Henüz 25 yaşındaki Xavier Dolan, dört yıl içerisinde dört film çeken, genç kuşak sinemanın öne çıkan isimlerinden… Öyle ki, almış olduğu ödüllerle uluslararası alanda adından şimdiden söz ettirmeye başladı.

Dolan, her yeni filmiyle sinema dilini daha özgün şekilde belli kalıplar içerisine oturtmayı başarıyor. Beni bu sonuca bağlayan durum ise, son filminin fiziksel şiddeti dolaylı yoldan göstermesine rağmen şiddet dolu yapıya sahip ve bariz Hitchcockvari gerilim unsurlarıyla şekillenmiş olması… Daha dar bir kalıba indirgeyecek olursam, gerilim; Annemi Öldürdüm ve Hayali Aşklar filmlerinde olduğu gibi yine Dolan’ın oyunculuğunu üstlendiği karakterin içine düştüğü durumla mücadelesi üzerinden ele alınıyor.

Tom Çiftlikte, LGBT filmlerinin klişeleşen yapısına inat; maço bir ağabey, oğlunun eşcinsel olduğundan bihaber bir anne ve geçmişten bugüne dek uzanan karanlık sırlarla örülü öykü yapısı ile türdeşlerinden bir adım önde durmasını biliyor. Dolan, kendi cinsel yönelimlerine karşı yapılan saldırılara, bütün mağdurlar adına ve tüm sinemaseverler için empati yapmaya yetecek kadar güçlü bir dille cevap veriyor. Bunu yaparken her filminde olduğu gibi yine kendi seçmiş olduğu şarkılarla muazzam bir soundtrack oluşturuyor. Kimileri için başlı başına bir sebep olabilir; görüntü yönetmenliğinin deAndre Turpin’e emanet edildiğini belirtmekte fayda var. Yan rollerde birbirinden başarılı performansları ve ilgi çekici karakter özellikleriyle dikkat çeken Lise Roy’un (Agathe) vePierre Yves Cardinal’in (Francis) de filmin atmosferine katkıları yadsınamaz bir gerçek. Özellikle Tom ve Francis karakterleri arasında yaşanan güçlü gelgitler, filmdeki gerilimin tırmanmasında önemli bir rol üstleniyor. Hatta daha ileri giderek şöyle bir tespit yapabilirim; filmi diğerlerinden farklı kılan bu iki karakterin arasındaki dengesiz ilişki…

Filmin ucu açık bir finalle son bulduğu gerçeği bir yana,oldukça evrensel bir konuya bu kadar başarılı ve etkili bir kişisel yorum kazandırması yedinci sanat adına oldukça umut verici bir gelişme… 2014 Vancouver Film Eleştirmenleri Birliği En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ve 2013 Venice Film Festivali FIPRESCI ödülünü alan film, yıllar geçtikçe daha geniş bir izleyici kitlesine sahip olacak ve adından söz ettirecek gibi. Dolan’ın filmografisini düşününce bir sonraki hamlesini iple çekiyorum.

Henüz 25 yaşındaki Xavier Dolan, dört yıl içerisinde dört film çeken, genç kuşak sinemanın öne çıkan isimlerinden… Öyle ki, almış olduğu ödüllerle uluslararası alanda adından şimdiden söz ettirmeye başladı. Dolan, her yeni filmiyle sinema dilini daha özgün şekilde belli kalıplar içerisine oturtmayı başarıyor. Beni bu sonuca bağlayan durum ise, son filminin fiziksel şiddeti dolaylı yoldan göstermesine rağmen şiddet dolu yapıya sahip ve bariz Hitchcockvari gerilim unsurlarıyla şekillenmiş olması... Daha dar bir kalıba indirgeyecek olursam, gerilim; Annemi Öldürdüm ve Hayali Aşklar filmlerinde olduğu gibi yine Dolan’ın oyunculuğunu üstlendiği karakterin içine düştüğü durumla mücadelesi üzerinden ele alınıyor. Tom Çiftlikte, LGBT filmlerinin klişeleşen yapısına inat; maço bir ağabey, oğlunun eşcinsel olduğundan bihaber bir anne ve geçmişten bugüne dek uzanan karanlık sırlarla örülü öykü yapısı ile türdeşlerinden bir adım önde durmasını biliyor. Dolan, kendi cinsel yönelimlerine karşı yapılan saldırılara, bütün mağdurlar adına ve tüm sinemaseverler için empati yapmaya yetecek kadar güçlü bir dille cevap veriyor. Bunu yaparken her filminde olduğu gibi yine kendi seçmiş olduğu şarkılarla muazzam bir soundtrack oluşturuyor. Kimileri için başlı başına bir sebep olabilir; görüntü yönetmenliğinin deAndre Turpin’e emanet edildiğini belirtmekte fayda var. Yan rollerde birbirinden başarılı performansları ve ilgi çekici karakter özellikleriyle dikkat çeken Lise Roy’un (Agathe) vePierre Yves Cardinal’in (Francis) de filmin atmosferine katkıları yadsınamaz bir gerçek. Özellikle Tom ve Francis karakterleri arasında yaşanan güçlü gelgitler, filmdeki gerilimin tırmanmasında önemli bir rol üstleniyor. Hatta daha ileri giderek şöyle bir tespit yapabilirim; filmi diğerlerinden farklı kılan bu iki karakterin arasındaki dengesiz ilişki… Filmin ucu açık bir finalle son bulduğu gerçeği bir yana,oldukça evrensel bir konuya bu kadar başarılı ve etkili bir kişisel yorum kazandırması yedinci sanat adına oldukça umut verici bir gelişme... 2014 Vancouver Film Eleştirmenleri Birliği En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ve 2013 Venice Film Festivali FIPRESCI ödülünü alan film, yıllar geçtikçe daha geniş bir izleyici kitlesine sahip olacak ve adından söz ettirecek gibi. Dolan’ın filmografisini düşününce bir sonraki hamlesini iple çekiyorum.

Yazar Puanı

Puan - 66%

66%

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
66
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi