Ülkemizde her yıl mutlaka tartışma konusu olan Torrent siteleri üzerinden film indirme meselesi, tartışma konusu yapılmaya devam ettiği için biz de yazmaya devam edeceğiz gibi görünüyor. Geçtiğimiz yıl bu tartışma bir hayli alevlenmiş ve tatsız durumların ortaya çıkmasına sebep olmuştu. İnsanların filmleri hangi koşullar altında izlediğini kendilerine dert edinenlerin, hatta bununla da kalmayıp filmleri sinemada izlemeyenlerin sinemasever veya sinefil olmadığını iddia edenlerin yaşadığı bir ülkede Torrent meselesini tartışmak ve bir sonuca varabilmek mümkün görünmüyor. Biz yine de Torrent ve türevi sitelerin olumlu ve olumsuz yanlarıyla birlikte Torrent meselesine genel bir bakış atmak istedik.

Torrent Alternatif Olmaktan Çıkarsa

İnternet üzerinden dosya paylaşımına olanak tanıyan Torrent sitelerinin yasal olmamaları sebebiyle öncelikle zararlarından bahsedelim. Korsan filmlerin bir zararı varsa, bu zarar sektörden ziyade seyircinin kendisiyle ilgilidir. Vizyona yeni giren filmlerin çoğunlukla kötü kopyaları Torrent sitelerine düşüyor. Hiçbir film Cam, TS gibi sürümleriyle izlenmeyi hak etmiyor. Bilen bilir, bu sürümlerde görüntü ve ses o kadar bozuktur ki ne izlediğinizi anlayamazsınız. Bu kopyalardan izlediğiniz filmden keyif alabilmeniz ve filmi sağlıklı değerlendirebilmeniz pek mümkün değil. Ama ilginçtir ki, dünyanın her yerinde bu kötü kopyalar dahi yoğun bir ilgi görüyor. 720p ve 1080p gibi en kaliteli sürümlerde de çeşitli problemlerle karşılaşabiliyoruz. Ses senkron kayması gibi teknik sorunlar bir yana film eksik de çıkabilir. Bu yılın en sevilen filmlerinden biri olan Nocturnal Animals’ın tüm kopyalarında övgüyle bahsedilen açılış jeneriği kesilmiş. Film birçok ilde gösterime girmediği için birçok sinemasever heyecanla beklediği Nocturnal Animals’ı bu kesik kopyadan izlemek zorunda kaldı. Bu ve benzeri durumlar korsan filmlerin zararları arasında gösterilebilir. Torrent sitelerinin sinema kültürü üzerindeki olumlu etkileri ise uzun uzun yazılabilir ama kısaca geçeceğim. Torent söz konusuysa vizyon filmleri buz dağının görünen kısmı dahi değildir. 121 yıllık sinema tarihi ulaşabileceğiniz kadarıyla bir tık ötenizde. Yasal Dvd’sini bulamayacağınız filmleri izleyebilmek ve sinema tarihine gerçek anlamda hâkim olabilmek Torrent siteleriyle artık mümkün. Torrent sitelerinin dublaj ve sansür gibi sinemanın azılı düşmanlarının karşısında olması da atlanmamalı. Örnekleri çoğaltmaya, laf kalabalığı yapmaya gerek yok. Torrent’i meşrulaştırmaya, insanları Torrent’e teşvik etmeye çalışmıyorum. Yaptığım sadece durum tespiti. Sektör (Türkiye’yi baz almayalım) şu anda Torrent kullanımının verdiği zararları tolere edebiliyor. Peki, Torrent kullanımı artar ve filmler çoğunlukla online izleme sitelerinden izlenmeye başlarsa ne olur? Bunu düşünmeliyiz. İlk tercihimiz her zaman yasal ürünler olmalı. Sonuçta Torrent siteleri ve online film izleme siteleri yasal ürünlerin alternatifi olmaktan çıkarsa sektörün göreceği zararı hepimiz biliyoruz. İşin o noktaya varmaması için yasal ve yasal olmayan ürünler arasındaki dengeyi iyi kurmak zorundayız. Son yıllarda yaşadıklarımız internetin kısıtlanamayacağını bir kez daha gösterdi. Bu kısıtlanamama durumu Torrent için de geçerli. Çözüm uygulanabilir olmadığı için Torrent’in çözümsüz bir sorun olduğunu kabul etmek zorundayız. Çözümsüz bir sorun üzerine tartıştığımızın farkında olmalı ve eğer tartışacaksak bunu haklılığımız üzerinden yapmamalıyız.

Chip Online’ın haberine göre BitTorrent’in film gelirleri üzerindeki etkisiyle ilgili ciddi bir araştırma yürüten ekonomist Koleman Strumpf’ın 2003-2009 yılları arasında veri karşılaştırması yaparak vardığı sonuç, dosya paylaşımının sektöre etkisinin düşünülen değerlerin çok altında olduğu yönünde. Sektörün büyümeye devam etmesi de bu veriyi destekliyor. Strumpf, düşük kalitedeki kopyaların sektöre olumlu bir katkısı olduğunu da iddia ediyor. Bu iddia elbette tartışılır ama olumlu katkıdan söz açılmışken biz de birkaç örnek verelim. Bağımsız bilimkurgu filmi The Man from Earth’ün yapımcılarından Eric D. Wilkinson ilginç ve şaşırtıcı bir açıklamada bulunmuştu. The Man from Earth’ü izin almadan internette dağıtan BitTorrent dosya paylaşımı ortamı kullanıcılarına kamuoyu önünde teşekkür eden Wilkinson, filmin tanıtımının onlar olmadan bu kadar iyi yapılamayacağını söylemişti. Bu açıklama son derece önemli. 200 bin dolar gibi mütevazı bir bütçeyle çekilen bir filmin reklam yapmasını bekleyemeyiz. Vizyonda da sınırlı bir gösterim şansına sahip olacağını göz önünde tutarsak keşfedilebilmesi ve kültleşebilmesi için geriye tek bir seçenek kalıyor: O da internet. The Man from Earth’ün yıllardır beklenen devam filminin çekilebilmesini dünyanın dört bir yanında Torrent siteleri üzerinden izlenebilmesi sağladı. Örnekler çoğaltılabilir ama işin maddi boyutunu geçersek, bağımsız bir sinemacı için filmini geniş kitlelere ulaştırabilmenin ne kadar önemli olduğunu tahmin edersiniz. Bizden de bir örnek vermek gerekirse Çalgı Çengi’den bahsedebiliriz.  2011’de vizyona giren filmi sinemada yaklaşık 60 bin kişi izledi. Ahmet Kural ve Murat Cemcir ikilisi o günlerde popüler değildi. 9 hafta gösterimde kalabilen Çalgı Çengi’yi birçok sinemasever vizyon sonrası korsandan izledi. Filmin namı bu şekilde yürüdü ve Ahmet Kural ile Murat Cemcir, Çalgı Çengi sonrasında yaptıkları işleri daha geniş kitlelere ulaştırabildiler.

Sektörün zararı meselesine dönersek, yapımcıların ne kadar kazandığı veya kardan zarar etmeleri sinemaseverlerin pek umurunda değil. Korsan, sektöre zarar veriyor söylemiyle bir yere varmanın mümkün olmadığını gördük. Çünkü herkes kendi çıkarlarını ön planda tutuyor. İnsanları korsandan vazgeçirmek için eskiden “Korsan film alırsanız, teröre destek verirsiniz.” denirdi. Torrent siteleri ve online film izleme siteleri bugün olduğu gibi yaygın değilken, insanlar korsan filmleri başka yollarla temin ediyordu. Sistem değişti ve bugün bu söylem de geçerliliğini kaybetti. İnsanlar yasal ürünlere teşvik edilmek isteniyorsa daha akılcı çözümler ve alternatifler bulunması gerekiyor. Türkiye’de filmlerin çoğu ya çok geç vizyona giriyor ya da sınırlı kopya sayısı sebebiyle sadece İstanbul, Ankara ve İzmir gibi şehirlerde vizyon şansı buluyor. Bu, sinemaseverleri Torrent’e yönelten başlıca sorun ve çözülmediği sürece hiçbir şey değişmeyecek. Eğer kimi Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Torrent kullanımına caydırıcı cezalar getiremiyorsanız yapacağınız şey basit: az kopya ile vizyona giren filmlerin ülke genelindeki dağılımını iyileştirmeli ve gösterim tarihlerini mümkün olduğunca öne çekmelisiniz. Bunu yapmanız korsanla girdiğiniz savaşı kazanacağınız anlamına gelmez belki ama mücadelede etkin bir yöntem olacağı bir gerçek.

2013’te hayata geçirilen BAŞKA SİNEMA ve yaklaşık iki yıl önce başlayan SİNEMİA girişimi, sorunların çözümüne yönelik atılmış önemli adımlar olmakla birlikte henüz mükemmelleştirilemediler. BAŞKA SİNEMA sadece İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Eskişehir’de var. Bu şehirlerde yaşamıyorsanız, BAŞKA SİNEMA sizin için bir şey ifade etmeyecektir. SİNEMİA ise üyelik bittiğinde kullanıcıya danışmadan üyeliği yenileyebiliyor ve ilk üyelikteki avantajlardan üyeliğinizi yenilediğinizde faydalanamıyorsunuz. Zamanla bu sorunların çözülmesini temenni ediyoruz. Özellikle BAŞKA SİNEMA’nın alanını genişletmesi son derece önemli. Çünkü sorun BAŞKA SİNEMA’da gösterilen filmlerin diğer şehirlerde izlenememesi. Ülkemizde sinema öyle bir noktaya geldi ki, Oscar adaylığı elde eden filmleri -bilimkurgu veya epik bir film değilse ve İstanbul, Ankara ve İzmir’de yaşamıyorsanız- yaşadığınız şehirde sinemada izleme şansınız çok düşük. Geçtiğimiz hafta 23 kopya ile vizyona giren Jackie, üç büyük şehir dışında sadece Eskişehir’de izlenebiliyor. Diğer şehirlerde yaşayan sinemaseverler bu filmi nasıl izleyecek? Oscar adaylığı elde edecek diğer filmlerde de durum aynı olacağından ve ödül gecesine kadar izlenmeleri gerektiğinden -iyi bir sinemasever olduğunuzu farz ediyoruz- bu filmler geriye kalan tek seçenek olan Torrent üzerinden izlenmek zorunda. Sistem, sinemaseverleri Torrent sitelerine mahkûm ediyor. Sistemi değiştiremiyorsanız, onun bir parçası olmak zorundasınız!

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi