek gibi insanı içten yiyip bitirir. Ancak modernite içerisinde güçlü olması gereken, güçlü gözükmesi gereken insan içine attığı her şey ile sırtında koca dünyayı taşıyarak bir adım daha atmaya çabalar. Kalp kırıklıkları ile gelen acı insanın içerisinde büyürken hayatın gerçekliğinde bu acılar geri plana atılır çünkü nefes almak gerekmektedir, para kazanmak gerekmektedir, yetişkin olmak gerekir. İnsan bunlardan kaçamazken ve tüm bedeninde bir acının gezdiğini hissederken kendini temsil alanında ağlarken bulur.

Temsil alanı hayatın bir kısmını insana aktardığı için ve insanı kendi hayatından çekip koparıp başka bir dünyaya çektiği için insan kendi şartlarından ve yapmak zorunda olduklarından kurtulmuş hisseder. Bu kurtuluş ile özgürleşen kalp ve zihin gözlerin bağımsızlığın ilan etmesine göz yumar. Sinemadaki temsiller ile insan kendini bir noktada yeniden yaratır, karşısındaki kurguda bir olgu bulur ve empati kurarak kendi acısının yansımasını orada görür. Tüm bu süreç ile insan acısını unutmak için ağlar, güler, güneşi selamlar. Biz de bu ritüelleri gerçekleştirebileceğinizi düşündüğümüz trajik hikayeleriyle gözlerinizi dolduracak gözden kaçmış acıklı filmleri derledik. Sizin için hangi film hem sessiz kalmış hem de çok şey anlatmış bir filmdir?

Trajik Hikayeleriyle Göz Yaşartan 7 Muazzam Film!

Sevmek Zamanı (1965)

sevmek-zamanı-filmloverss

Metin Erksan’ın yazıp yönettiği Sevmek Zamanı filminin başrollerinde izleyici karşısına Müşfik Kenter ve Sema Özcan çıkar. Zamanında değer görmediği için vizyona girmeyen ve izleyici ile buluşmayan film daha sonra keşfedildikçe büyük bir kitle tarafından hayranlıkla karşılanan bir filmdir. Filmde Halil bir evi boyamak için girdiğinde duvarda asılı olan evin kızının resmini görür ve o an ona aşık olur. Ancak Halil Meral’e aşık olmaz onun suretine, resmine aşık olur. Film Doğu kültüründen gelen surete aşık olmak üzerine kuruludur ve bu kurgu içerisinde Halil, Meral’e aşık olmaya çabalasa da bunu başaramaz. Çünkü az diyaloglu filmin sayılı diyalogunda Halil’in söylediği gibi suret onu hiçbir zaman üzmeyecek ve onu sevmeye devam edecektir. Film büyük bir melankoli ve sessizlik atmosferine sahiptir. Bu sessizlik ile beraber izleyici her seferinde aynayı kendine döndürür ve kendi suretine yeni düşer.

Au Hasard Balthazar (1966)

au-hasard-balthazar-filmloverss

Robert Bresson tarafından yazılmış ve yönetilmiş olan filmin başrollerinde karşımıza ilk kez çıkmış olan ünlü isimler Anne Wiazemsky ve François Lafarge’dır. Bresson sinema tarihinin en özgün ve öznel yönetmenlerinden ve sinematik ressamlarından biridir. Yönetmenin filmleri bağlı olduğu koyu Katolik inancı alegorik bir şekilde anlatan resimlere benzeyen görüntülerden oluşur, bu yüzden de filmlerini resmeden ve bunu dini öğreti ile harmanlayan bir yönetmen olarak tanımlanır. Au Hasard Balthazar filminde ise yönetmenin ana karakteri Balthazar ismindeki bir eşektir. Filme eşeğin doğumundan ölümüne kadar olan hayatı yönetmen tarafından resmedilmiş ve bu resmediliş ile eşeğin vaftiz edilmesiyle başlayan hayatı dini ögelerle devam etmiştir. Eşek sahip değiştirdikçe insanlığın ne olduğuna tanık olmaya başlar ve insanların yüklerini sessiz sedasız ömrünün sonuna kadar taşırken onların günahlarını da sırtlanır.

Midnight Cowboy (1969)

midnight-cowboy-filmloverss

James Leo Herlihy tarafından yazılmış aynı isimli romandan Waldo Salt tarafından uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda John Schlesinger oturmaktadır. Filmde Joe Buck (Jon Voight) isimli genç bir adam kendi bedenine ve gençliğine güvenen bir adamdır. Yaşadığı küçük taşra kasabasından kurtulmak ve daha iyi şeylere sahip olmak için New York’a gelir ve New York’ta seks işçisi olmaya karar verir. Bedeni ile para kazanmak ve kendini isteyecek kadınları ile birlikte olarak para kazanmak isteyen Joe’nun planları asla beklediği gibi ve istediği gibi gitmez. Birlikte olduğu kadınlardan parasını alamaz ve bir seks işçisi olarak New York’ta gittikçe yalnızlaşmaya başlar. Bu yalnızlık içerisinde bir anda Joe ile esrarkeş ve hasta bir dolandırıcı olan Ratso Rizzo (Dustin Hoffman) arkadaş olmaya başlar. Bu ortak noktası yok gibi gözüken iki adam yalnızlığın içerisinde birbirine sarılır ve birbiri için yaşam mücadelesi verir.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi