Her yeni sezonunda en az üç sinir bozucu karakter bulundurmayı ihmal etmeyen The Walking Dead 6. sezon 8. bölüm itibariyle sezon arası verdi. Günlük hayatımızda benzerleriyle beraber yaşamak zorunda olmamız yetmiyormuş gibi, favori dizimizde de sabrımızı zorlamayı kendilerine görev bilen bu karakterleri üretip dizideki kilit noktalara konuşlandıran senaristleri gözlerinden öpüyorum.

“Start to Finish” bölümüyle bizleri yarım bırakan sezon, kalan bölümleriyle şubat ayında geri dönecek. Bu noktada dizinin 7. sezon onayı aldığını hatırlatıp bölüm incelememize başlayalım.

the-walking-dead-6-sezon-8.-bolum-filmloverss

***Yazının bundan sonrası The Walking Dead 6. Sezon 8. Bölüm’e dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Yine darmadağın olan bir yerleşim birimi, yine darmadağın olan karakterler, yine alınan yanlış kararlar, yüzlerce zombi, kan ve gözyaşı ile 6. sezonu da yarılamış bulunuyoruz. Beklentimi yüksek tuttuğumdan mıdır nedir bölüm genel hatlarıyla eksik geldi bana. Bir sezon arası havası bulamadım. Diğer bölümlerden daha fazla gerilim ya da heyecan içermiyordu. Sezonun başından beri sık sık atıfta bulundukları duvarların yıkılmasıyla Alexandria’yı zombiler bastı, insanlar evlerinde mahsur kaldılar, herkes ayrı bir yere dağıldı. O çukurda da ne kadar çok zombi varmış, uzaklaştırmalarına rağmen azalmadılar bile! Halbuki korna sesi yüzünden geri dönen sayısı bu kadar fazla değildi.

Bir The Walking Dead klasiği olarak yine ekibin ayrı düşüp parçalanmasını ve sezon finaline doğru tamamen kavuşmalarını izleyeceğiz muhtemelen.

Carl, özellikle bu sezon, gerçek bir savaşçı olma yolunda ilerliyor. Ama Doctor Who’da Clara’nın kendini Doktor sanması, nasıl onu şimdi bulunduğu duruma soktuysa Carl’ın da kendini Rick sanmaya başlamaması, aynı hatayı yapmaması gerekiyor. Carl, babası gibi düşünmenin doğru olduğunu ve kendisinin de babası gibi düşündüğünü sanabilir. Ama Carl, babası değil, olamaz da. Ron’u sürekli kazanmaya çalışmasını Judith’e sahip çıkmanın onda oluşturduğu sahiplenici duygulara bağlıyorum. Ron hasarlı bir çocuk, babasının şiddete meyli ve akabinde Rick tarafından öldürülmesi, kız arkadaşının kayıplara karışması, şimdi de ortalığın zombi kaynıyor olması onu daha da kötü bir duruma sokuyor. Carl’ın da ona ısrarla yardım etmek istemesi işleri iyice kötüleştiriyor. Ron’un bir anlık krize girmesi yüzünden hem zombiler evin içine giriyorlar, hem de çıkan sese daha çok zombi geliyor. Carl’ın ebeveynlerinin yanında Ron’u yalan söylerek korumasını da doğru bulmadım. Konu ne olursa olsun Rick’e her zaman açık olmak zorundalar.

Ron demişken biraz Sam’den bahsedelim. Sezonun başından beri onun da dengesinin bozulduğunu gözlemleyebiliyoruz. Odasından çıkamazken şimdi zombilerin arasında yürümek zorunda kalıyor. Ama yine de bölümün sonundaki en kritik anda susmamasına inanamıyorum. Bir nefes yakında zombiler var ve dikkat çekmemeleri gerekiyor ama Sam annesinin ilgisini çekmek için ona seslenip duruyor.  Bu Sam’in ikinci yarıda -eğer sağ kalırlarsa- başlarına dert olacağının kesin göstergesi bu. Babaları Pete olunca, çocuklar da Ron ve Sam oluyor haliyle. Ne diyelim çocuk sahibi olmaya karar verdiğinizde partnerinize dikkat edin hanımlar beyler. Bazı şeyler aileden geçiyor. Judith bile şu haliyle Ron ve Sam’dan daha faydalı bir karakter. Aslında Sam’i Carol’un eline vermeleri lazımdı. Bakalım bir daha sesi çıkıyor mu!

Her bölümde daha çok sevdiğim Carol ise kesinlikle bu bölümün yıldızıydı. Dışarıda bu kadar zombi varken, içeride bu kadar çatışma oluyorken Morgan’ın hala “her hayat değerlidir” diyebilmesine hayret ediyorum. Ortalık bu kadar karışıkken Carol ile birbirine girmeleri çok yanlıştı ama uzun süredir ikisinin arasında bir gerginlik vardı zaten. Sonunda yanlış yerde ve yanlış zamanda patladı. Carol dürüst ve cesur bir kadın, Wolf çocuğun öldürülmesi gerektiği konusunda haklıydı, haklı çıkacağı da belliydi ve beklenen oldu. Çok tahmin edilebilir bir hamleyle Wolf çocuk Morgan’ı bayılttı ve Denise’i alarak kaçtı. Sezonun ikinci yarısında mutlaka onları da tekrar göreceğiz. Psikolog da olsa tek doktorları Denise’di, geri almaları gerekiyor. Morgan’ın da gözlerini açması lazım. Herkesi kurtaramazsın, bazıları kurtarılmayı hak etmiyorlar. Oradaki esas gerilimi Carol uyanınca son noktasına kadar hissedeceğiz zaten, Morgan şanslıysa bir daha uyanmaz.

The Walking Dead, bölümlerde müzik kullanımını çok iyi beceriyor. Gerilimi sürekli dorukta tutuyorlar. Özellikle bu bölümde öyle güzel ayarlamışlar ki mesela Maggie’nin sahnesinde o kurtulunca biz de kurtulmuş sayıldık, o kadar etkilendik. Maggie’nin hamile haliyle oraya buraya koşturması beni korkutuyor. The Walking Dead’in kanunlarında hamile bir kadına zarar verme ihtimali geçmiyordur umarım. Glenn’in onu gördüğü sahnede belki bir etkileşim yaşanır diye bekledim ama hiç bir şey yapmayarak beni üzdüler. Bu arada Glenn’in Enid’e yaptığı konuşma size de Avengers’ta Hawkeye’ın Scarlett Witch’e yaptığı konuşmayı hatırlatmadı mı?

Bu arada o çok merak ettiğimiz Daryl’dan yardım isteyen sesin Glenn değil, Eugene olduğunu da bu bölümde görmş olduk.

The Walking Dead 6. Sezon 8. Bölüm: “Bir Gün Bu Acı Senin İçin Faydalı Olacaktır”

Deanna’nın öleceğini tahmin ettiğimiz için kurtulacağını düşünmemiştik zaten. Giderayak Rick ve Michonne ile yaptığı konuşmalar çok güzeldi. Özellikle Michonne ile girdiği diyalog ve Michonne’a kendi istediği neyse onu bulmasını ve o yönde ilerlemesini öğütlemesi beni çok etkiledi. Ben de kendi adıma kendi yaşantım için bir kısmını not aldım aslında. Deanna o kıyamette bile istediği hayatı yaşayabilmiş bir insan. Bakalım Spencer’a ne olacak?

Judith ağladığında Rick’in koşuşu ve başında bulduğu Deanna’yı öldürmeye hazır duruşu şu anki hayatlarının özeti gibiydi. İlk sahnede tek yürek savaşabilirsin, ondan sonraki sahnede elini tutabilirsin ama bir sonraki sahnede onu öldürmeye hazır olman gerekebilir. Ah o Judith’e kıyamam zaten. Bağırsakların kanların arasında kaldı.

Rosita – Abraham – Sasha potansiyel aşk üçgenine hiç girmeden bölüm sonundaki sahneden (after credits) bahsetmek istiyorum. Daryl, Sasha ve Abraham Alexandria’ya doğru yola koyulmuşken yollarını bir ekip kesiyor. Bu ekip bize çizgiromanda çok önemli olan ve diziye yeni uyarlanan bir karakterin adını veriyor “Negan”. Geçtiğimiz ay Negan karakterini Supernatural dizisinden tanıdığımız Jeffrey Dean Morgan’ın oynayacağını açıklamışlardı. Jeffrey Dean Morgan’ın Negan karakterini nasıl yorumlayacağını merak ettiğimi belirterek, bölümün sonunda yayınlanan sahneyi paylaşıyorum. 

https://www.youtube.com/watch?v=8gpIgS12T2g

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi