The Walking Dead 6. sezon 4. bölüm “Here’s Not Here” hikâyesini öyle derin, öyle ince işledi ki doğru ile yanlış arasındaki o ince çizgi ufacık oldu, gözden kayboldu. Bizi yine bir ahlaki ikileme itti; yine hayatı, insanları ve verdiğimiz kararları sorgulattı. Bunu da son bölümlerin en gizemli karakteri Morgan üzerinden yaptı.

En son gördüğümüzde son derece tehlikeli görünen ve eski halinden eser kalmamış olan Morgan, ondan uzak olduğumuz zaman dilimi içerisinde “Her hayat değerlidir” aydınlanmasını sağlayacak kadar ne yaşamış olabilirdi?

the-walking-dead-6-sezon-4-bolum.-filmloverss

***Yazının bundan sonrası The Walking Dead 6. Sezon 4.Bölüm’e dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Öncelikle Glenn konusuyla başlayalım. Bildiğiniz gibi geçen hafta yayınlanan bölümün sonunda Glenn’i bir sokak dolusu zombi ile başbaşa bırakmış ve öldüğünü düşünmüştük. Bu bölümün açılış jeneriğinde Glenn karakterine can veren oyuncu Steven Yeun’un adının yer almadığını belirtmekte fayda var. Bunu hemen kötü olarak yorumlamayın. Aksine bence iyi bir şey. Hiç açıklama yapmadan, hiçbir röportaj vermeden bir de açılış jeneriğinden ismini silmeleri, ara sezon finalinde ya da sezon finaline yakın bir dönemde Glenn’in geri dönme ihtimalini kesinleştirdi gözümde. Glenn’i oradan bir grup mu kurtarır, zekâsını kullanıp kendi kendini mi kurtarır, yoksa bir mucize inip zombilere kurban mı sunar bilemem.  Ama Glenn geri dönecek gençler.

Bu konuyu arkamızda bırakıp Morgan ve Eastman’ın hikâyesine dönebiliriz. Bölüm o kadar güzel ilerledi ki zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Hikâyeler akıp gitti. Morgan’a ayrı, Eastman’a ayrı, Tabihta’ya apayrı üzüldüm.

En son eşinin ve oğlunun ölümünden sonra kendisini kaybeden bir Morgan görmüştük. Bundan sonra kendisini yollara, ormanlara, dağlara, taşlara vurmuş dahası kederinden kendi kendine konuşmaya ve dengesini kaybetmeye başlamış. Tam bu sırada da yaşadığı travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ile kendisine bir misyon belirlemiş. Misyonu “temizlemek”. Gittiği her yeri sadece zombilerden değil, insanlardan da temizlemeye başlamış. Yoluna çıkan her şeyi temizlediği için hayatta kaldığını düşünmüş; daha çok zombi, daha çok insan öldürüp önüne çıkan her şeyi yakıp yıkmaya başlamış. Zombilerin ve insanların kanlarıyla da anlamlarını daha sonra öğreneceğimiz “clear”, “here’s not here” “pointless act” gibi şeyler yazmış.

Hikâyenin en ilginçleştiği yer ise bir keçi sesi ile başlıyor. Sonunda sesi takip edip, bir kulübeye ulaşıyor. Kulübedeki kişi ona sürekli silahını bırakmasını, sakinleşmesini, karşılıklı konuşup sorunu çözebileceklerini söylüyor ama Morgan’ın saldırgan tavrı devam ediyor. Bir süre boğuştuktan sonra Morgan kaybediyor ve uyandığında kendisini bir hücrede buluyor. Böylelikle biz de Eastman ile tanışıyoruz. Eastman, zombi kıyametinden önce adli psikiyatrist olarak çalışmış bir adam. Kulübede tek başına yaşıyor. Tarımla uğraşıyor, Tabitha isimli keçisinden sağdığı süt ile peynir yapmaya çalışıyor. Rick ve arkadaşları kıyameti yaşarken her şeyden uzakta böyle insanların da olması çok hoşuma gidiyor. Mahallenin yanması herkesin birincil kaygısı olacak değil ya!

Eastman hücredeki Morgan ile ilgileniyor, ona yemek veriyor, onunla konuşmaya çalışıyor, hücresine “The Art of Peace” isimli bir kitap bırakıp Morgan’ın kendi benliğiyle barışmasını sağlamaya çalışıyor. Morgan’dan düzgün hiçbir dönüş alamıyor. Sonunda Morgan’a hücre kapısının hiçbir zaman kilitli olmadığını, istediği zaman çıkabileceğini ama bu durumda iki seçeneği olduğunu söylüyor. Buna göre ya Eastman’la kulübede kalacak ya da çekip gidecek. Sürekli ölmek/öldürülmek isteyen Morgan, yine kavga çıkarıyor ve yine yeniliyor. Bu arada Eastman’ın duvarında bulunan alçı çerçevenin kırılmasına neden oluyor. Kendi isteğiyle hücreye geri dönüyor. Eastman’ın hiçbir şeyden korkmaması, dengesiz bir Morgan’ın açık hücre kapısına rağmen aynı kulübe içerisinde uyuyabilmesi, sadece bir sopa ile savunma yapması ve güçlü görünmesi takdire şayan olsa da Morgan’ın alçı çerçeveyi kırdığı sahnedeki yüz ifadesi yüreğimizi dağladı.

The Walking Dead 6. Sezon 4. Bölüm: Bir Aydınlanma Yöntemi Olarak Aikido

Bölümün gizli kahramanlarından biri kesinlikle keçi Tabitha’ydı. Zombilerin onu öldüreceğini sandığımda gerçekten endişelendim. Hayvancağızı nasıl bağırtmışlar öyle! Morgan’ı harekete geçiren de bu oldu. Diğer gizli kahraman ise tartışmasız aikidoydu. Eastman Morgan’a aikido felsefesini o kadar etkileyici bir şekilde anlattı ki benim de içimde aikido öğrenme hevesi oluştu. Beraber antrenman yaptıkları sahneler çok hoşuma gitti. Eastman hayatta herkesin geri dönüşü olabileceğine inanıyor. Ona göre herkes iyileşebilir. Morgan da kötü değil, incitilmiş ve üzülmüş ama iyileşebilir. Şimdi burada iki önemli nokta var. Birincisi, evet zombiler de önceden insandı. Bir hayatları, aileleri ve işleri vardı. Şu anda oldukları şey ya da verdikleri zarar üzerinde hiçbir iradeleri yok. Buna rağmen öldürülmek zorundalar. Ama insanlar, kanlı canlı yaşayan insanlar, ayaklı kötülük abidesi olabiliyorlar. Eastman’ın yürek burkan hikâyesinde olduğu gibi. Bir gün melek maskesi takmış bir psikopat, onun gerçek yüzünü gördüğü için hayatını mahvetmeye çalışıyor. Adalet de onu korumadığından eşini, oğlunu ve kızını kaybetmesine neden oluyor. Yine ortada bir adalet olmadığı için bu kez Eastman kendi adaletini sağlamaya çalışıyor. Ailesinin katilini yakalıyor, açlıktan ölmeye terk ediyor ve daha fenası bunu izliyor. Teslim olmaya gittiğinde zombi kıyametinin gerçekleşmiş olduğunu görüyor ve kulübeye dönüp inzivaya çekiliyor. Bir daha hiçbir canlıyı öldürmemeye yemin ediyor. Zombilere bile mezarlık ve isim levhası yapan, vejetaryen olup beslenmek için bile öldürmeyen bir adama dönüşüyor. Bu durumda Eastman’ın da iyi bir insan olup olmadığının arasındaki ince çizgi gitgide ufalıyor. Bu melek adam, yaşadığı acı yüzünden içinde bir şeytan taşıyormuş. Şu anda iyi olması günahlarını affettirebilir mi? Aynı şey Morgan için de geçerli.

Her zaman iyilik ve kötülüğü sorgulayan dizide bu sezonun teması biraz da merhamet ve sonuçları gibi geliyor bana. Glenn ve Nicholas’da olduğu gibi, Eastman’ın da sonunu Morgan’a olan merhametine bağlıyorum. Morgan’ın bölümün başında öldürdüğü genç çocuk zombi olarak karşılarına gelince, Morgan kitleniyor ve devreye Eastman giriyor. Ama geç kalıyor ve kendisi ısırılıyor.

Hem Tabitha’yı hem Eastman’ı kaybeden Morgan bilgelik kazanmış şekilde Terminus’a doğru yürürken, bu flashback hikâyesini şimdilik noktalıyoruz. Kaldığımız yere döndüğümüzde ise Morgan’ı, Wolf çocuğa bu hikâyeyi anlatırken ve onun yaşamasına izin verirken görüyoruz. Morgan, Eastman’ın kendisine uyguladığı taktiği bu çocuğa uygulamaya çalışıyor. O evrende bu kadar merhametli olunamaz. Bu çocuğun tam bir dert olacağını ve düzelemeyeceğini düşünüyorum. Bazı insanlar gerçekten kötü doğarlar, o çocuk da onlardan. Morgan’ın sonu da muhtemelen o çocuğun elinden olacak.

Gelecek bölümde Alexandria’ya geri dönüyoruz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi