Benim için bazı filmler vardır ki defalarca izlesem bıkmam. Bu filmler elime her geçtiğinde, sanki uzun zaman önce kaybettiğim değerli bir eşyamı bulmuş kadar sevinirim ve hemen tekrar izlemek isterim. Bir de bazı oyuncular vardır ki filmleri iyi de olsa kötü de olsa onları izlemekten bıkmam. Çok kötü filmlerde oynamış olsalar da o oyuncuların isimleri bir bahanedir benim için. Ancak bir de öyle yapımlar vardır ki, hem birinci kategorideki iyi ve tekrar tekrar izlenilesi filmler listemde üst sıralarda yer alırlar, hem de ikinci kategorideki her filmi izlenecek oyunculara sahip olurlar. İşte o zaman değmeyin benim keyfime.

“The Terminal” işte bu tarz yapımlardan. Kaç kez izlemiş olursam olayım, televizyonda da görsem, dvd’siyle de karşılaşsam tekrar izlemek isterim. Hem hüzünlü, hem komik, biraz da romantik olan film benim için özel filmlerden.

“The Terminal”in başrolünde Tom Hanks yer alıyor ve Tom Hanks de benim hangi filmde oynarsa oynasın izleyeceğim oyuncular sıralamamda ilk sırada yer alıyor. “Big”, “A League of Their Own”, “Philadelphia”, “Forrest Gump”, “Saving Private Ryan”, “You’ve Got Mail”, “The Green Mile”, “Cast Away”, “Road the Perdition” ve “Catch Me If You Can” sizi daha fazla sıkmadan saymak istediğim en iyi filmlerinden. Sonrasında daha gişe odaklı ancak yukarıda saydıklarıma göre daha kötü filmlerde rol almış olsa da vazgeçilmezdir, değişilmezdir, büyük ustadır. “The Terminal” filminde diğer filmlerine göre apayrı bir durum vardır. Her ne kadar Catherine Zeta-Jones ile başrolleri paylaşsa da tek başınadır aslında bu filmde. Kameranın onu göstermediği an çok azdır. Her sahnede almak isteyene ders, sevenlerine zevk verir.

Filme gelecek olursak; Krakozhia isimli hayali ülkenin vatandaşı Viktor Navorski’nin ülkesinde darbe olması, Amerika tarafından pasaportunun geçersiz sayılması ve Viktor’un Amerika’daki havaalanında mahsur kalması etrafında gelişen trajikomik hikayesini izleyeceksiniz. Ülkesindeki karışıklık son bulana kadar ne Amerika’ya giriş yapabilen ne de ülkesine geri dönebilen Viktor havaalanında yaşamaya başlar. Her geçen gün bu duruma alışan Viktor günün birinde güzel hostes Amelia’ya da aşık olur. Gerçek bir hikayeden esinlenerek çekilen film Viktor Navorski’nin acıklı ancak bir o kadar da komik hikayesini ekrana taşıyor.

Yönetmen Steven Spielberg’ün en çok gişe yapan filmi olmasa da en eğlenceli filmi olduğunu iddia edebileceğim “The Terminal”, izledikten sonra bile farkında olmasanız da yüzünüzde bir tebessüm oluşmasını sağlayacak ve uzun süre unutamayacağınız anılar bırakacak. Ben tekrar izlemeye başlıyorum, size de şimdiden iyi seyirler.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi