Francis Ford Coppola sonradan başyapıtı olacak ve onu tüm dünyaya duyuracak The Godfather’ın çekimleri esnasında Michael Corleone’nin karakter değişiminde bir eksiklik olduğunu hissederek o sıralarda senaryo doktorluğu yapan ve sonradan Chinatown ile senaryo Oscar’ı kazanacak olan Robert Towne’ı arar. Towne Los Angeles’tan uçağa atlayarak çekimlerin olduğu New York’a gelir. Bir gece boyunca senaryo üzerinde çalışan Towne, sonunda filmin meşhur sahnelerinden birini Michael ve babası Vito’nun son konuşmalarını yazar. Böylece, Michael’ın karakter değişimindeki eksik halka tamamlanmış, senaryo mükemmelleşmiştir.

Senaryo doktorluğu daha çok Amerika’da yaygın olan bir meslek. Türkiye’de de popüler bazı yönetmenlerin pek sevdiği Robert McKee gibi ünlü isimlerin yaygınlaştırdığı bu işte, belirli prensiplerle kurulmuş ana akım senaryo yazım tekniklerine göre senaryonuz incelenerek aksayan yerleri size gösteriliyor ve bunları düzeltmenizde yardımcı olunuyor. Bunun tam öte tarafında, bu mesleğin hem karşıtı hem de bir nevi Avrupa ayağını oluşturan çok önemli bir isim var: Tonino Guerra.

Sinema ile az buçuk ilgilenen herkes Angelopoulos, Tarkovski veya Antonioni isimlerine aşinadır. Fakat, bu isimlerin başarısının bir kısmını – kendilerinin de dile getirdiği üzere – Tonino Guerra’ya borçlu olduğunu pek kimse bilmez.

1920 yılında İtalya’nın Santarcangelo di Romagna şehrinde doğan Guerra, İkinci Dünya Savaşı esnasında içinde bulunduğu antifaşist hareketin üyeleriyle birlikte Almanlar tarafından bir kampa götürülüyor. 22 yaşındayken, ilk kez orada şiir yazmaya başlıyor. 30 yaşında yoldaşlarının hikayelerini yazıp bastırıyor. Roma’da öğretmen olarak çalışırken sinema dünyasından insanlarla tanışıyor. Elio Petri sayesinde İtalyan sinema çevrelerinde tanınmaya başlıyor. 1950’lerin sonunda da senaryo yazarlığına başlıyor. Burada bir parantez açmak elzem. İtalya’da Bertolucci’den Fellini’ye çoğu yönetmen mesleğe senaryo yazarlığı ile giriş yapmış. Çünkü İtalya’da bir yuvarlak masa senaryo ekolü var. Yani senaryo kolektif bir iş olarak görülüyor ve en az 3-4 kişilik ekiplerce yazılıyor. İşte böyle bir ortamda Guerra da bu ekiplere dahil olup birkaç filmin senaryo sürecine katılıyor. 1960 yılında da Antonioni’yi dünyaca ünlü bir yönetmen haline getiren L’Avventura, La Notte ve L’Eclisse filmlerinin ekibinde yer alıyor. Birkaç başka İtalyan filminden sonra Antonioni’nin Il Deserto Rosso, Blow-Up, Zabriskie Point gibi filmlerinde de çalışarak Michelangelo Antonioni’nin senaryo ortağı oluyor.

Tonino Guerra: Zamanda Yolculuk

tarkovski-guerra

1972’de Francesco Rosi’nin Altın Palmiyeli Il Caso Mattei adlı filminin iki yazarından biri olup 1973’te Amarcord’u da Fellini ile birlikte yazınca ünü iyiden iyiye yurt dışına taşmaya başlıyor. Önce birkaç Fransız ile çalıştıktan sonra Tarkovski’nin başyapıtlarından birini beraber yazıyorlar: Nostalghia… Film İtalya’da geçiyor, o sıralarda Tarkovski zaten sürgünde. Senaryo yazım sürecinde 1982 yılının yazında bir de belgesel yapıyorlar o süreci anlatan: Voyage in Time (Zamanda Yolculuk)… Bu belgeselde, Guerra ve Tarkovski’nin nasıl çalıştığını, nasıl adım adım inşa ettiklerini izliyorsunuz.

Ardından Guerra hayat ve sanat hakkında görüşlerini paylaşabileceği bir isim daha buluyor: Theo Angelopoulos… Büyük Yunan sinema ustası Angelopoulos ile 1984’ten 2008’e tam 8 filmde beraber çalışıyorlar. Yani neredeyse Angelopoulos’u efsanevi bir yönetmen yapan bütün filmlerinde. Angelopoulos da zaten aralarındaki kimyanın ne kadar iyi olduğunu hep söylüyor ve “Tonino 20 yıl boyunca benim için bir psikanalist oldu” diyor.

Tonino Guerra tüm bu çalışmaları ile içinde Altın Küre’nin de olduğu birçok yaşam boyu başarı ödülü alıyor. Fellini’nin Amarcord’u, Antonioni’nin Blowup’ı ve Monicelli’nin Casanova ‘70’i ile üç Oscar adaylığının yanı sıra Cannes Film Festivali’nde Angelopoulos’un Voyage to Cythera filmi ile en iyi senaryo ödülünü kazanıyor.

Guerra’nın yirminci yüzyılın ikinci yarısında en önemli birkaç yönetmen ve büyük başyapıtlarda çalışmış olması, bambaşka tarzlara sahip yönetmenlere eşlik edebilmiş olması durumu oldukça ilginçleştiriyor. Bir “senaryo doktoru” olmadığı gibi aslında bir “senarist” de değil. Tonino Guerra dünya sinemasında eşi pek rastlanmayan bir ilham kaynağı, bir sorun çözücü, yönetmenin istediğini hemen anlayan ve onu kendi tarzı dahilinde bir çözüme yönlendirebilen bir yazardı. Ayrıntıda gizli güzelliği çıkarmasını biliyordu. Guerra’nın yüzden fazla filmde çalışmış olması ve bunların birçoğunun da sinema tarihince önemli filmler olması başka türlü açıklanamaz zaten. Hep bir ekip ya da ikili ruhu ile senaryolara katkı sunmuş; sinemanın kolektif bir iş olduğunu – hatta bazen öyle olmasının daha iyi olduğunu – bize kanıtlamış bir isim.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi