Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Ingmar Bergman tarafından sinema tarihine büyük bir hazine olarak bırakılmış olan 1957 yılı yapımı The Seventh Sela filmi bir şövalyenin ölüm ile karşılaşmasını konu alıyor. Şövalye yanındaki ulağıyla beraber Haçlı Seferleri’nin hırpalayıcı kovalamacasından kurtulmuş ve bu aslında kutsal olan ünvan ile sağ bir şekilde ülkesine dönmüştür. Bu dönüşün ilk günü şövalye ülkesinde dinlenirken aslında büyük bir gerginliğin ve tüyler ürpertici atmosferin içerisindedir. Tam da bu noktada havada her şey durur ve gökyüzünden İsa yedinci mührü açar ve sesler kesilir. Bu yedinci mühürün açılmasıyla beraber şövalye ölüm ile karşılaşır. Aynı zamanda şövalyenin ülkesinde veba hastalığı yani kara ölüm hakimdir ve bu kara ölüm şövalyenin savaştan sağ gelmişken kendi ülkesinde sıfatsız biri olarak ölmesine neden olabilecek bir kabustur. O günün şafağında da şövalye ölümün kendisiyle karşılaşır ama ölüme bir teklifte bulunur, onunla satranç oynayacaktır. Bu sahneyle beraber sinema asla unutulmayacak ünlü sahnelerden birine kavuşur ve şövalye ölüm ile beraber satranç oynamaya başlar. Ölüm kazanırsa sözsüz bir anlaşma sonucu şövalyeyi ve çevresindeki herkesi yanında götürecektir ve ölümün dansını gerçekleştirecektir. Ancak şövalye kazanırsa da ölüm onun hayatını bağışlayacaktır. Bu kumar içerisinde sinema tarihinin unutulmaz bir yapımı ortaya çıkar ve Yedinci Mühür filmiyle beraber sinema dinin sorgulamasına, ölüm sonrası gelen hiçliğin korkusuna ve ölümün kendisinin hilelerine tanıklık eder.

Film içerisine özellikle bir beden ve ruh ilişkisi sorgulanır. Ruhun var olmadığının en büyük sözcüsü şövalye ulağı her daim hiçliğin ve tanrının var olmadığının bir sözcüsüdür. Ölüm ile gelecek olan hiçlik her zaman onun için gerçektir ancak şövalye her zaman bunu sorunsallaştırır. O her zaman tanrıya inanmak isteyen taraftır ve ölüm sonrası bir şeyin var olduğunu bilmek ister. Bu istek ile beraber eline değen güneşin uyandırdığı haz onun için her şeye bedel bir şeydir. Aynı zamanda filmde tanıştığımız aile bir din temsilidir ve çocukları İsa ile beraber yaşamak için çabalamaktadırlar. Ancak her zaman ölümün gerginliği havada sezilir ve yok olacak olna bedenler ile karmaşa yaşayan korkan zihinler arasında bir uçurumsal heyecanlar filmi ortaya çıkar. Bu uçurumlar arasında The Seventh Seal filmi de sizin için farklı bir noktadaysa ve her izlediğiniz anda size farklı pencereler açan bir okyanusa sahipse sizin için derlediğimiz 10 filme bir göz atmalısınız ve The Seventh Seal’in büyüsünün hazzını keşfetmelisiniz!

The Seventh Seal’i Sevenlerin İzlemesi Gereken 10 Film!

Nosferatu (1922)

nosferatu-filmloverss

Nosferatu sinema tarihinde üzerine çıkılamayacak bir noktada duran filmleri arasındadır. Sessiz bir korku filmi olan Nosferatu bir vampirin ana karakteri olmadığı bir vampir filmidir. Nosferatu bir ölüm diyarında yaşamaktadır ve onun diğer evrenler ile ve topraklar ile arasındaki bağını bir köprü oluşturur. Bu köprü ile beraber ölüm aslında hem maddeselleştirilmiş hem de ulaşılabilir bir noktaya konmuştur. Aynı zamanda The Seventh Seal’de olduğu gibi ölüm elle tutulur bir noktaya gelmiştir. Ölümün yüzünün olması gibi Nosferatu’da da ölümün toprakları vardır ve aynı zamanda ölümün kol gezen bir bedensel vücudu vardır. Bu vücut hayat ile bağlantılıdır ama farklı bir noktadadır. Şövalyenin eline değen güneş ile beraber yaşadığını hatırlaması ve bu güneşle beraber güç bularak ölüme karşı korkusunu bir nebze de olsa kontrol altına alması Nosferatu’da farklı bir perspektifte yer almaktadır. Nosferatu’ya değen güneş onun gücüne bir cesaret katmaz, onu ölümken öldüren bir anti-güce dönüştürür.

M (1931)

m-filmloverss

Fritz Lang tarafından 1931 yılında çekilen M, bir çocuk katilinin objektif olarak lanse edilmiş muazzam bir hikayesidir. Filmin açılış sekansı çoğu sinefil zihni için unutulmazlar arasında yer alır. Bu açılış sekansıyla beraber artık sinema ölümün kendisinden bahsetmekle yetinmez ölümün üzerimizdeki gölgesinden de bahsetmeye ve hatta bu gölge ile yetinerek, gölgenin yaratabileceği korkunun fısıltılarını yaymaya başlar. M filminde bir çocuğun duvara attığı top ile oynaması üzerine katilin gölgesinin düşmesi ile başlar ve bir çocuk katilinin çocuk üzerindeki karanlığı yayılır. Tıpkı şövalyenin siyahlar içinde sadece yüzü olan ölüm ile karşılaşmasında olduğu gibi M filminde de çocuklar beyaz dünya içerisinde sadece siyah olan ölüm ile karşılaşırlar. Aynı zamanda filmde halkın sesli sessizliği de büyük bir yer kaplar. Filmde halk çocuk katilinin kim olduğunu bilmediği için çevresindeki herkesi birer katil şüphelisi olarak göremeye başlar. Bu görüş, hiçbir inancın olmadığını ve kalmadığını mükemmel bir şekilde temsil eder.

Ikiru (1952)

ikiru-filmloverss

İkiru hayatın içerisinden çıkan hayatın hayat haline getirdiği bir adam hakkındaki bir filmidir. Baş karakter hayatın içerisinde yok olmaya başlamış ve hatta yok olmuş bir karakterdir. Tek hayatı asla tatil yapmadığı diplomatik işidir ve bu iş içerisinde yaptığı bir şey yoktur aslında sadece yaptığı şey bir şeylerin üzerinden geçmek ve bir şeyleri oluştururken aslında işlerin yerinde kalmasına neden olmaktır. Fakat bu adam bir gün öleceğini öğrenir ve ölüm ile The Seventh Seal’de olduğu gibi bedensel olarak birebir karşılaşmasa da aslında ölüm ile bir karşılaşma anı yaşar ve bu karşılaşma anıyla beraber bedeninde ve hayatında büyük bir tesir yaşar. Bu tesir ile beraber hayatının başka bir yöne gitmesini istediğini fark eder. Her anında aslında içinden oğlunun ismini tekrar eder ve bir bakıma asında yaşamı içerisinde tekrar etmeye ve yaşamı tekrar hayatına çağırmaya çabalar. Bu çabayla beraber bir duygusal his içerisine girer ve aynı zamanda işi için farklı bir perspektifte hayata bakarak yaşamı taçlandırmaya çabalar.

Paths of Glory (1957)

paths-of-glory-filmloverss

Stanley Kubrick imzalı Paths of Glory bir savaş filmi gibi gözüken aslında içerisinde büyük sorunsalları barındıran bir bakış filmidir. Filmde bir asker birliğinin başındaki bir komutan ana karakter olarak yer alır. Bu komutan askerleri için bir ölüm ve yaşam karar mekanizmasıdır. Bu karar mekanizması içerisinde komutan askerlerin ölümün garanti olduğu bir savaş hamlesine istemese de sürükler ve bu hamleyle beraber askerleri ölüm ile baş başa bırakır. Bu hamle öncesi askerlerin arasından geçerek konuşma yapan komutan bir ölüm gibidir aslında. Kamerada onun görüntüsünü görmeyiz ama kamera askerlerin içerisinden geçerek ilerler ve konuşmaya devam eder. Bu geçiş bir ölüm ritüeli gibidir ve ölüm askerlerin içerisinden geçerek gider ve ona bakan her asker aslında gelecek olan ölümü de görür. Bununla beraber filmin The Seventh Seal ile en büyük bağlantısı benim perspektifimde filmin sonlarında yatar. The Seventh Seal’in sonundaki ölümün dansı Paths of Glory’de de yer alır ama bu ritüel bir dans olarak değil karşımıza askerlerin mırıldanmalarıyla beraber bir sesli ağıt olarak karşımıza çıkar.

The Magician (1958)

the-magicians-filmloverss

Listedeki bir diğer Bergman filmi The Magician’dır. The Magician filminde Bergman her filminde önemli bir yer tutan yüz temsili ile büyük bir sorunsal yaşar. Filmin ana merkezinde bu sefer ölümün çehresi yoktur ancak bedensellik filme hakimdir. İnsanın bedensel bir düşünce içerisinde bedeninin bir gün son bulacağını biliyor olması ve bu son ile beraber özellikle bedeni için bir hiçlikten bahsediliyor oluşu, insanın zihninde her zaman sihirsel olarak döngüde olan bir düşüncedir. Aynı zamanda bu hiçlikle beraber insan büyük bir korkunun içerisine girdiği için bu korkuyu yenmek adına kendini önemli hissetmek için bazı işlerin içerisine girer. The Seventh Seal filminde özellikle şövalye karakterinde bunu görürüz. Şövalye ölümden korktuğu için İsa’nın ailesini kurtarmak için elinden geleni yapar ve bu elinden gelen onun korkusuyla baş etmesi için oluşturduğu bir alandır. Bununla beraber The Magician filminde de sihirbazın numaralarının ortaya çıkarılmasının istenmesi tıpkı ölüm gibi bilinmeyene dair duyulan korkunun giderilmesi isteğidir.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi