The Walking Dead 6. sezon 3. bölümü “Thank You” ile kalbimizde onarılması zor yaralar açtı, bizi dipsiz kuyularda merdivensiz bıraktı.

Daryl Dixon karakterinin günden güne daha az görünüyor olmasının kederi bir yana, The Walking Dead 6. sezon 3. bölüm son derece gerilimli, son anına kadar heyecan yüklü, bir o kadar da üzücü bir hikâye ile bizi bizden almaya devam etti.

the-walking-dead-6-sezon-3-bolum.-filmloverss

***Yazının bundan sonrası The Walking Dead 6. Sezon 3.Bölüm’e dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir***

Öncelikle The Walking Dead (TWD) genelindeki bir şikâyetimi tekrarlamak isterim. Bu yeni insanlar dışarıyı bilmiyorlar ve dışarıyı bilmedikleri için Rick’in yöntemlerini kesinlikle anlamıyorlar. Ben Rick’e katılıyorum, işi şansa bırakmamalılar. Rick hayatta kalabilmek ve yanındakileri hayatta tutabilmek için elinden geleni yapıyor. Herkesi birden kurtarmak ve geride kimseyi bırakmamak istediklerinde ne olduğunu bu bölüm gördük işte. Daha fazla insan kaybediyorlar, daha çok kayıp yaşıyorlar. Herkesi kurtaramazlar. Bunu şimdi öğrenemezlerse, bu denemeleri bir yerden sonra kendi canları ile ödemek zorunda kalırlar. O zaman yine “Rick haklıymış“a geri döneriz. Bir sezonda da Daryl dışında bir askeri olsun şu Rick’in diyeceğim ama Daryl’ın da son sezonlardaki değişen tavrı beni ürkütmeye başladı. Michonne, Glenn, Maggie hatta oğlu Carl bile bazen çok ufak bir nedenle karşı karşıya gelebiliyorlar Rick ile. Bu bölümde yine Rick’i dinlemeyip yine bildiklerini okudular. Rick planı yapıp ekipten ayrıldığında Michonne ile Glenn’e çok önemli bir şey söyledi. Bölümün kaderini belirleyen şey, o konuşmanın içindeydi aslında. Özetle, buradaki insanların hepsi eve dönmeye başaramayacak, başaramadıklarında onları kurtarmaya çalışmayın, bırakın ve siz sağ salim eve dönün dedi. Bir noktada çok acımasızca evet, sonuçta o insanlar yardım için Alexandria’dan dışarı çıktılar; tatbikat yapacaklarını sanırken, gerçekliğin ortasında kalmış insanlardı onlar. Bu şekilde kaderlerine terk edilmeyi hak etmiyorlar evet. Ama bir noktada da çok doğru bir yaklaşım bu. Onları kurtarmak için yapılacak her harekette birinin başına daha kötü bir şey gelebilir. (Bkz: Glenn). O konuya birazdan döneceğiz.

Rick’in Michonne ve Glenn ile bıraktığı ekibin arasında elbette kaçanlar, ısırılanlar, korkanlar, ölenler ya da beni arkada bırakın gidin diyebilen cesurlar vardı. Sturgess kalktı panikle arkadaşının bacaklarına sıktı. Eve gidebilen de bir tek o bacaklarına kurşun yiyen oldu zaten. Fıkra gibi bir ekip kaldı geride: Bir Michonne, bir Glenn, bir 3 aylık evli ve zombiler tarafından ısırılmış enfeksiyon kapmakta olan adam, bir şüpheci Heath, bir korkak ve kafası karışık Nicholas, iki de sakat… Yola çıktıkları insanların hepsi bir şekilde öldü. Kargaşada karambolde hepsini bir bir kaybettiler.

Michonne’un Heath’e dediği gibi; üstündeki kan senin mi, bir zombinin mi, yoksa bir arkadaşının mı bilmediğin bir durum yaşamadıysan dışarıya dair hiçbir şey bilmiyorsun demektir. Heath’in o sahnedeki tavırları son derece saçmaydı. Bir an, Michonne katanasını çıkarıp Heath’e saplasa çok mutlu olabilirdik. Neyse ki söylemleriyle katanadan daha derin kesik attı da rahatladık. Tehlikeyi bilmedikleri, çözüm üretmedikleri halde alınan kararları, yapılan işleri hep eleştiriyorlar. Alexandria’dakilerin ortak özelliği de bu sanırım. Ama zoru görünce de en önce onlar kaçıyorlar. Heath, Michonne’un yüzüne bakıp dik dik konuşurken onun için her şey kolaydı; ama arkadaşlarını zombilere teslim etmek zorunda kaldığında, devam etmek zorundayız diyerek en önden Heath gidiyordu.

The Walking Dead 6. Sezon 3. Bölüm: Her Zaman İyiler mi Ölür?

Ben bu diziyi Rick’in gerçekliğiyle sevmiştim. Daha hapishane bölümlerinde onu tehlikeye atan mahkumun kafasına baltayı geçirdiğinde işte bir kahraman böyle olmalı demiştim. Çünkü iş hayatta kalma içgüdüsüne kaldığı zaman, dalını koparanın kökünü sökersin. Daha azı olmaz. Daha çoğu da psikopatlığa girer. Lost’daki Jack, işte bu nedenle her daim yapay kaldı benim gözümde. Şimdi de Glenn o yoldan ilerliyor. Normal şartlar altında Glenn gerçek bir kahraman. İyilik timsali. Mesela Michonne’dan sonraki savaşçı olmasına rağmen sakatlanan kızı o taşıyor, yardım ediyor. Glenn böyle biri, merhamet sahibi bir kahraman. Ama Nicholas’a güvendi, onun açığını kapattı, ona destek oldu, daha çok güvendi. Ne için? Neden? Yahu adam seni gecenin bir vakti tuzağa çekmedi mi öldürmek için? Daha neyine affedip bir de son kertede hala ona güveniyorsun? Glenn’e bir şey olmasa kesin Maggie’ye olacaktı. Dizilerde böyle devam ediyor çünkü. Birilerinin sinir bozacak derecede iyi ve kuralına uygun olması gerekiyor. Kötü olanın da mutlaka iyi olana ya da birincil derecede bir yakınına ölümcül zarar vermesi gerekiyor. Sonra kılavuzu Nicholas olanın burnu zombi kanından çıkmaz işte böyle. Nicholas’ın günahları onu son anına kadar yalnız bırakmadı; yalnız bıraktığı ve ölüme terkettiği insanlar, Glenn’i attığı tehlikeler derken, en son kendini öldürüp Glenn ile birlikte zombilere yem etmediği eksikti onu da yapmış oldu.

Glenn sadece bu bölümde değil, her zaman bir kahramandı zaten. Kaç kez ölümden döndü. Burada da dönmeli mi? İşte orası tartışılır. Bu saflıkla dönse de çok yaşayamaz zaten.

Ama ben burada da ölümden dönebileceğini düşünüyorum. Son sahnede iç organları parçalananın o olmadığı konusunda hemfikiriz sanırım. Küçük büyük demeden bu şartlarda ölen herkesi en yakın açılardan gördük, ölen Glenn olsaydı o planı kaçırmazlardı sanırım. Hem Nicholas da onun üstüne düştü. Dolayısıyla parçalanan iç organları muhtemelen Nicholas’a ait. Daha ilk sezonda Rick’i bundan daha fena bir durumdan kurtaran ve her sezon en az bir kere ölümden dönen Glenn’in şansı buraya kadar olamaz diye düşünüyorum. Bir planı vardır, ne bileyim konteynırın altına girer, çantasından daha önce koyduğu mucizevi bir şeyi almıştır, Michonne yetişir, Daryl çıkar bir yerden, Rick bile içinde bulunduğu durumdan kurtulur, Glenn’i kurtarmaya gelir, bir şey olur. Kurtulur. Umarım kurtulduktan sonra artık bu kadar saf olmaz. Belki de Rick’teki değişime kızmamak, Glenn’in değişmemesine kızmak gereklidir. Henüz Jon Snow öldü mü ölmedi mi tartışmalarına kesin ve resmi bir cevap bulamamışken aynısını bir de Glenn ile yaşamayalım ey senaristler!

Evine ulaşacaksın“, “Çocuklarına ve eşine kavuşacaksın” minvalinde verilen sözlerin yarısından fazlası tutulamıyor bu dizide. Verilen sözler boş umutlardan öteye gidemiyor. Michonne bile verdiği sözü tutamadı, adamın eşine yazdığı notu da alamadı. Bu dizideki tamamlanamamışlık duygusunu seviyorum işte. Başka bir dizi olsa, o adam ailesine kavuşurdu ya da muhteşem kahraman o zombilerin arasına girip notu kesin kurtarırdı. Ama burada gerçek insan hikayeleri var. Bu diziyi başarılı kılan da işte o hikayeler.

Bölüm son saniyesine kadar son derece heyecanlıydı. Glenn’e üzülürken, Michonne ile Rick de tehlikedeydiler. Bir süre Daryl’ın niyetini de anlayamadık. Abraham ve Sasha için bile endişelendik. Rick’in zombiye saplanmış bıçakla elini kesmesi, acaba zombi virüsü Rick’i ele geçirir mi, Rick’in bundan kurtulmak için elini mi kesmesi gerekecek sorularını aklımıza getirdi. Bence Rick bağışıklık kazandı bu virüse. Son kişi olarak bile kalsa virüsten etkilenmeyecek. Ama şu anda Wolves Rick’i buldu, girdiği çatışma sonucu çıkan silah sesleriyle yoldan ayrılan zombi sürüsü de Rick’i buldu. Rick’in çaresizliğini kalbinde hissetmeyen var mı?

Önümüzdeki hafta ne Rick, ne Glenn göreceğiz muhtemelen. Morgan’ı ne kadar merak ettiğimiz aşikar, yapımcılar da sesimizi duymuş olacaklar ki Morgan bölümü yapmışlar! Buyurun fragmanı da burada:


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi