Yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği The Witch ile 2015 yılının en başarılı korku filmlerinden birine imza atan Robert Eggers’ın “The Movies That Changed My Life” etiketi altında hayatını değiştiren filmleri Indiewire sitesine verdiği röportajdan sizler için derledik.

Henüz ilk uzun metrajı olmasına rağmen yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği The Witch ile son zamanların en başarılı korku filmlerinden birine imza atan Robert Eggers, korku filmindeki klişelerden uzak durup izleyiciyi filmin gerilimli atmosferi içine sokarak korkuyu sonuna kadar yaşamamızı sağlayan bir iş ortaya çıkarmıştı. Filmdeki karakterlerin savundukları düşünceler ile yaptıkları şeyler arasındaki tezatlığı da izleyiciye muazzam bir şekilde aktaran Robert Eggers, geçtiğimiz günlerde beş favori korku filmini açıklamasının ardından şimdi de Indiewire sitesinde “The Movies That Changed My Life” etiketi altında hayatını değiştiren filmleri on soru altında sinemaseverler ile paylaştı.

sessiz-korku-filmi-nosferatu-filmloverss

Robert Eggers’ın Hayatını Değiştiren Filmler!

1- Sinemaya gittiğiniz ilk zamanı hatırlıyor musunuz?

Çok küçükken Snow White and the Seven Dwarfs ve Bambi filmlerine gittiğimi hatırlıyorum. Bu iki film özellikle karanlık tarafları bakımından beni çok etkilemiştir. Ayrıca Conan the Barbarian, Star Wars, Mary Poppins ve The Wizard of Oz filmlerinin VHS kasetlerini saklardım ve ek olarak çoğu Mary Poppins şarkısının sözlerini bugün bile ezbere biliyorum diyebilirim.

2- Sinemada izlediğiniz en iyi filmi hangisidir?

Bu soruyu cevaplamak imkânsız. Çünkü bu konu ile alakalı E.T filminden tutun da Andrei Rublev filmine kadar birçok film sayabilirim.

3- İzlediğinizde size bir yönetmen olmak istediğinizi fark ettiren ilk film?

Star Wars to Jedi: The Making of a Saga benim için büyük bir örnek mesela. Filmin içindeki yaratıkların nasıl yapıldığı, kurulan dünyanın nasıl inşa edildiğini hep merak etmişimdir. O yüzden filmlerin kamera arkası görüntülerini büyük bir heyecanla izlerim ve sürekli izlemeye devam ediyorum.

4- Peki izlediğinizde bir yönetmen olabileceğinizi fark ettiğiniz ilk film?

Hâlâ bunu fark etme aşamasındayım…

5- Sizi en çok ağlatan ya da hüzünlendiren bir film var mı?

Dardenne Kardeşlerin The Son filmi. Çok güçlü ve dokunaklı bir filmdi.

6- Sizi en çok korkutan film hangisidir?

Andrzej Żuławski’nin Possession filmi. Isabelle Adjani’nin performansı acayip derecede ürkütücü ve korkunçtu.

7- Defalarca izlediğiniz bir film var mı?

The Shining. Gerilim dozu yüksek bir filmin nasıl ortaya çıktığını anlayabilmem için The Shining’i 20’li yaşlarımın başlarında defalarca izledim.

8- Kimsenin seveceğinizi ummadığı ancak çok sevdiğiniz film hangisi?

İlk soruda adı geçmişti zaten, Mary Poppins filmini izlemeyi seviyorum. Kendisi cadı olduğu için insanlar belki bu durumu benden bekleyebilir.

9- İlkokul ve lise yıllarınızı tanımlayan bir film var mı?

Nosferatu. Bu filmi ilk izlediğim zaman muhtemelen 10 yaşındaydım ve o zamandan beri bu filme saplantılı bir şekilde takığım. 17 yaşımda iken arkadaşım Ashley Kelly-Tata ile birlikte filmi bir oyuna uyarladık ve oyunun yönetmenliğini ben üstlendim. Oyun için siyah ve beyaz tonlarının ağırlıkta olduğu bir makyaj kullandık, kostümler ayarladık ve sanki Schoenberg’in müziği eşliğinde bale yapıyormuş gibi oyunu sessiz film şeklinde sahneye uyarladık. Daha sonra oyunumuz Edouard Langlois isimli yerel bir tiyatro sanatçısı tarafından görüldü ve kendisi oyunun onun tiyatrosunda oynanmasını istedi. Tabii böyle bir şeyin ciddiye alınması beni çok etkiledi ve bu durum benin hayatımı büyük ölçüde değiştirdi.

10- Çocukluğunuzu tanımlayan filminiz nedir?

Nosferatu’nun yanında Dracula‘nın bütün film versiyonlarını aradığımı söyleyebilirim. Zamanında Drakula filmlerinin römork bir derlemesi olan bir VHS kaset elimde vardı ve ben VHS kaseti bozulana kadar izlemiştim. Keşke adının ne olduğunu hatırlayabilseydim ama sonuçta Dracula filmleri benim rehberim, ilham kaynağım. Bela Lugosi, Frank Langella, Jack Palance, Christopher Lee’nin oynadığı versiyonlar ve daha niceleri… Francis Ford Coppola’nın Bram Stoker’s Dracula filmi ise en çok gördüğüm vampir temalı film olma yolunda gidiyor. Bütün bu cümlelerimden anlaşıldığı üzere sıkı bir Dracula hayranıyım. Bugüne kadar birçok Cadılar Bayramı’nda defalarca Dracula olduğumu söylememe bile gerek yok.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi