Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Günümüzün en sevilen çizgi roman karakterlerinden biri olan Batman’i ilk olarak 1939’da çizen Bob Kane, acaba karakterin bu başarıya ulaşacağını düşünmüş müdür? Muazzam satış başarısı sonrası 1940 yılında kendi çizgi roman serisine kavuşan karakter günümüzde 76. yaşını kutlamaktadır. Elbette Batman’in bu başarısında birçok etmen vardır. Karakterin en tanınan düşmanı olarak ilk sayılarda kendini gösteren Joker, karakteri farklı kılmayı başarır. Ne de olsa her hikâyede olduğu gibi kötü karakter de en az iyi karakter kadar önemlidir. Joker, Catwoman ve Robin gibi karakterlerin işin içine girişiyle birlikte Batman’in öldürmeme kuralı ortaya çıkar. Batman her geçen gün şu an bildiğimiz özelliklerine kavuşmaktadır. 1950’lilerin sonundan 1960’ların sonuna kadar bulunduğu çizgi roman sektörü gibi büyük sallantı içine giren karakter, yapılan radikal değişiklikler ve 1966’da yayın hayatına başlayan Batman dizisinin etkisi ile hayata döner. Dennis O’Neil ve Neal Adams ikilisi sayesinde 1970-1985 arasında tekrar eski gücüne dönen karakter, Frank Miller ile çizgi roman tarihinde bir dönüm noktası oldu.  Frank Miller yazdığı Dark Knight Returns ve Year One ile karakterin popülerliğini tavana çıkardı. Geçtiğimiz günlerde sektörden emekliliğini açıklayan Alan Moore tarafından 1988 yılında yazılan The Killing Joke ise Batman’in Joker ile ilişkisine farklı bir boyut kazandırdı. Bu çizgi romanlar ile birlikte Adam West’in Bruce Wayne/Batman’i canlandırdığı 1966 yapımı film ve yine 1966’da başlayıp 1968’de biten dizinin ardından yeni bir Batman izleyiciler ile buluşmalıydı. Adam West’in Batman portresi, karakterin sevilmesini sağlasa bile bir komedi dizisi/filmiydi. Bu durum özellikle Frank Miller’ın yazdığı Batman’in tamamıyla zıttıydı. Böylece Tim Burton’ın Batman’i ortaya çıktı.

1988 yılına geldiğimizde o dönem yeni çektiği Beetlejuice ile dikkatleri üzerine çeken Tim Burton, Batman’i beyazperdeye aktarması için seçildi. Tim Burton’ın Batman rolü için seçtiği isim ise Beetlejuice’ta beraber çalıştığı Michael Keaton oldu. Burton gibi Keaton’da yeni yeni ünlenmeye başlıyordu bu sebeple yapımcılar, bu ikilinin ardından yıldız bir oyuncu arayışına girdiler ve tercihleri Jack Nicholson oldu. Tim Burton’ın harika vizyonu ve çizgi romansal Gotham tasviri ile Jack Nicholson ve Michael Keaton’ın karşılıklı resitalleri sayesinde film çok beğenildi. 1992 yılında gelen devam filmi Batman Returns’da ise bu sefer ki kötü karakter ise Penguin’di. Adeta Danny De Vito için yazılmış karakter Batman’i oldukça zorlamıştı. Michelle Pfeifer’ın giydiği kostümün sıkışıklığı sebebiyle 40 dakikadan fazla rol yapamadığı Catwoman’da filmin dikkat çeken karakteri olmuştu. Ancak bu iki Batman filminin karanlık tonu ve kara mizahı yapımcıları rahatsız ediyordu. Böylece Batman Returns, üçüncü filmi çekmeyi planlayan ancak filmin tonunu yumuşatmak istemeyen Michael Keaton – Tim Burton ikilisinin son Batman macerası oldu. Tim Burton’ın bu iki filmi için birçok fikir vardı ama her filmde olduğu gibi bu fikirler kendilerine yer bulamadı. İşte karşınızda Tim Burton’ın Batman filmlerinde kendine yer bulamayan 10 sahne!

Tim Burton’ın Batman Filmlerinden Kesilen 10 Sahne!

Robin’in Hikayesi

batman-1-filmloverss

Robin Batman sinema filmlerinde kendine bir türlü düzgün yer bulamamıştır. Batman’in tarihinde ve Adam West’in Bruce Wayne olduğu dizide kendine bolca yer bulsa da sinema Robin için uğursuzluklarla doluydu. Tim Burton filmlerinde lafı bile geçmemiş, Joel Schumacher’in berbat Batman and Robin filminde başrol oynamış, Nolan’ın Dark Knight üçlemesinde ‘’Robin’i de öyle bir gösterelim’’ tadında çok kısa lafı geçmiş ve son olarak DC sinematik evreninde gözükmeden öldürülmüştü. Ancak Robin aslında Tim Burton filmlerinde yer alacaktı.

Planlara göre Joker, -orijinal filmde de yer aldığı üzere- Bruce’u Vicki Vale’ın dairesinde öldürdüğünü zannedip kaçacaktı. Ardında Batman bir polis atına atlayıp Joker’in peşine düşecekti. Bu ikilinin kovalamacası The Flying Graysons’ın sirk performansına müdahele edecekti. Robin’in ailesi oracıkta ölecek ve Robin, Joker’in kaza yapmasını sağlayacaktı. Bu rol için ilk başta Kiefer Sutherland düşünülmüş ancak karakter filmden çıkarılınca kendisine de gerek kalmamış.

Bob Kane’in Filmde Gözükmesi

batman-2-filmloverss

Sanılanın aksine Batman’in çizeri Bob Kane filmde yer almamıştı. Ancak öyle bir plan vardı. Bob Kane’in gözükmesi planlanan sahnenin çekim günleri Kane’in programına uymayınca bu harika ve ilginç plan suya düşer.

Cobblepot Kardeşler

batman-3-filmloverss

Batman Returns’ün Penguin dışındaki kötü karakteri ona yardım eden Max Shreck’ti. Penguin’in şantajı sonucu ona yardım etmeyi kabul eden Shreck için aslında bambaşka planlar vardı. Schreck aslında Penguin’in kardeşi olacaktı. Asıl plana göre filmin başında Penguin’in ailesi tarafından terk edilmesi sonucu Max rahatsız olur ve kendi servetinin peşine düşer. Max, Penguin’in ağabeyi olduğu sırrını filmin son sahnelerine kadar saklar.

Commissioner Gordon’a Ait Bir Geçmiş Sahnesi

batman-4-filmloverss

Burton filmlerinde kendine hak ettiği yeri bulamayan bir diğer karakter ise Commissioner Gordon’dır. Asıl plana göre Gordon, Bruce Wayne’in ailesinin ölümü sonrası olay yerine gelen ilk polis olacakmış. Bu sahne yerine Alfred’in, Bruce Wayne’in çocukken sarıldığı bir polis fotoğrafı kullanılmıştır.  Gordon ile Wayne’in sahnesi her ne kadar Burton filmlerinde yer etmese de Christopher Nolan’ın Batman Begins filminde izleyici ile buluştu.

Bob The Goon’un Dövüş Sahnesi

batman-5-filmloverss

Joker’in yancısı olarak dikkat çeken Bob The Goon, patronu ne isterse sorgusuz sualsiz yerine getiriyor ancak en sonunda her istediğini yaptığı Joker tarafından vuruluyordu. Filmde Batman için büyük bir tehdit oluşturmasa da çekilen ancak filmden kesilen bir sahnede Bob, Batman’e saldırıyordu.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi